Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Davutoğlu'ndan Mavi Marmara açıklaması

    A.A
    17 Mayıs 2011 - 11:35Son Güncelleme : 17 Mayıs 2011 - 12:21

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Mavi Marmara olayıyla ilgili olarak Türkiye'nin BM Soruşturma Paneli'nden çekilmesinin söz konusu olmadığını, müzakerelerin sürdüğünü, ancak geçen seneki BM raporuna çelişkili bir tutumun ortaya çıkması durumunda buna tepkilerinin olumlu olmayacağını söyleyerek, "BM'de bu konuda şu anda oluşmuş bir norm var. Birileri bu normu by-pass ederek, olayı Türkiye ile İsrail arasında bir krizmiş ve iki tarafı birbirine yaklaştırmak gerekiyormuş gibi bir üslupla yaklaşırsa bu norm zedelenmiş olur" dedi.

    Seçim çalışmalarını sürdürdüğü Konya'da A Haber'den Ahmet Görmez'in konuğu olan Davutoğlu, gerek iç gerekse dış politikaya ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

    Davutoğlu, Türkiye'nin BM Soruşturma Paneli'nden çekilebileceği yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, böyle bir şeyin söz konusu olmadığını söyleyerek, bunun BM'nin ilk raporu olmadığını, BM İnsan Hakları Komisyonu'nun geçen sene yayımladığı raporla "İsrail'in uyguladığı ambargonun illegal olduğu, insanları öldürmesinin uluslararası suç niteliği taşıdığı, İsraillilerin yakaladığı insanlara kötü muamele yaptığı, uluslararası hukuku çiğnediği" yönünde görüş bildirdiğini anımsattı.

    Bakan Davutoğlu, bu raporun sonra da BM Genel Kurulu'na girerek çıktığını belirterek, şunları kaydetti: "BM'de, bu konuda şu anda oluşmuş bir norm var. Birileri bu normu by-pass ederek, olaya Türkiye ile İsrail arasında bir krizmiş ve iki tarafı birbirine yaklaştırmak gerekiyormuş gibi bir üslupla yaklaşırsa bu norm zedelenmiş olur. BM kendisiyle çelişkili duruma düşer. Biz bunu kabul etmeyiz."

    Dışişleri Bakanı Davutoğlu, İsrail'in raporunu sürekli geciktirerek eylüle kadar ertelediğini hatırlatarak, Komisyon toplantılarının devam ettiğini, müzakerelerin sürdüğünü bildirdi. "BM Genel sekreteri Ban Ki-mun'a da söyledim, bu doğası gereği Türkiye ile İsrail'i uzlaştırma komisyonu değil, adaletin ortaya çıkması ve tanımlama yapılmasıdır. 9 sivil neden öldürüldü? Uluslararası sularda kim sivilleri öldürme cüreti gösterebilir? Biz bunun tanımlanmasını istiyoruz. Yoksa İsrail ile aramızda bir arabulucuya ihtiyacımız yok."

    Komisyondan çekilip çekilinmeyeceğinin yeniden sorulması üzerine Davutoğlu, şöyle konuştu:

    "Hayır, müzakereler sürüyor. Şu anda çalışmaların detayı ile ilgili bilgi veremem, ama ilginçtir bunların bu şekilde tam bu olaylar öncesinde basına sızdırılması da dikkat çekici. Bizim Komisyon'dan çıkacağımız, bu tamamıyla doğruyu yansıtan birşey değil, böyle yansıtılması da ilgi çekicidir. Sanki BM, İsrail tutumuna yakın bir tavır sergiliyor, söz konusu değil. BM, bu tutumu geçen sene ortaya koymuş zaten."

    Davutoğlu, BM'nin geçen seneki yapısal raporuna çelişkili bir tutum çıkartılması durumunda ise buna tepkilerinin "olumlu olmayacağını ve gerekli tepkiyi göstereceklerini" kaydetti.

    CHP Konya 6. sıra Milletvekili adayı Durmuş Ali Karamut'un, Akören ilçesine bağlı Çatören köyünde düzenlenen şenlikte, övgüler yağdırdığı Dışişleri Bakanı ve AK Parti Konya 1. sıra milletvekili adayı Ahmet Davutoğlu için seçimlerde destek istemesini de değerlendiren Davutoğlu, Karamut'un bu davranışının tebriğe değer olduğunu söyledi. Davutoğlu, "Siyasetimizin artık kadirşinaslığa da alışması gerektiğini düşünüyorum. Nihayet Konya'nın ya da Türkiye'nin vekil ya da bakanı değil, ancak hizmetkarı olunur" dedi.

    Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, talimatı  ile İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby Levy'nin Dışişleri Bakanlığı'na çağrılıp  Levy'e son dönemdeki bazı gelişmelerle ilgili ciddi uyarılar yapıldığını  belirterek, Türkiye'nin Mavi Marmara saldırısına benzer olayların yaşanmaması  için beklediği hususların büyükelçiye iletildiğini kaydetti.

    Seçim çalışmalarını sürdürdüğü Konya'da A Haber'den Ahmet Görmez'in  konuğu olan Davutoğlu, gerek iç politika gerekse dış politikaya ilişkin önemli  açıklamalarda bulundu.

    İsrail'in dün akşamki kuruluş yıl dönümü kutlamasına katılımın düşük  olduğu ve kabineden kimsenin gitmediğinin hatırlatılarak, bunun diplomatik bir  boykot mu olduğunun sorulması üzerine Davutoğlu, bunun diplomatik bir boykot  olarak tanımlanmasının doğru olmadığını, Dışişleri Bakanlığı ya da hükümet olarak  bir genelge yayınlayıp, "kimse gitmesin" gibi bir tutum içinde olmadıklarını  kaydetti. "Aksine, bir boykot kararı olmamasına rağmen kimsenin gitmemesi çok  anlamlıdır" diyen Davutoğlu, hükümet olarak bir tavırlarının olduğunu ve bunun da  süreceğini söyleyerek, bunun dışında genel olarak davete katılımın düşük  olmasının anlamlı olduğunu, İsrail'in bu tutumu ciddiye alması gerektiğini  bildirdi.

    Bakan Davutoğlu, İsrail'in tutumunu bir an önce gözden geçirmesi ve Türk  milletine saygı göstermesi gerektiğini belirterek, normalde ülkelerin ulusal  günlerine itina gösterdiklerini, kendisinin de zaman zaman bu davete katıldığını  hatırlattı. "Bizim dostluğumuz isteniyorsa bunun kriterleri belli" diyen  Davutoğlu, İsrail'in suçunu kabul ederek gerekli tazmini yapması gerektiğini  kaydetti.

    Mavi Marmara saldırısının yıl dönümüne az bir süre kala Gazze'ye ikinci  bir filonun yola çıkmaya hazırlandığının, gerek İsrail gerekse ABD'den bu filonun  durdurulması yönünde talepler geldiğinin ve İsrail'in Ankara Büyükelçisi Gaby  Levy'nin bunun için Bakanlığa giderek, "filoyu durdurun" dediği yönünde haberler  çıktığının hatırlatılması üzerine Davutoğlu, şunları söyledi:

     "Büyükelçi Levy'nin Bakanlığa gelerek böyle bir uyarıda bulunmuş olması  söz konusu değil. Bunu hiçbir büyükelçi yapamaz Ankara'da, bunu söyleyeyim.  Aksine Müsteşar Yardımcımız Sayın Halit Çevik benim talimatımla İsrail  Büyükelçisini çağırarak son dönemdeki bazı gelişmelerle ilgili ciddi uyarılar  yaparak, mesajlar vermiştir. Bu konuda Türkiye'nin benzer olayların yaşanmaması  için beklediği hususları kendisine iletmiştir."

    Davutoğlu, durumun basına yansıdığı şekilde değil, böyle olduğunu  söyleyerek, "Hiçbir büyükelçi Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'na gelerek  uyarıda bulunamaz" dedi. Davutoğlu, bu görüşmenin içeriğine ilişkin ayrıntılı  bilgi vermesinin doğru olmayacağını söyleyerek, Türkiye'nin tutumu ile ilgili net  mesajlar verildiğini kaydetti.

    İsrail'in öncelikle geçen seneki hatasını telafi etmesi gerektiğini  söyleyen Davutoğlu, şunları belirtti:

    "Öyle bir hava doğuyor ki, Türkiye'deki sivil toplum kuruluşları ile  İsrail arasında bir sıkıntı var ve burada hata işleme potansiyeli olan bir kesim  varmış gibi. Bu kabul edilebilir birşey değil. Geçen sene hata işlemiş olan bir  taraf var. Önce bunun tescil edilmesi ve gereğinin yapılması lazım. Türkiye  olarak biz geçen sene de bu sene de bütün sivil toplum kuruluşlarımızı,  vatandaşlarımızı olabilecek riskler konusunda her zaman uyarırız, konuşuruz. Bu  bizim vatandaşlarımıza karşı görevimiz. Demokratik bir ülke olan Türkiye'de,  (sivil toplum kuruluşları mutlak olarak devletin denetimi altında, dur  dediklerinde dururlar, git dediklerinde giderler) gibi bir kanaat de oryantalist  bir kanaattir. Almanya, Fransa, İngiltere, ABD'nin kendi sivil toplum örgütlerine  yapmadığını bizim yapabileceğimizi düşünmek ya da yapmamış olduğumuzu iddia  etmek, Türkiye'de her zaman demokratik özgürlükler sınırlanabilir gibi bir  kanaatin yansıması. Bunu kabul etmek mümkün değil."

    Bakan Davutoğlu, sadece Türkiye'den değil başka ülkelerden de yakın  zamanda gemiler gittiğini, bunun böyle süreceğini söyleyerek, İsrail'in yapması  gerekenin bunu ortadan kaldıracak şartlara yardımcı olmak olduğunu bildirdi.  Gazze'ye ambargonun olmadığı 2006 öncesine dönülmesi gerektiğini belirten  Davutoğlu, bu ambargoyu kaldırmanın yolunun Filistin'in bütünleşmesi olduğunu,  İsrail'in de Filistin'deki yeni oluşumu baltalamaması gerektiğini belirtti.
           

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı