Gündem Haberleri

    Danıştay: Sınırları aştılar

    Hürriyet Haber
    14.02.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Birkaç gündür yapılan açıklamalar, kesinleşmiş yargı kararının irdelenmesi ve eleştirilmesi sınırlarını kat kat aşan, yargıyı siyasi bir rakipmiş gibi algılayan ve adeta yargı ile yürütmeyi karşı karşıya getirmeyi hedefleyen; demokratik ve laik bir hukuk devleti olan TC’de bugüne kadar alışılmamış, talihsiz açıklamalardır.

    BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere hükümetin önde gelen bakanlarının boy hedefi haline gelen Danıştay dün sert tepki gösterdi. Danıştay’ın yaptığı yazılı açıklamada, okul yolunda türbanı yasaklayan ve henüz kesinleşmemiş kararla ilgili açıklamaları nedeniyle Başbakan Erdoğan, Dışişleri Bakanı Abdullah Gül ve Adalet Bakanı Cemil Çiçek’i isim vermeden Anayasa’nın devam eden yargı kararıyla ilgili görüş açıklamayı yasaklayan Anayasa’nın 138. maddesini ihlalle suçlandı. Açıklamada yargıya müdahale edildiği savunuldu. Danıştay, yapılan açıklamaların "demokratik bir tepki olarak nitelendirilemeyeceğini" de bildirdi. Yargının bağımsız olduğu vurgulanan açıklamada şöyle denildi:
    /images/100/0x0/55eb40c6f018fbb8f8b53226
    TALİHSİZ AÇIKLAMA

    Birkaç gündür yapılan açıklamalar, kesinleşmiş yargı kararının irdelenmesi ve eleştirilmesi sınırlarını kat kat aşan, yargıyı siyasi bir rakipmiş gibi algılayan ve adeta yargı ile yürütmeyi karşı karşıya getirmeyi hedefleyen; demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti’nde bugüne kadar alışılmamış, talihsiz açıklamalardır.

    HUKUK DIŞI

    Yargı süreci devam eden bir uyuşmazlıkta, diğer bir ifadeyle ’görülmekte olan bir dava hakkında’ değil siyasi bir toplantıda veya basın açıklamasında, her türlü düşüncenin açıklanmasının güvence altına alındığı Yasama Meclisi’nde dahi, herhangi bir beyanda bulunmasını yasaklayan Anayasanın 138. maddesi hükmü karşısında, yapılan açıklamaları hukuka uygun bulmadığımızı; kamuoyunun bilgisine saygı ile sunarız.

    RENCİDE EDİLDİ

    Her türlü dokunulmazlığın ve ifade özgürlüğünün en üst düzeyde var olduğu Yasama Meclisimiz’de dahi ’Soru sorulamaz, görüşme yapılamaz veya herhangi bir beyanda bulunulamaz’ şeklindeki hükümlerle Anayasal koruma altına alınan mahkemelerin bağımsızlığı kavramını hiçe sayan mahiyette ve Danıştay’ın manevi şahsiyetini rencide eden bu açıklamaları, Anayasa hükümleri karşısında tasvip etmek ve yargı bağımsızlığı ile bağdaştırmak mümkün değildir.

    ANAYASA YASAKLIYOR

    Anayasa’nın 138. madde ile yine Anayasal bir istisna getirmekte ve görülmekte olan bir dava hakkında yasama Meclisi’nde yargı yetkisinin kullanılması ile ilgili bir soru sorulamayacağı, görüşme yapılamayacağı veya herhangi bir beyanda bulunulamayacağını hükme bağlamaktadır.

    YARGILAMA BİTMEDİ

    Yargılama süreci henüz bitmemiştir. Gözardı edilmemesi gereken husus, burada idarece tesis edilen bir işlemin hukuka uygunluğunun denetlendiği ve bu aşamada (temyiz aşamasında) Danıştay tarafından, idarenin işleminin hukuka uygun bulunduğudur.

    İDARE TEMYİZ ETTİ

    Dava konusu idari işlemi idare tesis etmiştir ve bu işlemi hukuka aykırı bularak iptal eden idare mahkemesi kararının, Danıştay tarafından temyizen incelenerek bozulmasını da idare talep etmiştir. Diğer bir anlatımla idare, tesis etmiş olduğu işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak, mahkeme kararının bozulmasını Danıştay’dan istemiştir ve Danıştay da bu aşamada idareyi haklı bularak mahkeme kararını bozmuştur.

    DEMOKRATİK DEĞİL

    Anayasa’ya göre, idare bir bütündür ve idarede devamlılık esastır. İşlemi tesis eden, davacının ilk aşamada lehine verilen kararı kabul etmeyerek temyiz eden ve temyizden feragat etmeyerek uyuşmazlığı sürdüren idarenin, işleminin ve temyiz başvurusunun yargı yerince hukuka uygun bulunarak kabul edilmesi üzerine gösterdiği tepkiyi bir hukuk devletinde anlamak ve demokratik bir tepki olarak nitelendirmek mümkün değildir.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı