Davutoğlu: Köprü değil, yönlendireniz

Hürriyet Haber
22.05.2010 - 00:00 | Son Güncelleme:

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye için biçilen ‘köprü’ rolünü yetersiz bularak, “Türkiye gelişmelerden etkilenen değil bunları belirleyen bir rol üstlenmek istiyor. Günümüzde sorunlar bir anda küresel sorunlara dönüşüyor” dedi.

DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, Türkiye’nin bölgesel güç olma konusunda yürüttüğü dış politika ile küresel kriz ve Türkiye’nin bu süreçteki rolüne dikkat çekerken, Türkiye’ye biçilen ‘köprü’ rolünün yeterli olmadığını savundu. Forum İstanbul 2010’da konuşan Davutoğlu, “Zaman zaman Türkiye için de gündeme gelen köprü kavramından çok haz etmiyorum” diyerek, bunu söyle açıkladı: “Köprü pasiftir. İki taraf arasındaki geçişi sağlar. Köprü belirleyici değildir. Köprü olmak, iki tarafı birbirine bağlamak anlamında kullanılıyorsa olumlu, ama bir akışı yönlendirmek anlamında kullanılıyorsa yeterli değil. Hele Türkiye gibi bir aktör için hiç yeterli değil. Türkiye gelişmelerden etkilenen değil bunları belirleyen bir rol üstlenmek istiyor.”

AB’den daha hızlıyız

Son olayların, Türkiye’nin tek başına bölgesel problemlere yönelik gücü ve yeteneğinin, bazen AB’nin toplam gücü ve kabiliyetinden daha hızlı hareket edebildiğini gösterdiğini belirten Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “AB’nin yapısı içinde karar alma süreci o kadar karmaşık ki, herhangi bir krize tepki verebilmeleri bazen günler, haftalar alıyor. Bizim tepki vermemiz ise veya bir krize karşı politika geliştirmemiz ise -bunu iddialı bir şekilde söylüyorum ama- günler almıyor, haftalar almıyor, saatler alıyor.”

Çözüm küresel olmalı

Günümüzde sorunların bir anda küresel sorunlara dönüştüğünü kaydeden Davutoğlu, şöyle konuştu: “1990’lı yıllarda da ekonomik krizler yaşandı. Ancak bunlar bölgesel kababildi. Ancak şimdiki sonurla daha küresel. Çünkü etkileşim alanları gittikçe artıyor ve bir anda büyük nehir kollardan gelenlerle daha hızlı akmaya ve etrafındakileri devirmeye başlıyor. Sadece G-8 toplanarak bu kriz aşılabilir mi? Yani G-8 dışındaki yükselen ekonomiler göz ardı edilerek, onların beklentileri, gelecek planları göz ardı edilerek bu çözülebilir mi? Onun da imkansız olduğu ortaya çıktı. Cevabın küresel oluşması lazım. Bu yeni ekonomik düzenin mimarisinin çok daha katılımcı olması lazım. G-20, G-8’e göre daha katılımcı unsurları barındırma niteliğine sahip bir yapı.”

Üyeliğimiz AB’nin kaderini değiştirir

TÜRKİYE’nin bölgesel düzen kurma rolü ile AB üyeliğinin çatışır nitelikte olmadığını belirten Ahmet Davutoğlu şunları söyledi: “Dünyada büyük bir değişim dönüşüm süreci yaşanıyor. Eğer Avrupa bu bölgelerde etkili olamayacaksa küresel bir aktör olmayı unutsun. Eğer etkili olacaksa Türkiye’nin düzen kurucu rolünü kendisine bir değer olarak, önemli bir hazine olarak alsın ve bir an önce vakit geçirmeden bizim üyeliğimizin önünü açsın. Biz de tabii, AB üyeliğini hak edecek şekilde iç düzenimizi reforme edelim, demokrasimiz tartışılmaz olsun, fikir özgürlüğümüz en geniş alanına kavuşsun. AB de kendi küresel stratejisini oluştururken, ‘Güney Kıbrıs’ın kaprisleri mi, Türkiye’nin stratejik değeri mi’ sorusunu daha ciddi bir şekilde kendisine sormak durumunda. Bizim Avrupa düzeni içindeki yerimiz, gerçekten, şimdi de üye olduktan sonra da belirleyici, katılımcı ve Avrupa’nın dünyadaki rolünün etkisini artırıcı bir nitelikte olacaktır. AB’nin Türkiye’yi kabul edip etmemesi Türkiye kadar AB’nin de kaderini değiştirecek.”

Yenilenebilir enerji yatırımı finansmanı konusunda sıkıntı yok

TÜRKİYE Sınai Kalkınma Bankası (TSKB) Genel Müdürü Halil Eroğlu, Forum İstanbul 2010’un ‘Enerji Güvenliği ve Yatırımlarında Yükselen Güç: Değişmekte Olan Dinamikler ve Fırsatlar’ konulu oturumda yaptığı konuşmada Türkiye’de yenilebilir enerji konusunda özkaynağı olup yatırım yapmak isteyen herkese finansman bulunduğunu belirterek, bu konuda sıkıntı olmadığını söyledi. TSKB’nin yaklaşık 7 yıldır yenilenebilir enerji yatırımlarını finansal anlamda desteklediğini belirten Eroğlu, bu süre içinde 180 projeyi değerlendirdiklerini 84’ünün finansmanını gerçekleştirdiklerini kaydetti. Enerji projelerinin finansmanın zorluklarına dikkati çeken Eroğlu, “Yenilebilir enerji konusunda özkaynağı olup yaptırım yapmak isteyen herkese finansman vardır. Bu konuda sıkıntı yok, bunu rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.”

Kimse Türkiye için ‘yatırım yapılamaz’ raporu yazamaz

AHMET Davutoğlu, Türkiye’nin aslında 1990’lı yıllarda siyasi istikrarsızlıklar, terör ve ekonomik krizler yüzünden ertelenen reformları 2000’li yıllarda yapabildiğini belirterek şunları söyledi: “Komşularla sıfır sorun ve entegrasyon politikasının ardında da ekomik istikar arayışı var. Herhangi bir ekonomi analisti, dışarıda bir değerlendirme yaparken, ‘Türkiye önümüzdeki kısa vadede, orta vadede bir komşusuyla çatışma içine girebilir, dolayısıyla yatırım riski yüksektir’ raporu yazamaz. 10 sene önce yazardı.”

İki kardeş ayrı ayrı izledi

2002 yılından bu yana düzenlenen Forum İstanbul konferansına bu yılki ilgi oldukça yoğundu. 2 tam gün süren toplantıların, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın katıldığı açılış oturumunda katılımcılar ayakta kalırken ikinci günde konuşan Ahmet Davutoğlu da oldukça kalabalık bir katılımcı grubuna hitap etti.
Yaşar Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı İdil Yiğitbaşı ve üst yönetim ekibi konferansı iki gün boyunca izledi. Yaşar Holding’in hissedarlarından ve İdil Yiğitbaşı’nın ablası Feyhan Yaşar da iki gün boyunca konferansı izledi. İki kardeşin konferansı ayrı ayrı oturarak izlemeleri dikkat çekti.

Hülya GÜLER
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı