Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dalgalı kur cilvelendi iç talebi yavaşlatın

<B>SON </B>günlerde yine <B>dalgalı kur rejiminin</B> cilvelerini yaşıyoruz.

Krizler ve devalüasyonlar konusundaki deneyimleri hafızalarda taze olan ülkelerde döviz kurlarının kısa bir süre içinde yüksek oranda dalgalanması sinirleri bozuyor.

Amerika’nın faizleri artıracak olması bir bahanedir. Üç ay evvel cari işlemler açığının yüksek olması da bir bahanedir. Asıl neden, ileriye dönük siyasi alandaki olumlu beklentilerin azalıp geleceğe yönelik ekonomik alanda yeni olumlu beklentiler yaratılamamış olmasıdır. İleriye dönük döviz dengesi tahminleri çok iç açıcı değildir.

SÜREÇLER

Döviz kurları yukarı yönde hareket etmeye başladığında birbirini besleyen süreçler devreye girer. Önce, yabancı yatırımcıların
satışları konuşulur. Sıcak paraya küfredilir. Daha sonra, çeşitli borçlanmalarda sınıra çarpılıp zorunlu olarak dövize dönme gereksinimi başlar.

Kur oynamalarındaki görünür nedenler üzerine olayları geriden takip etmekle ünlü kredi derecelendirme kuruluşları ahkam keserler. Dün Moody’s şirketinin yaptığı gibi, cari işlemler açığının artmasını kaygı verici olarak nitelerler. Bir anlamda, pişmiş aşa su katarlar.

Kár yaratmakta zorlanıp hálá kur riski alarak para kazanmaya çalışan bankalarımız zararlarını asgariye indirmek için önlem almaya başlarlar. Yabancıların tetiklediğini düşündüğümüz hareket böylece yerlilere de sıçrama eğilimi gösterir.

Bu dönemde döviz piyasasında hacimler azalır. Çok küçük hacimlerle döviz kurları çok ciddi boyutlarda oynayabilir. Piyasa sahipsizmiş gibi bir görüntü ortaya çıkar. Piyasayı dengeleyici bir oyuncunun olmaması sinirleri büsbütün bozar.

Önceleri hareketleri uzaktan izleyen bireysel yatırımcılar bir süre sonra aynı trene binmeye çalışırlar. Artık ipler kopmuştur.

Son iki haftadır gelişmeler henüz işin başında olduğumuzu gösteriyor. Şimdilik yabancı yatırımcılara küfredip ‘bu piyasanın sahibi yok mu?’ diyerek durumu idare ediyoruz. Ama, bankalarımızın ve özellikle özel sektörün ciddi boyutlarda dövizde açık pozisyonun olduğu biliniyor. Dolayısıyla, içinde bulunduğumuz süreç tahminlerin ötesinde de hızlanabilir. Moody’s ikazını yaparak görevinin bir parçasını başarıyla tamamladı.

GELECEKTEKİ AÇIKLAR

Cari işlemler açığının bir tehdit haline geldiği geçen yılın ortalarından beri konuşuluyor. Ama, yetkililerce bu riske gereken önem verilmedi. Ekonomik büyümeden feragat etmemek için iç talebin hızlanarak artışına seyirci kalındı
. Şimdi, üç ay önce gerçekleşmiş dengelerin ‘haber’ olması nedeniyle kurların dalgalandığını düşünüyoruz.

Şubat ve mart aylarına ait cari işlemler açığı verileri ocak ayından daha iyi olmayacaktır. IMF yıl sonu için cari işlemler açığını 9.5 milyar dolar civarında tahmin etmektedir. Konuyu yakından inceleyen iktisatçılar cari işlemler açığının 13 milyar dolara kadar (milli gelirimizin yüzde 5’i civarı) tırmanabileceğinden söz etmektedirler. Aslında, kurları oynatan geçmişteki döviz açıkları değil, gelecekteki olası döviz açığı beklentileridir.

Gelinen noktada iç talep artışını yavaşlatıcı önlemler almak kaçınılmazdır. Aksi taktirde, ödemek durumunda kalacağımız fatura ağırlaşacaktır.

Devam edeceğim.
X