Damatların amacı farklı

Güncelleme Tarihi:

Damatların amacı farklı
Oluşturulma Tarihi: Şubat 17, 2005 01:53

Kanal D’nin yeni yarışması ‘Beyaz Atlı Prens’te kendilerini 19 yaşındaki Zeynep Karacan’a beğendirmeye çalışan damat adayları, ilginç yöntemler deniyor. Armağan Çağlayan, İzmir seçmelerini Kelebek için takip etti, gözlemlerini yazdı...

Sabahın köründe kuyruk

250 milyar ödüllü Kanal D’nin yeni yarışması ‘Beyaz Atlı Prens’in seçmeleri devam ediyor. 19 yaşındaki Zeynep Karacan, il il gezip müstakbel eşini ararken, ortaya şaşırtıcı hikayeler de çıkıyor. İzmir’in Kapılar semtindeki Aksan Otel’in önü sabahın köründe Zeynep’le evlenmek isteyen gençlerle dolu. İzmirli damat adayları yarışmanın formatı gereği, Zeynep’in karşısına çıkıp onu etkilemek zorundalar.

Böbreğimi satacağım

Adaylar arasında 46 yaşında olan da vardı, 18 yaşını henüz dolduran da. ‘Ben sizi nereden tanıyorum’ soruma, kimisi ‘Türkstar’dan’, kimisi ‘Popstar’dan’ cevabını verdi. Hayatında bir kere aşık olduğunu anlatan 46 yaşındaki damat adayı, ‘Peki Zeynep’e duyduğun aşk değil mi’ soruma çok açık yanıt verdi: ‘Ne aşkı, para peşindeyim.’ Zeynep’ten ‘Hayır’ yanıtını alınca da, kendini yere atıp, ‘Böbreğimi satacağım, çarem kalmadı’ diye bağırdı!

Nişanlısıyla birlikte çalıştı

Aynı mahallede oturan iki genç peş peşe kuyruktaydılar. ‘Yengeye yan gözle bakmak racona ters değil mi’ dedim, ‘Ne yengesi ya’ diye terslendiler bana! Nişanlı olan damat adayına, ‘Nişanlın, Zeynep’i etkilemeye çalışmana kızmayacak mı’ diye sordum, ‘Burada olduğumdan haberi var. Hatta Zeynep’i etkilemek için ne yapacağıma bile, beraber karar verdik’ dedi!

Zeynep’i etkilemek için nişanlıyla prova

İsmi Zeynep. 19 yaşında. Alımlı, kendinden emin, zarif bir kız. İzmir’in Kapılar semtindeki Aksan Otel’in önü, Zeynep’i Kanal D ekranlarında dönen tanıtımlardan görüp, onunla evlenmek isteyen gençlerle dolu. Zeynep’le evlenmek isteyen gençler, yarışmanın formatı gereği, onun karşısına çıkıp onu kendi yöntemleriyle etkilemek zorundalar.

Hava soğuk olduğu için kuyrukta bekleyen gençleri, prodüksiyon sorumlusu arkadaşlar otelin lobisine aldıklarında, ben de ‘damat adaylarının’ yanına indim. Ne sebeple sabahın köründe buraya geldiklerini merak ediyordum. Zeynep’i ekranda görüp aşık mı olmuşlardı? Hani ‘Neredesin Firuze’ filminde mazlum delikanlı rolündeki Özcan Deniz’in ‘billboard’larda resmini gördüğü şehirli manken kız rolündeki Şebnem Dönmez’e aşık olması gibi bir durumu mu yaşıyorlardı?

Ya da eski Türk filmlerinde gördüğümüz ama hiçbir zaman inan(a)madığımız aşklar gibi bir şey miydi bu? Zeynep’in aşkından gecelerdir gözlerine uyku girmiyor muydu mesela? Gecelerdir olmasa da o sabah kuyrukta önlerde yer kapmak için az uyudukları kesindi!

46’lıkla 18’lik aynı sırada

Aralarına karıştığımda her yaştan erkeğin Zeynep için burada olduğunu gördüm. 46 yaşında olan da vardı, 18 yaşını henüz dolduran da. Sevdiği bir kız, hatta nişanlı olanlar dahi vardı aralarında. Bazılarını gözüm bir yerlerden ‘ısırıyordu’. Dönüp onlara ‘Ben sizi nereden tanıyor olabilirim’ diye sorduğumda, kimisi ‘Türkstar’dan’, kimisi ‘Popstar’dan’ kimisi de ‘hem Türkstar’dan, hem Popstar’dan’ diye cevap verdi. Yarıya yakınının ilk ‘ünlü olma’ denemesi değildi bu!

Başında beresiyle oturan ve yüzünde esrarengiz bir ifade bulunan 46 yaşındaki adam annesiyle beraber yaşadığını, ona bakmak için her yolu denediğini, para kazanmaya ihtiyacı olduğunu, işsiz olduğunu, ama hayatında da bir kere aşık olduğunu anlattı hepimize.

Hayatında bir kez, Avustralya’da yaşarken ilkokulda Leyla adlı bir kıza aşık olmuş. Bir daha da ‘hiç aşık olmadım’ dedi. ‘E peki niye Zeynep için sabahın köründe buralara geldin, bu aşk değil mi’ diye sorduğumda da, yüzüme salak mısın der gibi bakıp ‘Ne aşkı, ben para peşindeyim’ dedi.

Aynı adam, Zeynep, Zeynep’in bir arkadaşı ve ablam dediği bir yakınından oluşan üçlünün karşısına çıkıp, Zeynep’i etkilemek için çaba sarf ettikten sonra, Zeynep’ten ‘Hayır’ yanıtını alınca da, kameraların karşısında kendini yerden yere atıp, ‘Böbreğimi satacağım, başka çarem kalmadı’ diye bağırdı!

Kuyrukta bekleyenlerin peşinde olduğu tek şey ‘ün ve paraydı’... Zeynep sadece bu amaca ulaşmak için bir ‘araç’tı!

Aralarında üniversite mezunu gençler de vardı. Hatta aynı üniversiteden mezun, aynı mahallede okuyan iki genç, aynı kızı etkilemek için gelmişler, ardı ardına sıra numaraları almışlardı. ‘Delikanlılık raconunda yengeye yan gözle bakmak yoktur, nasıl oluyor bu’ diye sordum. ‘Ne yengesi ya’ diye terslendiler bana!

Romantizm mi? O da ne?

Nişanlı olan damat adayına, ‘Senin nişanlın şimdi seni Zeynep’i etkilemeye çalışırken seyredince kızıp, seni terk etmeyecek mi’ diye sordum, ‘Burada olduğumdan haberi var. Hatta Zeynep’in karşısına çıkıp onu etkilemek için ne yapacağıma bile beraber karar verdik’ dedi!

Zeynep ve iki arkadaşı, yerlerine geçtiklerinde ‘damat adayları’ tek tek Zeynep’i etkilemek için onların karşısına geçmeye başladılar. Bir numaralı ‘damat adayı’ aday formunun üzerine bir not düşmüştü: ‘Ben ilk yarışmacıyım, çünkü sen benimle hep ilkleri yaşa istiyorum!’

Ama bu not bile Zeynep’i etkilemeye yetmedi. Ardı ardına ‘seçici kurulun’ karşısına girip çıkan gençler, aslında Türk erkeklerinin ne kadar ‘yaratıcılıktan uzak’, ne kadar ‘romantizmden bihaber’ olduklarını gösteriyordu. Çoğu bir devlet dairesine gelmiş gibi ellerini önünde kavuşturup, sessizce Zeynep’in ona sorular sormasını bekliyordu!

Sadece bekliyordu!

Dört kameralı, ışıklarla dolu, bir masanın arkasında ‘romantizm avcısı kurulun’ oturduğu o oda, her giren için ‘paraya ve üne’ giden yolun ilk adımıydı...

Ama çoğu girdikleri gibi çıktı!

Bu yazdıklarım sadece İzmir gözlemleri. Zeynep, Adana, Trabzon, Antalya, Ankara ve İstanbul’da da ‘romantik’ ve ‘potansiyel ünlü’ damat adaylarıyla tanışmış ya da tanışıyor olacak.
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!