Gündem Haberleri

    Danıştay: Eşi türbanlı öğretmen yurt dışında çalışamaz

    CNN TÜRK
    23.02.2006 - 15:24 | Son Güncelleme:

    Okul yolunda türbanı yasaklayan Danıştay, bu kez de eşi türbanlı diye bir öğretmenin atamasını yapmayan Milli Eğitim Bakanlığı'nı haklı buldu.

    Eskişehir Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde öğretmen olan Abdullah Yılmaz, DSP-MHP ANAP koalisyon hükümetince 2000 yılında yurtdışında görevlendirilecek öğretmenler için açılan sınava girerek Türkiye ikincisi oldu ve mülakatı da başarıyla geçti.
     
    Ancak Milli Eğitim Bakanlığı'nın "görevlendirilmeniz uygun görülmemiştir" tebligatıyla karşılaşan Abdullah Yılmaz, DSP'li Metin Bostancıoğlu'nun başında olduğu Milli Eğitim Bakanlığı'na dava açtı.
     
    Eskişehir İdare Mahkemesi'nden bir sonuç alamayınca davayı Danıştay'a taşıdı.

    Danıştay İkinci Dairesi, 13 mayıs 2005’te Yılmaz’ın temyiz istemini reddederek, 'yurtdışı görevin kendine has önem ve özelliği' ile MİT Raporunu gerekçe gösteren yerel mahkemenin kararını oybirliği ile onadı.
     
    MİT RAPORUNDAN
     
    MİT raporunda, 'Yılmaz’ın aynı okulda görevli öğretmen eşi Ayşe Yılmaz’ın okula perukla gelip gittiği ve günlük hayatında tesettüre uygun bir şekilde giyindiği’ belirtiliyor.
     
    Ayrıca öğretmen Abdullah Yılmaz'ın, 1987 yılında Atatürk büstüne saldırı suçundan gözaltına alındığı, iki gün sonra da mahkeme tarafından serbest bırakıldığı bilgisi MİT raporunda yer alıyor.
     
    Danıştay bu kararından önce de, 8 Şubat'ta, okula geliş - gidişlerinde türban takan bir öğretmenin anaokuluna müdür olmasını sakıncalı bulmuştu.
     
    Danıştay kararında, 'öğretmenin iyi örnek olması gerektiği' belirtilerek, okula geliş - gidişte dahi olsa, yasal düzenlemeye aykırı tutum ve davranışlardan kaçınılması gerektiği vurgulanmıştı.

    Hükümet-yargı gerginliği
     
    Danıştay'ın okul yolunda türban takan bir anaokulu öğretmeninin müdür olamayacağı yönünde görüş belirtmesi, siyasetin, özellikle de siyaseti AKP çatısı altında yapanların tepkisini çekmişti.
     
    Gerek Başbakan Erdoğan gerek Dışişleri Bakanı Abdullah Gül konuyla ilgili sert açıklamalar yapmıştı.
     
    Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek de, 13 Şubat'taki Bakanlar Kurulu'nun ardından yaptığı açıklamada, Danıştay'ın türban kararını değerlendirmiş ve ''kamusal alan tabiri bir hukuk tabiri değildir'' demişti.
     
    Çiçek, "kamusal alan tabiri daha çok ideolojik ve sosyolojik bir tabirdir. Bu safhada söyleyebileceğim bu kadar" ifadesini kullanmıştı.

    Hükümetten gelen bu açıklamalara Danıştay'ın beklenen yanıtı gecikmedi.
     
    Danıştay Başkanlığı'nın yazılı açıklamasında Başbakan’ın sözleri hedef alınarak, bu sözler hukuka aykırı olarak değerlendirildi.
     
    Danıştay açıklamasında, “birkaç gündür yapılan açıklamalar, kesinleşmiş yargı kararının irdelenmesi veya eleştirilmesi sınırlarını kat kat aşan, yargıyı siyasi bir rakipmiş gibi algılayan ve adeta yargı ile yürütmeyi karşı karşıya getirmeyi hedefleyen demokratik ve laik bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'nde bugüne kadar alışılmamış olan talihsiz açıklamalardır” denildi.

    AİHM'E BAŞVURACAK

    Eskişehir'de, Türk cumhuriyetlerindeki okullarda görevlendirilmek üzere Milli Eğitim Bakanlığı tarafından 6 yıl önce açılan sınavda ikinci olan, ancak eşinin türbanlı olması nedeniyle yurtdışında öğretmenlik yapma hakkı iptal edildiği iddia edilen Abdullah Yılmaz'ın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvuracağı bildirildi.

    Eskişehir Anadolu İmam Hatip Lisesi'nde Din Kültürü öğretmeni olan Abdullah Yılmaz'ın avukatı Vahap Ata, düzenlediği basın toplantısında, Milli Eğitim Bakanlığı Yurtdışı Eğitim ve Öğretim Genel Müdürlüğü'nün 2000 yılında Türk cumhuriyetlerinde ihtiyaç duyulan öğretmen açığını gidermek amacıyla açtığı sınava Abdullah Yılmaz'ın da katıldığını belirtti.

    Yılmaz'ın, mesleki yeterlilik sınavında Türkiye ikincisi olduğunu ve ve mülakatı da başarıyla tamamladığını ifade eden Ata, şöyle konuştu:

    “Yılmaz, Ankara Üniversitesi Türkçe Öğretim Merkezi'nde yapılan 3 haftalık seminere de katıldı. Ancak, daha sonra Yılmaz'a görevlendirilmeniz uygun görülmemiştir tebligatı geldi. Yılmaz da Eskişehir İdare Mahkemesi'nde dava açtı. Dava MİT'in raporu gerekçe gösterilerek reddedildi. Bunun üzerine davayı Danıştay'a taşıdık. Danıştay 2. Dairesi, 13 Mayıs 2005'te Yılmaz'ın temyiz istemini reddederek, yerel mahkemenin kararını onadı. İç hukuk yolları tüketildiğinden dolayı AİHM'e başvurmaktan başka yolumuz kalmadı.”

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı