Gündem Haberleri

    Danıştay saldırısı yıldönümünde hukukçu tepkisi

    Utku BOLULU/İZMİR, (DHA)
    17.05.2008 - 14:42 | Son Güncelleme:

    DANIŞTAY'da İkinci Daire üyesi Mustafa Yücel Özbilgin'in ölümüyle sonuçlanan saldırının 2'nci yıldönümünde, İzmir'deki ‘Bağımsız Yargı ve Danıştay Anıtı’ önünde tören yapıldı.

    İnciraltı'nda geçen yıl açılan anıtın önünde saygı duruşu ve İstiklal Marşı'yla başlayan törende Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan'ın mesajını Danıştay Hakimi İsa Yeğenoğlu okudu. Çölaşan mesajında “17 Mayıs 2006'da Danıştay'da görevi başındaki yargıçlarımıza karşı girişilen alçak saldırı, aslında demokratik, laik cumhuriyet ve çağdaşlığa yönelik bir saldırıdır. Ancak, yargı bu gibi saldıralarla sinmeyecek, aksine Cumhuriyetimizin temel niteliklerini koruma ve hukuk devleti ilkesinin gerçekleşmesi temel görevini eskisinden de kararlı şekilde sürdürecektir. Arkasında Cumhuriyet kazanımlarını sindirmiş çağdaş Türk ulusunun varlığından emindir. Türk ulusu üstünde oynanmak isteyen tüm oyunları yenecek güce sahiptir Tarih bunu göstermiştir. Gelecekte de böyle olacaktır” görüşüne yer verdi.

    AKİBETLERİ VAHDETTİN GİBİ OLACAK

    İzmir Baro Başkanı Nevzat Erdemir ise sert üslupta bir konuşma yaptı. Özbilgin ve Danıştay 2'nci Dairesi üyelerinin kişiliğinde demokratik, laik sosyal hukuk düzenine yönelik irticai katliam girişimini sorumlusunun sadece yargılanan ve ağırlaştırılmış müebbet cezası alan kişi olmadığını belirten Erdemir, “Eleştiri sınırının ötesinde yargıyı ve yargıçları her fırsatta suçlayıp aşağılayan, ‘Efendi, efendi sen öyle karar veremezsin' diyenler, yargıyı ve yargıçları yasa dışı odaklara hedef gösterenler, karar verildikten sonra kararı zülum olarak niteleyenler de işlenen cinayetlerden asli, manevi fail olarak sorumludurlar. Kimsenin işlediği suçun cazası yanında kar kalmaz. Bağımsız Türk Yargısı önünde hesap verecekleri güne inanıyorum. Cumhuriyet'in sandıkta kurulmadığını, kan, irfanla kurulduğunu unutarak Cumhuriyet'i başkalaştırmak isteyenler, bütünlüğü dış odaklarla yok etmek isteyenler Milli Mücadele dönemindeki Damat Feritler, Sultan Vahdettinler hangi akibete uğradılarsa Cumhuriyet'in tüm kurumlarına saldıranlar, yasadışı odaklara hedef hale getirenler de aynı akibete uğrayacaklardır” dedi.

    TÜRBAN KARŞI DEVRİM SİMGESİ

    Erdemir, türban sorununun, İdare Mahkemesi, Danıştay, Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi tarafından kesin biçimde karara ve çözüme bağlandığını belirterek, “Buna göre kamusal alanda türban takılması Anayasa'nın ikinci maddesinde tanımlanan temel ilkelere aykırı olduğu yargı kararıyla kesinleşmiştir. Buna karşın, kutsal sayılan değerleri politik istismar konusu yapmanın ötesinde, yasaları değiştirme girişimleri yapılmıştır” dedi. Demokratik laik Cumhuriyet'in çoğunluk partisini kıskacı altında olduğu, Devletin çoğu kuruluşlarında teokratik kadrolaşmanın doruk noktasına ulaştığını söyleyen Erdemir, “Türkiye'de açıkça bir karşı devrim süreci yaşanmaktadır. Karşı devrimin simgesi haline gelen türban, Cumuhurbaşkanlığı seçimiyle birlikte Çankaya'yı ele geçirmiştir” dedi.

    YARGIYI HEDEF GÖSTERENLER ÇANKAYA DAVETLİSİ

    Türkiye'nin adım adam bir rejim değişikliğine itildiğini öne sürün Erdemir, “Avrupa'da kral ve kraliçelerin resimlerine ses çıkarmayan sömürge müfetttişleri, dünyanın en görkemli ulusal kurtuluş mücadesini yapan, mazlum uluslara örnek ve esin kaynağı olan Atatürk'ün ‘Devlet dairelerinden fotoğrafını indirin’ deme cesaretini, cüretini göstermektedirler. Rejim değiştirme çalışmalarının arkasında batı vardır” dedi. Erdemir ‘Ne mutlu Türküm’ demeyi ilkellik sayan, ‘Laikliğin Kemalistliğin sonu geldi’ diyen bir anlayışın Çankaya'da ilk yaptığı işin ‘İşte o kararı veren yargıçlar’ manşetiyle yargıçları hedef gösteren ‘malum gazeteyi’ Çankaya resepsiyonu'na davet etmesi olduğunu söyledi.

    Cumhuriyet'in kurumlarının ya ele geçirildiğini ya da yasadışı odaklara hedef gösterilidiğin belirten Erdemir, “Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt takip edildiğini söyledi. Tarihsel davayı görmekte olan yüksek yargıç can güvenliğinden şikayet ediyor. Böyle bir durum ancak diktatörlüklerde olur. Anayasal Kurumlar, bu sıkıntıyı, aşacak güçtedirler” dedi.

    İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Danıştay üyesi Mustafa Özbilgin'in şehit edildiği saldırının sadece Danıştay'ı değil, tüm yargı ve adaleti, adalet temelinde yükselen devleti, insanları ve çağdaşlığı hedef aldığını söyledi. Kocaoğlu, “Yurttaşların hak arama bilinçleri bağımsız yargı ile anlam kazanır. Yargının bağımsızlığına gölge düşüren bu ve benzeri eylem, anlayışlara karşıyız. Bizler, yargının bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü konusunda, ne kadar duyarlı ve bilinçli olursak, demokrasimiz o kadar güçlenir” dedi. Kocaoğlu, “Bağımsız Yargı ve Danıştay” anıtının İzmir halkının ortak duyarlılığının simgesi olduğunu da belirtti.

    Konuşmaların ardından, Danıştay şehidi Mustafa Özbilgin'in anısına dikilen kaide üzerine kırmızı karanfil bırakıldı. Törene Ankara'dan Danıştay Hakimi İsa Yeğenoğlu'nun yanısıra Danıştay Savcıları Şenol Bolat ve Mukaddes Aras da geldi. İzmir'in ilçe belediye başkanları, siyasi parti temsilcileri vu hukukçular da törende yeraldı.
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı