"Bahar Akıncı" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Bahar Akıncı" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Bahar Akıncı

DATÇA NOTLARI (2)

Datça... Bu yaz belki de içinde olmaktan mutluluk duyduğum yegane
ve biricik Ege kasabası. Sadece merkez değil, yarımadanın tamamı
o kadar güzel ki, serin öğleden sonra uykuları gibi vedalaşamıyoruz kendisiyle.

İlk kez gittiğim Datça’ya son 5 yıl içinde öyle stil sahibi restoranlar, öyle keyifli oteller ve pansiyonlar açılmış ki, hayrete düşüyorum. Ancak pek çoğu merkezde değil. Kimi Palamutbükü’nde, kimi Yaka Köy’de... Ama sırf buraları görmek için bile araba kiralamaya ve o uçurumlu yollardan bir koydan bir köye gitmeye değer.

Nerede kalmalı?

Olive Farm Guest House
İki yıldır bir tutku derecesinde zeytinyağlı vücut jelini kullandığım organik Olive Farm markasının Datça’daki ünlü çiftliğinin içine bir konuk evi açtığını, Datça için araştırma yaparken tesadüfi bir şekilde internetten öğrendim. Otelden ziyade bir Toscana çiftliği. Ana binanın ortasında dev bir zeytin ağacı. Ya da nefis ve birbirine yeşil tünellerle bağlanan kocaman bir kır evi. İrili ufaklı taş ve ahşap birimler. Merkeze araba ile 5 dakikalık mesafede. Hayatımda gördüğüm en güzel ve en yeşil arazinin içinde. Çiftliğin ve markanın hikayesi ayrı bir yazı konusu. Kahvaltıdaki her şey çiftliğin kendi mamulü. 2 kişilik oda kahvaltı dahil 100 TL’den başlayan fiyatlarla. www.olivefarm.com.tr/Guesthouse

Villa Aşina
Villa Aşina, dışarıdan bakınca son derece görkemli, içinde ne olduğuna dair çok da ipucu vermeyen taş kaplı bir bina. Sahibi bir mimar. Merdivenleri çıkıp içeri girince ilk hayranlık başlıyor. Güzel aydınlatılmış şık resepsiyon, şahane bir yer mozaiği, dünyanın çeşitli yerlerinden gelmiş objeler... Odalar ferah, sempatik, hepsinin terası var. Sonrasında zaten manzara konuşuyor. Eylül’ün sonuna kadar 2 kişilik oda fiyatı, kahvaltı dahil 250 TL’den başlıyor. www.villaasina.com

DATÇA NOTLARI (2)

Yağhane Pansiyon / Eski Datça
Ben pansiyonda kalmayı tercih ediyorum derseniz, dünya güzeli taş evlerle çevrili minicik mahalle Eski Datça’da, eski bir yağhaneden dönüştürülen Yağhane Pansiyon sizi bekliyor. Odalar iddiasız, ama tertemiz. Kahvaltı güzel. Ev sahibi Seda Hanım Londra’dan Datça’ya ‘YÜRÜMÜŞ’ bir Yoga eğitmeni! 2 kişilik oda, kahvaltı dahil 120 TL’den başlıyor.
www.kucukvebutikoteller.com/yaghane-pansiyon

Nerede yemeli?

Le Jardin de Semra / Palamutbükü
Datça’da yemeğini de şıklığını da sahibesini de tek geçtiğim restoran. Palamutbükü’nün ortasındaki kırık dökük marinanın tam karşısında hizmet veriyor. Nefis bir taş bina ve arkaya doğru uzanan harika bir bahçe. Hiç bilmeden bile gitseniz Palamutbükü’nün salaşlığı arasında illaki dikkatinizi çekiyor. Semra, önce Fransa’da, sonra İtalya’da okumuş. 3 dil bilen, acayip sevilen, çok komik ve çok zevk sahibi bir kadın. Mönüde Bademli Datça salatası, black§white steak, romlu-dondurmalı incir tatlısı olağanüstü. Fiyatlar ne ucuz, ne pahalı. Nisan ayından Kasım sonuna kadar açık. Yemek sonrası kokteyl içmeye gelen de çok. Rezv: 0252-725 52 96

Fevzi’ni Yeri
Datça’nın eskilerinden, ama eskimeyenlerinden. Meze konusunda kimse üzerine tanımıyor. Fevzi’nin Yeri’ne her gidişinizde başka yemekler, başka icatlar buluyorsunuz. En pimpiriklilerin bile mutlu ayrıldığı bir lokanta. Çiftlik balığını tercih etmiyor. İsteyene kendi mamulü nefis gelincikli votka ve lavantalı votka hazırlıyor. Merkez İskele Mahallesi’ndeki Vakıf Bank’ın sokağında.
www.fevzis.com

Yakamengen Restaurant / Yaka Köyü
Yaka, bulunduğu köyün isminden; Mengen ise yağhanelerdeki üzüm sıkma mengenesinin isminden geliyor. Sahibi Arda Serim ve ortağı; aslında İstanbullu 2 yazılımcı. 8 sene önce bu köye gelip yıkık dökük olan bu yağhaneyi satın almışlar. Emek emek adam edip ortaya yüksek tavanlı ve kocaman bahçeli, Toscana tipi bir taş restoran çıkarmışlar. Bademli tavukları ve bonfileleri çok meşhur. Keçi peyniri kızartmaları ve bademli portakal soslu muhallebileri ise yok satıyor. Fiyatlar el yakmıyor.
www.yakamengen.com

Nil Café / Eski Datça
Eski Datça’nın girişinde (yarınki yazıda görmeden dönmeyin köşelerinden biri de Eski Datça) tamamen tesadüf eseri oturduğum cafede dünya tatlısı bir kadın yazarla tanıştım. İsmi Özlem Tansal. İlk kitabı “endam ve gülendam” İletişim Yayınları’ndan çıkmış. Şimdi hem ailesi ile birlikte bu cafeyi işletiyor, hem de yeni romanını yazıyor. Annesi ile birlikte çok güzel balık çorbası ve bademli pilav, el açması börek yapıyorlar. İçerideki her obje tek tek İstanbul’daki antikacılardan toplanmış.

DATÇA NOTLARI (2)

X