Dünya Haberleri

    Danimarka polisinden öğrensin

    Ünsal Turan/Kopenhag
    02.12.2009 - 15:51 | Son Güncelleme:

    Türkiye’deki gelişmeleri endişe ile izliyorum. Hükümetin Kürt açılımından sonra, azan PKK yandaşlarının çıkardıkları olaylarda nedense kimse yakalanamıyor. Ben Türk polisinin, olayların üzerine gitme, suçluları yakalama konusunda, Danimarka polisinden eğitim almasını öneriyorum.

    PKK’nın kuruluş yıldönümü bahanesiyle sokaklara dökülen PKK yandaşları, Yüksekova, Mersin, Hakkari, İstanbul’un semtleri gibi bir çok yerde, eylem yaparak şiddete başvurdular. Mersin karakolu iki kez saldırıya uğradı. PKK yandaşları, polise, molotof, havai fişekler ve taşlarla saldırıp yollarda barikatlar kurdular. Bütün bu olup bitenleri televizyon kanallarımızdan izlerken endişeye düşmedim dersem yalan olur. Bütün bu olup bitenler, yakında ülkeyi kaosa sürükleyecek daha büyük olayların habercisi. Ülkeyi bu kaostan kurtarmak tabi ki hükümetin işi.

    Ben, yıllardır Danimarka’da meydana gelen benzeri olayların içinde çalıştım. Dürüstçe söylemem gerekirse, Danimarka polisinin olaylara karşı sistemli çalışması gibi bir çalışmayı hiç bir ülkede görmedim. Zaman, zaman insan haklarını hiçe sayarak çok sert davransa bile, Danimarka polisinin olayları bastırma, olayların faillerini yakalama konusunda çok özel bir sistemi var.

    Örneğin, bir semtte taşlı, sopalı, molotoflu saldırılar, yollara barikat kurma gibi bir olay yaşanacaksa, polis bunu çok önceden öğreniyor. Nasıl mı göstericilerin cep telefonlarını dinleyerek ve cep telefonlarından her bir şahsı metre, metre takip ederek. Göstericilerin harekat güzergahını öncelikle cep telefonları ile sonra havadan helikopterle tesbit ediyorlar. Sonra aşağıda hazır bekleyen zırhlı minübüslere bilgi veriliyor. İçinde 15 kişi bulunan her bir minübüs, önce gösterinin yapıldığı bölgedeki tüm sokakları arkadan sarıyor ve polis indiriyor. Bir grup zırhlı araç göstericilerin önünü kesip yavaş yavaş püskürtmeye çalışırken, göstericilerin arka tarafından diğer zırhlı araçlar ve polisler gruba yaklaşıyor. Bütün bunlar olurken, çok sayıda zırhlı araç ve kamp giysile polisler ara sokaklardan çemberi daraltmaya başlıyor. Çember daralıyor ve hem zırhlı araçların içindeki hem de arkasındaki polisler birden göstericilerin üzerine koşuyor ve gözaltına alma işlemi başlıyor. Göstericiler ara sokaklara kaçıp izlerini kaybettirmek isteyince de ara sokaklardan çemberi daraltan zırhlı araç ve polislerle karşılaşıyorlar. Bu durumda göstericilerin kaçma şansı kalmıyor ve yüzlerce gösterici yakalanıyor. Gözaltında tutulan göstericiler daha sonra polisin kameralarındaki görüntüler de delil gösterilerek mahkemeye çıkarılıyor.

    Aslında çok zor bir iş değil. Ben olayların içinde gazetecilik görevimi yaparken polisin hareketini büyük bir hayranlıkla izliyorum. Tabi aynı şeyi yapabilmek için önce polislerimizin Danimarka polisi gibi giydirilip, kuşandırılmaları, çok sayıda „Hollanda Vagonu“ denilen zırhlı araçlara, tabi ki aynı taktiği uygulayacak bilgiye ve eğitime sahip olması gerekiyor.

    Polisimiz ne mi yapabilir? Aralık ayının 7’sinden 18’ine Kopenhag’da BM iklem zirvesi var. Ülkeye 30 bin eylemcinin gelmesi ve yüzlerce eylemcinin gözaltına alınması bekleniyor. Polis tatbikatlarına çoktan başladı. Türk Emniyet Teşkilatı’na tavsiyem, Kopenhag’a gözlemci göndersin ve olayların nasıl bastırıldığını yerinde görsün ve yaşaşın. Benden söylemesi.

    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı