Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Davutoğlu'nun açıkladığı kahramanın adı Ebu Casım

    Hürriyet Haber
    27 Eylül 2014 - 01:25Son Güncelleme : 25 Eylül 2014 - 10:44

    BAŞBAKAN Ahmet Davutoğlu, kaçırılan 49 konsolosluk çalışanı ile ilgili yaptığı açıklamada "Operasyonda bir kişi infaz edildi” demişti. Davutoğlu'nun "İsimsiz kahraman" diye bahsettiği o kişinin rehineleri an be an takip eden Ebu Casım olduğu ortaya çıktı.

    IŞİD tarafından rehin alınan Musul Başkonsolosu ile beraberindeki 48 kişi 101 gün sonra evlerine döndü. 101 günlük esaretin son bulmasıyla Davutoğlu önemli açıklamalar yaptı. Başbakan "Bazı insanlar vardır ki yüzleri bilinmez. Ben yüzlerini biliyorum. Operasyondan 5 gün önce Başbakanlıkta ağırladım, talimatları verdim. Yerel unsur olarak birini söyleyeyim. Bu yerel unsur Türkiye sevgisi olan bir kişi. Farkedildi, deşifre olduğu için infaz edildi. Allah rahmet eylesin. İşte isimsiz kahraman o. Ben isimsiz kahramanlar dediğimde bu kişiler gözümün önüne geldi" dedi.

    Davutoğlunun açıkladığı kahramanın adı Ebu Casım ANKARA ‘SİLAHLARI TESLİM EDİN’ DEDİ

    6. ADRESTE FARK EDİLDİ

    Yeni Şafak'tan Çetiner Çetin'in haberine göre tüm dünyaya parmak ısırtan rehine operasyonunda, aslında bir yerel haber alma elemanı, krizin 78. gününde şehit verilmişti. Ankara'nın uydu ve GSM üzerinden yürüttüğü teknik takibe paralel olarak 5 haber elemanı da karadan takip yapıyordu. Ye78 gün boyunca risk alarak, rehineleri an be an takip eden yerel haber alma elemanlarından biri de Ebu Casım kod adlı Musullu bir gençti. Haber elemanı, konsolosluk görevlilerinin kaldığı 6. ikamet adresinde, İŞID tarafından fark edilmişti. IŞİD, Ebu Casım'ın üzerinde bir Thuraya, yani uydu telefonu yakalamış ve ajan olduğunu iddia ederek, yakaladıktan bir gün sonra infaz etmişti.

    4 KEZ ŞİDDETLE KARŞI KARŞIYA KALDI

    Aynı gün siyah elbiseler içinde rehinelerin yanına bir grup IŞİD militanı geldi. Bunlar için 'örgütün cellat kadrosu' deniliyordu. Militanlar tam dört kez Başkonsolos Yılmaz'ı sözlü ve fiziki tacizle kamera karşına geçirip hazırladıkları bir mektubu okumasını istediler ancak ne Yılmaz, ne de diğer rehineler bu tehditlere boyun eğmedi. Hatta kendisine darp ve şiddet uygulanmasına rağmen Yılmaz, 'Ben ülkemin şerefini kesinlikle sizin reklam malzemeniz yapmam; ülkemi, küçük düşürmem' dedi.

    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı