Gündem Haberleri

    Dayağa tepkinin nedenlerine bakmalıyız

    Hürriyet Haber
    15.03.2005 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Başbakan dahil herkes, polis dayağı konusunda yanlış yere bakıyor. Bu olaya Avrupadan neden bu kadar tepki geldiğini inceleyen yok. Oysa asıl dikkat etmemiz gereken, bu tepkilerin ardındaki gerçeklerdir.Kimseler çıkıp, “Polisin kadınları dövmesi, Avrupa kamuoyunda neden bu kadar yankı yaptı? Bunun altında yatan gerekçe nedir? Sadece bir kadının dayak yemesine mi tepkiydi, yoksa başka birşeyler daha var mı?” sorunu sormadı.Bunun yerine, Başbakan dahil olmak üzere, hepimiz işin düzeysel yönünü tartışıyoruz. Polisin ne oranda haklı olup olmadığından, olayın temelinde bir komplo yatıp yatmadığından söz ediyoruz.Yanlış yere doğru bakıyoruz.Oysa, Avrupa tepkisinin böylesine geniş olmasının altında, AK Parti hükümetinden duyulan bir kuşku yatıyor. AKP’nin dinci bir gündemi olduğu ve kadınlara ikinci sınıf insan muamelesi yapılmasına göz yumduğu inancı hala giderilebilmiş değil. İktidara geldikleri günlerdeki gibi olmamakla birlikte, bu şüphe hep var. Polise, o kadınları AKP’nin dövdürtmediğini herkes biliyor. Ancak kuşkular, özellikle Başbakanın sert tepkisinden dolayı arttı. Eğer Abdullah Gül’ün, AB troyka toplantısı açılır açılmaz gösterdiği yaklaşım sürdürülebilmiş olsaydı. Olay, Avrupa kamuoyunda bu kadar dallanıp budaklanmazdı. Belirli bir sınırda kalırdı.Başbakan konuştukça, tepkilerini sertleştirdikçe, Medya’yı ihbarcılıkla suçladıkça, ortada provokasyon olduğunu söyledikçe, Avrupa’daki dikkatlerde buraya çevrildi.Olay sadece Avrupa Parlamentosunda veya AB Komisyonuyla sınırlı kalsa, sorun değildi. Ancak 25 ülke basın ve TV’lerine baktığınızda, durumun vahameti çok daha iyi anlaşılıyor.Avrupa, Türkiye konusunda hala son derece rahatsız.Türkiye’ nin reformları uygulamayacağı inancı hala son derece yaygın.İşte polis dayağının bizlere yeniden hatırlattığı gerçekler bunlar.* * *F: BERKTAY’I DIŞLAMAMALIYIZGazetelerde okumuşsunuzdur, 28-29 Mayıs tarihlerinde Ankara’da, Ermeni sorununun tartışılacağı geniş bir toplantı yapılacak. Bu konuda fikri olan, araştırma yapmış kişiler davetli. Son derece geniş bir katılım var. Yabancı ülkelerden, hatta Ermenistandan da bazı tarihçilerin konuk edileceği belirtiliyor. Bir nevi araştırıcı bir toplantı, nasıl adımlar atılması gerektiği de tartışılacak.Merakla Prof. Berktay’ın adını aradım, ancak bulamadım.Berktay, soykırım konusunda resmi tezin aksini savunuyor. Bizlerden çok farklı görüşleri var. Bunları da cesaretle söylüyor. Aynı yaklaşımda değilim, ancak Berktay’ı saygıyla karşılıyorum. Konunun tüm duyarlığına rağmen, ortaya çıkıp konuşmasını da hayranlıkla izliyorum. Çok azımızda bulunan bir cesaret sergiliyor.Berktay’ı bu toplantıdan neden dışlıyoruz ?Sadece resmi tezleri destekleyenlerin konuşmalarını sağlamak, bu isimleri bir araya getirebilmek için mi? Türk tarafında aynı görüştekileri bir araya getireceksek, böyle bir toplantıya ne gerek var ?Berktay’dan korkmamıza hiç gerek yok.Farklı görüşlerden çekinmeye hiç gerek yok. Bırakın konuşsun, bu şekilde bizim bakışlarımıza da katkıda bulunsun. Bizim göremediğimiz bir noktayı ortaya çıkarabilir (Nitekim böyle de yapıyor) veya bize başka bir yön gösterebilir.Bu konferansı düzenleyenler mutlaka Berktay’ ı da davet etmeliler.* * *LLEŞTİRMEDEN,HIRSIZLIK ÖNLENEMEZEnerji bakanı Hilmi Gürel’in çalışma hırsı azalmıyor. Hele Elektrik hırsızlarına karşı sürdürdüğü amansız savaşı hayranlıkla izliyorum.Açıkladığı rakkamlar insanı hayretlere düşürüyor.Baksanıza, 13 milyon adet denetlenen abonenin 708 bininin kaçak elektrik kullandığını saptamış. Geriye kalan 12 milyon tane, henüz denetlenemeyen abone var. Herhalde onlar da eklenirse, hırsız sayısı 1.5 milyonu bulacak. Aslında bu hırsızlık Devlet kesesinden, yani bir anlamda bizim cebimizden yapılıyor.Sosyal Sigortalardaki yolsuzluk, ardından Yeşil Kart yolsuzluğu, Toplu Konuttan ucuz rant alma girişimleri ve elektrik hırsızları.Bunun önünü almanın yolu, cezaları arttırmak veya denetim yaygınlaştırmak değildir.Tek yolu, devleti mümkün olduğunca özelleştirmek ve devleti mümkün olduğunca ayrıcalıklı uygulamalardan uzaklaştırmaktır.Ne yapıp edip devleti küçültmekten, bazı işlerden elini ayağını çekmesini sağlamaktan başka çare yoktur. Başka ülkelerin neler yaptıklarına bakın, yeter...* * *(Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.) yayınlanmaktadır.)
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı