« Hürriyet.com.tr

Dalili şarkıyla konuşup geleneğini özenle koruyor

Yunnan eyaletinin kuzeybatısındaki Dali bir zamanlar krallıkların başkentiydi. Günümüzde Dai Bai özerk bölgesine bağlı, 650 bin nüfuslu bir yerleşim. Hızla gelişen, globalleşen Çin’de mimarisinden, geleneklerine yerel kimliğini koruyabilen nadir şehirlerden. 10’uncu yıl yarışmamızın birincisi okurumuz Mehpare Sözener gitti, izlenimlerini yazdı.

Seyahat mektupları- seyahat@hurriyet.com.tr
X

Dali’nin tarihi merkezine iner inmez kararımı veriyorum. İşte hayallerimdeki Çin’i üçüncü gelişimde buldum! Etrafta tek gökdelen, otoban yok. Şehrin girişinde kimbilir hangi hanedanlık zamanından kalma bir sur kapısı, iki katlı ahşap evler, çiçekler ve hayvan desenleri oyulmuş kapılar ve pencereler, akşamları ışıl ışıl yanan kırmızı fenerler, sivri uçlu çatılar, rengârenk etnik kıyafetler içinde yiyecek, çay, hediyelik satanlar, bir tür taş oyunu mahjong oynayan yaşlılar, tai chi yapanlar, yolların kenarında akan kanallar, yerlere kadar uzanan salkım söğütler, lokantaların girişinde canlı deniz mahsulünün yanında seçmeniz gereken taze sebzeler, iki omzuna terazi gibi astığı meyve küfeleriyle geçen kadınlar, ve tabii ki Çin’in doğal kalabalığı!

KÖY DUVARLARI RESİM GALERİSİ

Yörenin etnik grubu Bailer dünyada gördüğüm en güzel, en artistik köylerin kurucuları. Evlerin dışını beyaza boyamış, sınırlarına siyah çizgi çekmişler, ortaya çıkan siyah dikdörtgenin ya da sekizgenin içine bolluk, bereket anlamına gelen Çince karakterler yazmışlar, bazen de dağları nehirleri betimleyen resimler boyamışlar. Dikdörtgenin altına mavi desenler, üstüne küçük dar dikdörtgen içinde ağaçlar, kuşlar resmetmişler. Köy evlerinin dış cepheleri köylülerin sanat eserleriyle dolmuş.
Dali’nin sembolü San Ta, yani Budist tapınağı Üç Pagoda dumanlı yeşil dağların önünde bembeyaz üç kule. En yükseği 70 metre. En eskisi 1213 yaşında, her katı mermer figürlerle süslenmiş. Diğer iki pagoda ise 11’inci yüzyılda yapılmış. Amaç, doğal afetlerden korunmak için tanrıları mutlu etmek...

AĞAÇLARDAKİ KIRMIZI KALPLERİN ANLAMI

Kapanma saatine yakın gittiğimizden pek kimseler yok ortada. Hava serinlemiş biraz, ağaçlarda kalpler asılmış kırmızı kırmızı. Öylesine huzur veren mistik bir yer seçilmiş ki, pagodanın arkasında yemyeşil dumanlı bir dağ, pagodaya sırtınızı döndüğünüzde ise göl gözüküyor. Rengârenk etnik kıyafetleri ve siyah şapkası içinde bir kadın dolaşıyor bahçede. Ama asıl manzara pagodanın arkasına yürüdüğümüzde ortaya çıkıyor. Su birikintisine hem dağın hem de üç pagodanın yansıması düşmüş. Fotoğraf çekilmez de ne yapılır?
Ağaçlara asılan kırmızı kalplerin elbette bir anlamı var. Gençler bu bahçede flört ediyor. Kız bir erkeği beğenince sohbet sonunda dala bir kalp asıyor, erkek gidip alırsa çıkmaya başlıyorlar, yok almazsa romatik hayaller başlamadan bitiyor. Kalp de orda asılı kalıyor.

MEYVEYE DALDA PAKET

Dali’deki Erhai tatlısu gölü sol kulağa benzediği için bu ismi almış. Gölde tekne turu yapıyorum. Sularında 50 nadide balık türü yaşıyor. Ama bundan da daha az bulunur bir olaya şahit oluyorum: Balıkçı 7-8 karabatağın boynuna halka takıp eğitmiş. Salıyor göle. Kuş keskin gözleriyle avını bulup gagasıyla 2 kiloluk balığı kaptığında balıkçı jet hızıyla karabatağa doğru kayığı çekiyor; kepçeyle hayvanı kayığa alıp, balığı ağzından çalıveriyor, ödül olarak da ufak ufak doğranmış balık parçaları veriyor. Pavlov’un karabatakları bunlar!
Bai pazarında “RuShan” yani inek sütünden yapılan ‘kuru süt’ satılıyor. Bahçelerdeki şeftalileri hemen olgunlaşmasın diye dalında kesekâğıdına sarmışlar ki daha sonraki aylarda yiyebilsinler.
Dali ve Lijiang arasındaki tarihi köy Shaxi’nin 2400 yıllık bir geçmişi var. Yunnan ve Burma-Tibet arasındaki antik çay yolundaki en sağlam karavan yolu burdan geçermiş. Bu yol Ming ve Qing hanedanlıkları (1368-1912) sırasında en önemli günlerini yaşamış.
Shaxi’nin sokaklarında anneler sırtlarında el işi çiçek işlemeli anakucaklarında bebekleriyle dolaşıyor. Meydandaki tapınağın resmini karakalem çizen üniversiteli Çinli kızlar bizle fotoğraf çektiriyorlar. Tapınağın karşısında Klasik Batı Müziği çalan Old Tree Café’de Avrupa standardında cappuccino var. Meydan sessiz, huzur dolu. İlerde bir terzi Çin terlikleri dikiyor elinde, gümüş ustası tel eğiyor, devasa ağaçlar rüzgârla şarkı söylüyor. Sonsuza kadar burada kalabilirim…

ŞARKI YETENEĞİ GÜZELLİKTEN ÖNEMLİ

Bailerin yazılı bir lisanları yok, şarkı söyler gibi konuşuyorlar. İlkokulda elişi, dans ve şarkı söylemeyi öğreniyorlar. Şarkı söyleyip dans edemeyen kızın güzel olması beş para etmiyor. Erkeklerinse içki, sigara tiryakisi makbul.
Gençler beyaz, yaşlılar siyah kürk giyiyor soğuk kış aylarında. Kıyafetlerine beyaz üstüne işledikleri kamelya çiçekleri güzelliği, beyaz ise ağırbaşlılık ve üst sosyal statüyü sembolize ediyor. 60 yaş üstünde kadınlar mavi ve mor kıyafet giymeye başlıyor. Bekârlar saçlarını atkuyruğu yapıp ucuna da kırmızı bir kurdele iliştiriyor. Hilal şeklindeki başlıkları rüzgârdaki çiçeği, karlı gecedeki ayı, ucundaki püskül dağlardaki karı ifade ediyor.
Geleneklerinde yaşlılara çok değer verdiklerinden yaşlıların karşısında bacak bacak üstüne atmak ayıp. Günün ilk bardak çayı, masadaki ilk yemek en yaşlıya ikram ediliyor. Masanın başında her zaman en yaşlı oturuyor. Çok misafirperverler, hemen şarap ikram ediyorlar ama içmezseniz de kızmıyorlar.
Gezdiğiniz bazı yerlerin karakteri vardır ya, Dali onlardan biri, etnik dokusu, mimarisi, köyleri, enerjisi ve farklılığıyla! Buralar da gökdelenlerden nasibini almadan bir an önce gidin derim.

Gelinler altın yerine yeşimi tercih ediyor

Baili gelinlere anneleri düğünde bir yeşim, bir de gümüş bilezik hediye ediyor. Bunlar düğünün vazgeçilmezi. Altın pek rağbet görmüyor, yeşim önemli. Bai düğününde çifte ikram edilen acı çay hayatı, ballı çay balayını, baharatlı çay duyguları ifade ediyor. Kadının elleri dizinde, gözleri ufuğa bakar şekilde oturması gerekiyor.
Evlenmeden hamile kalan kızın ailesine köy halkı kırmızı kurdeleyle sarılmış pirinç çentiği veriyor. ‘Köyümüze utanç getirdiniz derhal köyü terk edin’ anlamında. Yeni bebek doğduğunda ise ateşin etrafında döndürüyorlar. Kıza gümüş kaşık, erkeğe gümüş yemek çubuğu hediye ediliyor. Ruh festivallerinde aile bir araya gelip, sahte para yakıyor ki daha çok para kazansınlar. Zenginler öldüklerinde ağızlarında yeşim taşıyla, orta gelirlilerse gümüşle gömülüyor.

Kaynak: Seyahat mektupları- seyahat@hurriyet.com.tr

Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Jet sosyetenin göz bebeği: Milyonerler adası
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
2018’de mutlaka görmeniz gereken yerler
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Kaplıca tatili hakkında merak edilenler
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Bu köyde sıcaklık eksi 71 derece!
SonbaharSonbahar
İstanbul’da sonbaharın keyfini en iyi çıkaracağınız adresler
Seyahat HaberiSeyahat Haberi
Tam da şu sıralar gidilmesi gereken yerler! Hepsi hem vizesiz hem de çok ucuz...