"Cengiz Semercioğlu" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Cengiz Semercioğlu" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Cengiz Semercioğlu

Davulcuya en büyük bahşişi ben verdim, çalmasın diye...

Bizim evde 12 aylık bir çocuk var. Bu hafta sonu 1. yaşını kutlayacağız kızımın...

Her gece 03.30 gibi ağlayarak yataktan fırlıyor.
Sonra uyut uyutabilirsen...
Nedeni malum, ramazan davulcusu...
Her ramazan ayının klasik tartışmasıdır, ben de geçmişte çok yazdım;
“Hastası var, yaşlısı var, çocuğu var. İsteyen saatini kurar, sahura kalkar” diye...
İnsan başına gelince daha iyi anlıyor.
Bu sene ilk kez “çocuğu var” bölümü benim başıma geldi işte.
Cihangir’in sokakları dar, bizim sokak sessiz sakin, davulcu tokmağı vurdukça normalden çok yankılanıyor gecenin sessizliğinde.
Bizimkiyle birlikte kaç çocuk fırlıyordur yataktan kim bilir...
“Bu bir gelenek” izahının da modern şehirlerde karşılığı yok artık...
Birlikte büyük şehirlerde yaşamanın kuralları bazen gelenekleri yok eder.
Sokakta düğün yapmak da gelenek, neden izin vermiyoruz davullu zurnalı sokak düğünlerine?
Geçen gece davulcu tam bizim pencerenin önünde çalıyor, içeride çocuk ağlıyor yine, açtım camı;
“Birader kaç lira bahşiş toplarsın bu sokaktan” dedim...
“200-300 toplarım abi” dedi.
“Sallama, sana 100 liradan fazla bahşiş çıkmaz buradan” dedim...
İyi de bundan sanane der gibi baktı suratıma...
“Al şu 50 lirayı bir daha bu sokakta çalma. Ramazan boyunca davul sesi duymazsam bayramda gel bir 50 lira daha al benden” dedim.
Davulcu 50 lirayı kaptığı gibi, ‘geleneksel’ şekilde tokmağını beline sokarak ‘geleneksel’ şekilde uzaklaştı sokaktan...
Durun bakalım, 3-4 gündür bizim sokaktan çıt çıkmıyor...
İşin sonunu merak ediyorum.
Ya diğer mahallenin davulcuları “Burada bir keriz var, davul çalana 50 lira veriyor” diye bizim sokağa yığılacaklar...
Ya da benim taktik tutacak...
Tutarsa ‘gelenekselleştirmeyi’ düşünüyorum.

Köprüye turistik yaya yolu

Yürüyerek bir kıtadan bir kıtaya geçmek... Kağıt üzerinde bile pazarlanmaya çok müsait bir cümle olarak durmuyor mu? Önümüzdeki yıl Boğaz Köprüsü bakıma alınacak ve trafiğe kapatılacak. Hazır Boğaz Köprüsü’ne el atılmışken, Ulaştırma Bakanlığı’na bir önerim var.
Köprünün her iki yanına turistik yaya yolu yapılsın. 15-20 Euro karşılığında isteyen her turist bu yaya yolundan geçsin... Asya’dan Avrupa’ya... Avrupa’dan Asya’ya... Yürüyerek kıta değiştirmenin keyfini yaşasın...
Köprünün ortasında durup muhteşem manzaranın tadını çıkarsın.
İlgi görmez mi sanıyorsunuz?
Köprünün ortasında, “Şu an iki kıtanın tam ortasındasınız” yazısının önünde çekilen fotoğraflar, Eyfel’in önünde çekilen, Brooklyn Köprüsü’nde çekilen fotoğraflar gibi dünyanın ‘klasik tatil fotoğraflarından’ birine dönüşmezse ben de bir şey bilmiyorum.
Elimizde böyle harika bir malzeme varken biz pazarlamıyoruz. Kapatmışız köprüyü yaya trafiğine, ciddi bir turistik geliri elimizin tersiyle itiyoruz.
İntiharlara karşı tel örgü-demir parmaklıklarla güvenliği sağlamak, köprünün yükünü dengelemek için aynı anda belli sayıda insanın geçişine izin vermek gibi basit çözümler bulunarak bu iş yapılabilir.
Hazır önümüzdeki yıl kapanacakken köprü, böyle bir sürprizle açılamaz mı Sayın Binali Yıldırım?

Bir iki not...

- Teoman, Aysel Gürel anısına çıkarılacak albüm için “Keşke ben de yer alsaydım” demiş.
Benim bildiğim Teoman o albümde var ama şarkı söylemeyecek, şiir okuyacak.
Belki şarkıcı olarak yer almayı kastetmiştir...
- Londra’daki olimpiyat tesisleri, 370 futbol sahası büyüklüğünde bir araziye yayılmış durumda.
Açılışın yapıldığı stat da eskiden Lee Cooper fabrikasının olduğu yere inşa edilmiş.
Londra’nın doğusundaki endüstri bölgesi bambaşka bir hale dönüşmüş.
Ama olimpiyatlardan sonra buralara kim ne için gelir diye düşünmeden edemiyor insan. Oraları gezerken aklımıza geldi, Lee Cooper’ın 80’li yıllardaki şu “uah, uah”lı popoların sallandığı ve olay olan reklamı yeniden çekilse...
- Red Hot Chili Peppers’ın bas gitaristi Balzary, Türkiye-ABD maçı sırasında Twitter’a “Neslihan Darnel sana ilk görüşte aşık oldum” diye yazdı.
Türk takipçiler de hemen kaptana sahip çıkıp, “Hop birader Neslihan evli ve çocuğu var” yazıp yolladılar Balzary’ye...
Ben olsam Neslihan’ın yerinde eşimi takıp koluma, RHCP 8 Eylül İstanbul konserine gitmeyeceğim varsa da giderim...

 

X