Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Danıştay'dan Anayasa değişikliği önerisi

    Hürriyet Haber
    02.10.2003 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Danıştay, Anayasa'da yargıyla ilgili bir dizi değişiklik yapılmasını istedi. Yüksek mahkeme, ''Yüce Divan''görevinin Anayasa Mahkemesi'nden alınarak, ceza ve idari yargıçlarından oluşacak mahkemelere verilmesini talep etti. Danıştay Başkanlığı, Anayasa'nın yargıyla ilgili hükümler içeren 79, 104, 125, 129, 140, 144, 146, 148, 152, 155 ve 159'ncu maddelerinde değişiklik yapılmasınıiçeren öneri hazırladı.     Danıştay Genel Sekreteri Salih Er, sözkonusu öneri paketini Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'e bugün sundu. Anayasa değişikliği önerileri, ilgili bakanlıklar ile AKP ve CHP'ye de gönderildi. Danıştay'ın Anayasa'yla ilgili önerileri şöyle:     '' Seçim yargısının en üst derece mahkemesi olan Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) kararlarının kesinliği de göz önüne alınarak, kurulun yüksek mahkemeler arasına alınması ve seçim hukukunun özelliği nedeniyle Danıştay'ın, Yargıtay ile eşit sayıda üyeyle kurulun oluşumuna katılması gerekir.       Cumhurbaşkanı'nın bir kısım Anayasa Mahkemesi üyeleri ile Danıştay üyelerinden kamu görevlilerine ayrılan kadrolara atama yetkisi dışında kalan yargı ile ilgili yetkileri kaldırılmalı.       Cumhurbaşkanı'nın yürütme organının başı sıfatıyla yaptığı ve 'idari işlem' niteliği taşıyan işlemleri ve Türk Silahlı Kuvvetleri'nde (TSK) görevli personelin terfi ve emeklilikleri ile ilgili konularda kararlar alan Yüksek Askeri Şura'nın (YAŞ) idari kararları, yargı denetimi kapsamına alınmalı.       Yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için, 'idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması' ve 'idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması' koşulları birlikte aranmamalı, 'işlemin açıkça hukuka aykırı olması' koşulu yeterli olmalıdır.       Memurlara verilen uyarma ve kınama cezaları da yargı denetimine alınmalıdır.      'Hakim ve savcılar, kanunda belirtilenlerden başka resmi ve özel hiçbir görev alamazlar' hükmü, çok geniş yorumlandığı, hakim ve savcıların; Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği, Başbakanlık ve Kamu İhale Kurumu'nda süreli veya geçici olarak görevlendirilmelerinin yolu açıldığı için, bu hükümler değerlendirilerek yeniden düzenlenmeli.          ANAYASA MAHKEMESİ ÜYELERİNİN SEÇİMİ      Anayasa Mahkemesi'nde ağırlıklı olarak yargıçlar yer almalı.       Mahkemenin görevlerinin büyük ölçüde kamu hukuku alanı içinde kaldığı göz önünde bulundurularak, mahkemeye Yargıtay ve Danıştay'dan eşit sayıda, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay meslek mensupları arasından birer üye katılmalıdır. Yargıtay ve Danıştay'dan katılacak üye sayısı, ihtiyaca göre belirlenmelidir.      Yedek üyelik kaldırılmalı, uzun seneler yüksek mahkemelerde ve kamuda görev yapmış, belli bir birikim ve deneyime sahip bu üyelerin de yargısal faaliyete katılmaları, böylece işgücünün artırılarak iş yükünün azaltılması ve kararların zamanında yazılabilmesi sağlanmalı.      Mahkeme üyelerinin, yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri, üst kademe yöneticileri ve avukatlar arasından gösterilecek adayların Cumhurbaşkanı'nca, diğerlerinin doğrudan yüksek mahkemelerce seçilmeleri gerekir.       Olağanüstü hallerde, sıkıyönetim ve savaş hallerinde çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerin (KHK) şekil ve esas bakımından Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi'nde dava açılamayacağına ilişkin hüküm kaldırılmalıdır. Çünkü, bu dönemler, bir bakıma kişi haklarının devlet karşısında korunması gereğinin en yoğun biçimde ortaya çıktığı dönemlerdir.       YÜCE DİVAN        Yüce Divan görevinin, ceza yargılaması özellikleri ve ilkeleri olan, uzmanlığı gerektiren bir yargı alanı olduğu için anayasal yapısı itibarıyla meslekten yargıçların azınlıkta bulunduğu Anayasa Mahkemesi'nden alınarak, ceza ve idari yargı yargıçlarından oluşacak mahkemelere verilmesi ve burada iki dereceli yargılama usulü uygulanması gerekir.       YSK'ya, itiraz yoluyla Anayasa Mahkemesi'ne başvurma olanağı tanınmalıdır.      Anayasa Mahkemesi'nin verdiği ret kararlarının Resmi Gazete'de yayımlanmasından itibaren 10 yıl geçmedikçe aynı hükmün Anayasa'ya aykırılığı iddiasıyla tekrar başvuruda bulunulamayacağı hükmü, hak arama özgürlüğüne ciddi sınırlamalar getirdiği için kaldırılmalıdır.       HSYK      'İdari yargı savcısı' deyimi 'kanun sözcüsü',  'Başsavcı' sözü de 'Başkanun Sözcüsü' olarak değiştirilmelidir.      İdari yargı için 'İdari Yargı Hakim ve Kanun Sözcüleri Kurulu', adli yargı için 'Adli Yargı Hakim ve Savcılar Kurulu' oluşturulmalı. Hakim, kanun sözcüsü ve savcıların tüm özlük işleri ilgisine göre bu kurullarca yürütülmelidir.       Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun adı, 'Hakimler, Savcılar ve Kanun Sözcüleri Yüksek Kurulu' olarak değiştirilmeli. Bu kurulun başkanı da Adalet Bakanı olmalıdır. Yüksek kurul, iki yargı alanını ilgilendiren genel ilkeleri belirlemek, adalet hizmetleri ve yargı ileilgili düzenleyici kararlar almak, yargının ve kurulların sorunlarını hükümete iletmek görevlerini üstlenmelidir. Adalet bakanı; hakim, kanun sözcüsü ve savcıların özlük işleriyle ilgili bireysel kararların alındığı kurullara katılamayacağı için, kendisinin bu kurula başkanlık yapması ve sadece genel düzenleyici kararlarda oy hakkına sahip olması, hakimli ve savcılık teminatı ile çatışmamaktadır.      Kurulun kararlarına karşı yargı yolu açılmalıdır.         Danıştay'a kamu görevlileri arasından seçilecek üyelerin ataması, Danıştay Genel Kurulu'nun belirleyeceği boş yer sayısının iki katı aday arasından Cumhurbaşkanı tarafından yapılmalı, diğer üyeler, oluşturulması öngörülen İdari Yargı Hakim ve Kanun Sözcüleri Kurulu tarafından seçilmelidir.      Adli ve idari yargı hakim ve savcılarının denetimi ve bunlar hakkındaki soruşturmanın, siyasal bir makam sahibi olan Adalet Bakanı'na bağlı adalet müfettişlerince yürütülmesi yerine, Adli Yargı Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu ile İdari Yargı Hakim ve Kanun Sözcüleri Kurulu tarafından atanacak müfettişlerce yapılması gerekir.''
    Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı