Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Danıştay'dan reform önerisi

    Hürriyet Haber
    10.10.2003 - 11:33 | Son Güncelleme: 10.10.2003 - 11:33

    Danıştay Başkanlığı, bazı yasalarda değişiklik yapılmasını içeren bir dizi öneri hazırladı. Başbakanlığa sunulan öneriler, ilgili bakanlıklar ile AKP ve CHP'ye de gönderildi.

    Danıştay, sıkıyönetim komutanlarının işlemlerine karşı iptal davası açılamayacağını öngören yasal düzenlenin kaldırılmasını, yüksek yargı üyelerinin, hakim ve savcıların seçimlerde aday olduktan sonra seçilememeleri halinde mesleğe yeniden dönüşlerinin kaldırılması gerektiğini önerdi.

    Danıştay'ın yasalarda istediği değişikliklerle ilgili önerileri şöyle:

    * Hakim ve savcılar ile yüksek yargı organları mensuplarının, birsiyasi parti ile üyelik ilişkisi içinde olmaları tarafsızlıklarına kuşku düşüreceğinden, 298 sayılı Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanun'da yer alan hakim ve savcılar ile yüksek yargı organları mensuplarına mahalli idareler ve milletvekili genel veara seçimlerinde adaylığı veya seçimi kaybetmeleri durumunda eski görevlerine dönme olanağı veren düzenleme kaldırılmalı.

    * İdari para cezalarına ilişkin yargılama prosedürleri arasındaki fark giderilmeli. İdare mahkemelerinde imar para cezalarına ilişkin davalara uyuşmazlığın miktarı dikkate alınmaksızın tek hakimin bakmasısağlanmalı ve bu kararlara karşı bölge idare mahkemelerine itirazen inceleme olanağı verilmeli, ihtilaflar orada sonuçlandırılmalı.
       
    * İdari para cezalarına karşı açılan iptal davaları ile uyuşmazlık miktarı 3.5 milyar lirayı aşmayan tam yargı davaları idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenmeli.

    * Yüksek yargı mensupları ile hakim ve savcıların geçici görevlendirilmesini düzenleyen kurallar kaldırılmalı. Hakim ve savcıların Adalet Bakanlığı'nda geçici görevlendirilmelerinde Hakimlerve Savcılar Yüksek Kurulu kararının yanında yüksek yargı organlarında görevli hakim ve savcılar için ayrıca bu organların başkanlarını da oluru alınmalı.

    * Devlet Memurları Kanunu'na göre disiplin amirleri tarafından verilen uyarma ve kınama cezalarına karşı dava açılmasına olanak sağlayan bir düzenleme yapılmalı.

    * Sıkıyönetim Kanunu'na göre sıkıyönetim komutanlarına tanınan yetkilerin kullanılmasına ilişkin işlemler hakkında iptal davası açılamayacağını düzenleyen hüküm ile Yargıtay Kanunu'na göre Birinci Başkanlık Kurulu kararlarına itiraz yolunun kapatılmasını öngören düzenleme yürürlükten kaldırılmalı.
       
    * Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu'nun tümü gözden geçirilerek günümüzün sosyal devlet anlayışı ve Anayasa'nın ''Herkes sosyal güvenlik hakkına sahip olup devlet bu güvenliği sağlayacak tedbirleri almak ve teşkilatı kurmak zorundadır'' hükmüne uygun olarakyeniden yapılandırılmalı.

    Sosyal güvenlik kuruluşları, tek çatı altında toplanmalı ve  sosyal güvenlik hakkından yararlanacak tüm kesimlerin bu haktan adil, eşit ve farklı uygulamalara yol açmayacak biçimde aynı ölçüde yararlanmasının sağlanması gerekir.

    * Devlet Memurları Kanunu'nun tümü gözden geçirilerek, kamu personelinin parasal hakları bir bütün içerisinde ele alınmalı.

    * 15 Mayıs 1959 tarihinde kabul edilen Umumi Hayata Müessir AfetlerDolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun, çağın gereklerine uygun, bilim ve fenne dayalı olarak yeniden düzenlenmeli. Gerekçede, yürürlükteki kanunun kimi maddelerinin, günümüzün teknolojik gelişmeleri ve tabi afetler sonrasında alınacak tedbirlerin ivediliği karşısında yetersiz kaldığı belirtildi. Gerekçede, ''Örneğin, Marmara Depremi'nin yaralarının henüz sarılamaması, afetzedelerin haklarının tam olarak verilmemesi, 40 yılıaşkın süre önce yürürlüğe konan bu kanun nedeniyle mümkün olmamıştır''denildi.

    * Uyuşmazlık Mahkemesi'ne, Yükseköğretim Denetleme Kurulu'na, Rekabet Kurulu'na Danıştay'ca seçilecek üyelere ilişkin kurallar değiştirilmeli ve sözü edilen kişilerin doğrudan doğruya Danıştay Genel Kurulu'nca seçilmesini sağlayacak biçimde yeniden düzenlenmeli.
       
    UYGULAMADA YAŞANAN SORUNLAR
       
    Danıştay, idari yargının görev alınana giren yasalardaki eksikliklerin uygulamalarda ortaya çıkacağına işaret ederek, bazı yasalarda da bu nedenle değişiklik yapılmasını istiyor. Bu öneriler da şöyle:

    * Belediye başkanlarının geçici olarak görevden uzaklaştırılmaları konusu yargıya bırakılmalı, bu konuda Anayasal ve yasal değişiklikler yapılmalı.

    * Yasaların çokluğu ayrılıkların ve çelişkilerin oluşumuna neden oluyor. Maden, taşocağı ve petrol konusunda 3 yasa, ormanlarla ilgili 2 yasa, sularla ilgili birçok yasa bulunuyor. Bu durumun kalkması içinyapılacak ilk öneri, Osmanlı Devleti zamanında yürürlüğe giren Taşocakları Nizamnamesi'nin Maden Kanunu içine alınması. Bunun gerçekleşmemesi durumunda, öncelikle yasa niteliğindeki nizamname yeniden ele alınmalı ve günün koşullarına uyumu sağlanmalı.

    * Petrol Kanunu ayrı bir yasa olarak korunmalı, ancak içerisinde petrol ürünleri ve doğalgaz ile ilgili ilkelere yer verilmeli. 

    * İç ve dış göçü düzenleyen 1934 tarihli 2510 sayılı İskan Kanunu, günün koşullarına uygun duruma getirilmeli. Toplumsal ve ekonomik nedenler, baraj yapımlarıyla gelişen iç göçü ve değişik zamanlarda gerçekleşebilecek dış göçleri Anayasal yerleşme ve seyahat hürriyeti ile bağdaşır biçimde düzenleyen bir metin geliştirilmeli.

    * Sıhhi ve gayri sıhhi işyerlerinin açılışı ve denetimi birçok yasanın konusunu oluşturuyor. Yani, bir işyeri için bir çok idareden izin almak gerekiyor. Olanak ölçüsünde yasalar birleştirilmeli ya da temel alınan bir yasa doğrultusunda alınan izin, diğer genel veya yerel yönetimleri de bağlayacak bir özelliğe kavuşturulmalı.''
       
    SORUŞTURMA İZNİ
       
    4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Yasa'nın ''soruşturma izni vermeye yetkili merciler'' başlıklı maddesinin de kısmen değiştirilmesi öneriliyor. Bu konudaki öneriler şöyle:

    * İlde ve merkez ilçede görevli memurlar ile diğer kamu görevlileri ile kaymakam hakkında vali,

    *Başbakanlık ve bakanlıkların merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında veya dış temsilciliklerinde görev yapan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında o kuruluşun en üst idari amiri,

    * Dış temsilciliklerdeki memur ve diğer kamu görevlileri dahil Bakanlar Kurulu kararıyla atanan veya bakanlıkların merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarında görevli olup ortak kararla atanan memurlar ve diğer kamu görevlileri hakkında ilgili bakan,
     
    * Başbakanlık merkez teşkilatının aynı durumdaki personeli hakkında Başbakan,
     
    * Büyükşehir belediye başkanları, il belediye başkanları, büyükşehir ve il belediye meclis üyeleri ile il genel meclisi üyeleri hakkında İçişleri Bakanı,

    * İlçelerde belde belediye başkanları ve belde belediye meclisi üyeleri hakkında kaymakam, ilçe, alt kademe ve merkez ilçelerdeki belde belediye başkanları ile ilçe, alt kademe ve merkez ilçelerdeki belde belediye meclisi üyeleri hakkında bulundukları ilin valisi.

    Yetkili merciin ön inceleme ve sonrasında karar verme süresinin suçun öğrenilmesinden sonraki 30 günle sınırlı tutulmasının yeterli inceleme yapılmadan karar verilmesine yol açtığı belirtilerek, bu sürenin de 60 güne çıkarılması öneriliyor.

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı