Gündem Haberleri

    De Soto: Rumlar yeni referandum yapabilir

    Hürriyet Haber
    29.04.2004 - 00:00 | Son Güncelleme:

    BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi de Soto, Annan Planı'na "hayır" diyen Kıbrıslı Rumların, yeni bir referandum yapmalarında bir sakınca olmadığını söyledi. KKTC'nin tanınmasının Ada'yı ikiye böleceğini savunan De Soto, KKTC'ye uygulanan ambargoların kaldırılmasından yana olduğunu söyledi.Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro de Soto, Annan Planı'nın Kıbrıslı Rumlara iyi anlatılamadığını belirterek plana "hayır" diyen Kıbrıslı Rumların, yeni bir referandum yapmalarında bir sakınca olmadığını söyledi. De Soto, "Kıbrıslı Rumlar kendi kendilerine ve bağımsız olarak yeni bir oylama yapabilirler, kimse buna karışmaz" dedi.Veda ziyaretleri çerçevesinde Ankara'da temaslarda bulunan BM Genel Sekreteri Annan'ın Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, NTV'de katıldığı bir programda Kıbrıs konusunda gelinen son durum hakkında değerlendirmelerde bulundu. Kıbrıs'ta yapılacak ikinci bir referandumun sadece Rum Kesimi için olabileceğini belirten de Soto, "Kıbrıslı Rumlar kendi kendilerine ve bağımsız olarak yeni bir oylama yapabilirler, kimse buna karışmaz" dedi. KKTC'nin tanınmasının Ada'nın ikiye bölünmesine neden olacağını kaydeden de Soto, "Ada'da çözüm için yolun yarısına geldik" açıklamasını yaptı. Annan Planı'nın KKTC'de iyi anlatıldığını kaydeden de Soto, bu planının çok iyi hazırlanmış geniş kapsamlı bir plan olduğunu ifade etti. "Kıbrıs Rum halkı, Annan Planı'nı yeterince değerlendiremedi" diyen de Soto, planın değerlendirilmesi için yeterince zaman olduğunu öne sürdü. Kıbrıs konusunda çok fazla zaman kaybedildiğini anlatan de Soto, "Kopenhag ve Lahey'de ortaya sunulan fırsatlar da kaçırılmıştı" dedi. "HAYAL KIRIKLIĞI"De Soto, referandumun sonuçlarını "hayal kırıklığı" olarak yorumladı. Annan Planı'nın "dengeli" bir biçimde anlatılamadığından yakınan de Soto, "Biz Kıbrıslılarla birlikte kapsamlı bir plan hazırladık. Bu planı Türk kesimi yeterince değerlendirdi. Ancak Rum kesiminde plan anlatılmadı" diye konuştu. Ankara'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Dışişleri Müsteşarı Uğur Ziyal'le yapacağı görüşmeler hakkında da bilgi veren de Soto, bu görüşmelerin "geleceğe" yönelik olduğunun altını çizdi. De Soto, görüşmelerin faydalı geçeceğine inandığını kaydetti.''BAŞKA BİR PLAN SUNMAK İÇİN BİR PLANIMIZ YOK''  Alvaro De Soto, Annan planının 5. hali temelindeki çözüm sürecinin çökmesinin ve Ada'daki BM ofisinin kapatılma kararının ardından Ankara'ya veda ediyor.  Dışişleri Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ve yaklaşık 4 yıldır Kıbrıs müzakerelerinde karşılıklı oturduğu Balık bürokratlarıyla biraraya gelen De Soto, Bakanlık'tan ayrılışı sırasında gazetecilerin sorularını yanıtladı.  De Soto, Kıbrıs için bundan sonra yeni bir plan gelip gelmeyeceğinin sorulması üzerine, ''Başka bir plan sunmak için bir planımız yok'' yanıtını verdi. Bundan sonraki görevinin ne olacağı sorusuna karşılık da De Soto, Kıbrıs sorununun çözümünün kendisi için geçici bir misyon olduğunu, şimdi asıl görevine döneceğini kaydetti.  ''Annan planı öldü mü?'' sorusu üzerine de De Soto, bu kelimenin kulağa hoş gelmediğini belirterek, bir başka soru üzerine de, Kıbrıs Türklerinin referandumda ''evet'' demesiyle planının ''yarı kabul edilmiş'' olduğunu söyledi.  Kıbrıs sorununa çözüm bulunması sürecinde kendisini en zorlayıcı unsurun ne olduğunun sorulmasına karşılık da De Soto, gazetecilere bunlara kitabında yer vereceğini, isterlerse kendilerine de kitabını gönderebileceğini ifade etti.  ÖĞLE YEMEĞİNDE SANDVİÇDışişleri Bakanı Gül ile görüşmesinin ardından Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da veda eden De Soto, öğle yemeğiniyse Dışişleri Bakanlığı'nda kendisine ısmarlanan sandviçle geçiştirmek zorunda kaldı.  Diplomatik kaynaklardan edinilen bilgiye göre, De Soto'ya Bakanlık'taki görüşmelerinde, BM'ye sunacağı Kıbrıs raporunun gerçekleri ortaya koyması isteği iletildi. De Soto da, raporun ''dengeli ve doğru'' olacağını belirtti.  Görüşmede, raporunu BM'ye sunmasının ardından Batı Sahra'daki görevine döneceğini belirten De Soto'nun, referandumlarda ortaya çıkanolumsuz tablonun çok cesaret kırıcı olduğunu kaydetti de öğrenildi.  Diplomatik kaynaklar, BM'nin Kıbrıs için bundan sonra mevcut koşullar altında ve Rumların referandumda büyük çoğunlukla ''hayır'' demesinin ardından yeni bir özel temsilci atamasına ihtimal vermiyorlar.  DE SOTO'NUN EN ZOR GÖREVİ; KIBRISKıbrıs'taki referandumlarda BM'nin istediği sonucun elde edilememesinin ardından veda ziyaretlerini sürdüren BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Alvaro De Soto, Kıbrıs sorununu, şimdiye kadar üstlendiği görevler içinde en zorlusu olarak görüyor.  De Soto'nun son 4 yıl içinde verdiği demeçlerden ve kendisine ilişkin kaleme alınan makalelerden derlenen bilgilere göre, 16 Mart 1943 doğumlu Perulu diplomat, Kıbrıs sorununu ''en zorlumisyonu'' olarak nitelendiriyor.  De Soto, görevinin zorluğunun bir nedenini ''çatışma olmayan bir bölgeye BM'nin dikkatini daha zor çekmesi'' olarak gösteriyor.  DE SOTO KİMDİR?Genel Sekreter Kofi Annan tarafından 1 Kasım 1999 tarihinde bu göreve atanan De Soto, El Salvador'da 10 yıl süren iç savaşın bitirilmesi için yine BM adına üstlendiği arabuluculuk rolündeki başarısıyla tanınıyor. Alvaro De Soto, ayrıca Hindistan ile Pakistan arasındaki uzun soluklu sorunda rol alarak, çözüm çabalarına katkıda bulunmuş.  22 yıldır BM için çalışan De Soto, örgüte 1982 yılında o dönemin Genel Sekreteri Perez De Cuellar'ın özel asistanı olarak girerek, kısaz amanda yönetici asistanlığına yükseldi. Kofi Annan'dan önceki BM Genel Sekreteri Butros Gali'nin 1994 yılına kadar kıdemli siyasi danışmanlığını sürdüren De Soto, 1990-1991 yıllarında barış anlaşmasıyla sonuçlanan El Salvador müzakerelerini BM adına yürüttü.  De Soto, BM'ye katılmadan önce ise Peru Dışişleri Bakanlığı'na bağlı olarak 1978-1982 yılları arasında ülkesini önce New York'taki BMmerkezinde, ardından Cenevre'deki BM Daimi Ofisi'nde çeşitli düzeylerde temsil etti.  Yüksek öğrenimine Peru'da başlayarak Cenevre'de tamamlayan De Soto'nun denizler hukuku, çatışmalar sonrası barışın inşası gibi konularda çeşitli makaleleri bulunuyor. Özel Temsilci'nin El Salvador'daki ve çok taraflı arabuluculuğa ilişkin deneyimlerini aktardığı bir kitabı da mevcut.  DE SOTO'NUN TAKTİĞİKıbrıs Özel Temsilciliği'ne atanmasından önce kaleme aldığı bir makalede De Soto, Kıbrıs sorununun çözümü için uygulayacağı taktiklerin ipuçlarını veriyordu.  Bu makalesinde, Kıbrıs sorunu için de El Salvador'daki stratejisinin benzerini uygulamayı hedeflediğini belirten De Soto, taraflara, görüş farklılıklarını azaltmayı amaçlayan ve tepkilere göreyenilenebilecek planlar sunmak olduğunu söylüyordu. De Soto, bu planıngerekli görüldüğü müddetçe, bir uzlaşma bulunana kadar defalarca sunulabileceğini de yine bu makalesinde belirtiyordu.  PLAN BU KEZ ÖLDÜ MÜ?Kıbrıs'taki referandumlarda Rum kesiminin ''hayır'' dediği, 5 kez yenilenen, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül'ün ''ölmüş olarak bilinen birplanı yeniden dirilttik'' diye nitelendirdiği Annan planının bu kez gerçekten ölüp ölmediği tartışmaları sürerken, bu soruya De Soto, 2003 Mart'ında başarısızlıkla sonuçlanan Lahey görüşmelerinin ardından şu yanıtı veriyordu:  ''Plan belki öldü. Ancak, Anka kuşunun ölümü veya Lazarus'un ölümügibi yeniden doğmak için öldü. Genel olarak diplomaside, şu veya bu yaklaşımın öldüğünü ilan etmek, sanırım erken ilan edilen bir tutumdur.''  Referandum sonuçlarının alınması ve Ada'daki ara bölgede bulunan BM ofisinin kapatılma kararıyla New York'a dönme hazırlığı yapan De Soto, 2003 Lahey görüşmelerindeki çözümsüzlüğün ardından da Ada'dan ayrılmıştı.
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı