Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Dans 60’lık hocadan öğrenilir

    Hürriyet Haber
    26.02.2000 - 00:00 | Son Güncelleme: 26.02.2000 - 00:01

    İtalya'da dans eğitimi görüp, Türkiye'ye döndükten sonra dans okulları açan ve binlerce kadın ve erkeğe dans öğreten Hamdi Güneş, 80'de artık insanlar bozuldu gerekçesiyle bıraktığı dansa geri döndü. 64 yaşındakiGüneş, 60'lardaki solganıyla ortada: ‘‘Dans medeni bir ihtiyaç ve spordur!’’

    ‘‘Seviyorum sevgilim ruhuma inan

    yoktur aşkımda rüya ve yalan

    derinden derine içim sızlarken

    teselli bulurum hayalinle ben.’’

    ‘‘Var mı bu şarkıda bir kötülük? Ve tango yapmışım ben bunu. 68'lerin tangolarını halk tekrar dinlese büyük bir patlama olacak!’’ Böyle diyor 20 yıl aradan sonra tekrar dans pistine dönen Hamdi Güneş. 60'lı ve 70'li yıllarda Türkiye'nin önemli dans ustalarından olan Güneş, bugün 64 yaşında.

    Kendini bildi bileli dans ettiğini söylüyor. Ama dansla profesyonel olarak ilgilenmeye başlaması İtalya'ya gitmesiyle başlamış. Dört yıl İtalya'da çeşitli dans okullarında eğitim görmüş. 64 yılında Türkiye'ye döndüğünde ise ilk işi İstanbul'da biri Beyoğlu'nda diğeri de Bahariye'de olmak üzere iki dans okulu açmak olmuş. Güneş ‘‘binlerce’’ öğrencisi olduğunu söylüyor 80'lere gelene kadar. O dönem sosyal ve ekonomik durumu ne olursa olsun insanların mutlaka dans öğrenmek istediklerini ve dans edecek yerlerin de çok fazla olduğunu anlatıyor. O dönem öğrettiği dansların büyük bir bölümünü bugün de öğretiyor ama ‘‘tedavülden’’ kalktığını düşündükleri de var. Örneğin, şeyk, Arthur, Jacksin gibi.

    Güneş 80'lerin başında ‘‘Türkiye'ye danslı şovu getirdikten sonra’’ pistlerden uzaklaşmasının nedenini ise şöyle anlatıyor: ‘‘80'de artık dans gerilemeye başladı. 60'larda sıkıntı, sağ sol kavgaları pek yoktu. O zamanlar herkes işine gücüne bakıyordu ve eğleniyordu. Sonra 80'li yıllarda yavaş yavaş değişti. Dansa rağbet azaldı. Ben de tekstil işine girmeye karar verdim. Eşimi kaybetmiştim ve iki çocuğum vardı.’’

    Ama Güneş tekstile atılmadan önce bir yeniyi Türkiye'ye getirmiş: Danslı şov. Bu yeniliği de uzun süre TRT ekranlarındaki tek dans grubu olan Tolgahan Dans Grubu ile yapmış. Gerçi Güneş'in planladığı böyle bir şov değilmiş. O'nun yapmak istediği, İtalya'da Carrera Grubu'nda gördüğü gibi önde uzun ince siyah bir adam arkada da yine aynı özellikte ve güzellikte beş dansçı kızın olduğu bir şovmuş. Ama Türkiye şartlarında insan umduğuyla değil bulduğuyla yetiniyor! Güneş halen isteğinde kararlı; apaş tangoyu istediği özelliklere sahip bir ekiple sayıları hızla artan televizyon sektöründe görücüye çıkarmak. Bir başka isteği ise tıpkı eskiden olduğu gibi dans yarışmaları düzenlemek. Hemen belirtelim Türkiye'de az sayıda da olsa düzenlenen dans yarışmalarında Güneş'in madalya ve kupaları var.

    BU DANSI LÜTFEDER MİSİNİZ?

    ‘‘Dans medeni bir ihtiyaç ve medeni bir spordur,’’ diyor Güneş. Zaten Türkiye'ye dönüşünde dans okullarını açarken kullandığı reklam sloganları da bunlar. 60'lı yıllarda bu medeni ihtiyacın bugünkünden ne kadar farklı giderildiğini söylüyor.

    Bir kıza gider annesinin yanında, bu tangoyu bana lütfeder misin, derdik. Kız annesine bakardı, annesi de tabii kızım kalkabilirsin, derdi. Şu asil anneye bakın. Yani bunun neresinde kötülük var. Ama şimdi bunu yapmaya kalksak, belki annesi kafamıza şemsiyesini de indirir.’’

    80'li yılların hemen başında iki dans okulunu da devrederek profesyonel dansdan ayrılıp tekstil işine giren Güneş, iki kez batmış ve tekrar kurmuş işini ancak üçüncü batışından sonra işlerini tasviye edip borçlarını ödemiş ve emekli etmiş kendini. Ama bu emeklilik dansı kapsamıyor tabii. Kendi değişiyle 35-40 yıldır günde ortalama altı saat hiç durmadan dans ediyor ve dans ettiriyor.

    Güneş'e göre dans yetenek değil dikkat işi. Kendinizi yaptığınız işe ne kadar verirseniz o kadar başarılı olursunuz. 20 günde klasik dansların hepsini öğrettiğini söylüyor. İlk ders bir saat tango ile başlıyor. Tam bir saat sadece adımlar çalışılıyor. ‘Tango, mambo, samba, swing bunları 20 günde su gibi öğretiyorum. Nasıl mı? Bütün teknik metodları çiziyorum. İlk 10 gün klasik dansı tüm figürleriyle öğretiyorum. Kalan 10 günde de sırf müzik, ritm ve estetik çalışıyoruz’ diyor Güneş. Dansın ‘‘medeni bir ihtiyaç ve stres atmak’’ dışında başka bir faydası ise Güneş'e göre, zindelik kaynağı olması. ‘‘Dansı iyi öğrenen kişiler daha zinde oluyorlar, daha mutlu sokağa çıkıyorlar, vücutalarını gererek dolaşıyorlar. Çünkü ben onlara bunu aşılıyorum.’’

    Röportaj yaptığımız gün Güneş'in yeni öğrencileriyle tanıştığı gündü. Önce cebinden çıkardığı eflatun tebeşirle temel tango adımlarını yere çizip sonra öğrencileriyle tek tek bunları çalıştı. Öğrencilerin başlangıçtaki mahcup ifadeleri ise bir süre sonra gülümsemeye bir saatin sonunda da o bildik vakur tango jestlerine dönüştü. En fazla hangi yaş grubunun dans dersi aldığı sorusuna Güneş, ‘‘Her yaş,’’ diye cevap veriyor. Genç subaylar, tıp bayramı balosuna hazırlanan doktorlar, annesinin getirdiği genç kızlar, ev kadınları her yaştan kadınlar ve erkekler Güneş'in öğrencisi.

    NEREDE O ESKİ KADINLAR

    Güneş bugün de öğrencileriyle mutlu ama bir yandan da geçmişteki kadınların inceliğinin ve dişiliğinin asla bugünün kadınlarında olmadığını söylüyor. ‘‘Türkiye'ye geldiğimde pavyonlar çok fazlaydı. 5 lira verip giriyordun, orada bir hanımın yanına gidip, hanfendi bu dansı bana lütfeder misiniz diyordunuz. Ve hanfendi kalkıyordu. O kadınlar bir başka idi. Sokakta yürüdüklerinde kendilerine baktırırlardı. Şimdi bunlar yok, o aşklar da yok!’’

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı