Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dalgalı değil yükselen kur sistemi uyguluyoruz

<B>KONULARI</B> karıştırmayalım. <B>IMF ile ilişkileri koparmak</B> bir konudur. Uygulanan programın <B>bazı parametrelerini IMF ile anlaşarak değiştirmek</B> başka bir konudur.

Türkiye'nin IMF ile ilişkileri koparmak gibi bir lüksü yoktur. Bazı siyasetçilerimiz bunu bir seçenek gibi görmek isteseler de, böyle bir seçeneğimizin olmadığı biliniyor.

Buna karşılık, uygulanan programın bazı parametreleri IMF'yi de ikna ederek değiştirilmelidir. Bu ciddi bir seçenektir. Seçeneğin gerçekçi olup olmadığı araştırılmalıdır.

Programın yumuşak karnı dalgalı kurdur.

KUR REJİMİ

Dalgalı kurun bazı üstünlükleri vardır. Örneğin, yoğun olarak yabancı sermayenin ülkeden çıkabileceği dönemlerde dalgalı kur rejimi otomatik bir fren olarak çalışabilir. Ama, bizde çıkacak yabancı sermaye kalmadı. Dolayısıyla, dalgalı kurlarla şimdi ekonominin ihtiyacı olan yabancı sermaye girişleri frenleniyor.

Dalgalı kurun bir başka üstünlüğü siyasetçilerin saçmalıklarını anında yansıtabilmesidir. Siyasetçiler de kurların aniden yükselmesinden korktuğu kadar hiçbir şeyden korkmazlar. Dalgalı kurlar siyasetçileri de disiplin altına alan bir sistemdir.

Dalgalı kur sisteminin, bizim gibi mali sisteminin yarısı döviz üzerine olan ve son otuz yıldır yüksek enflasyon içinde yaşamış ülkelerde ise çeşitli sakıncaları vardır. Kurların gidişatı makul bir aralıkta öngörülemediğinden fiyatlama ve üretim kararları vermek zorlaşmaktadır, hatta imkánsızlaşmaktadır. Çünkü, kurlar daima yukarı doğru dalgalanmaktadır. Dolayısıyla, üretim hacmi düşmekte, fiyatlar daha yüksek olmaktadır.

Finansal piyasalar, döviz ve TL'nin beklenen göreli getirilerine göre dengeye geldiğinden, makul bir aralıkta öngörülemeyen kurlar TL faizlerinin olabileceğinden daha yüksek bir düzeyde oluşmasına neden olmaktadır. Risk primi artmaktadır.

Dalgalı kur sisteminden çıkıp öngörülebilir kur sistemine geçmek bizi kurtarır mı? Elbette, böyle bir garanti yok. Haftada bir IMF ile itişmekten çekinmeyen hükümetin olduğu bir ülkede kurlardaki gidişatın öngörülebilir olması da beklenen faydaları sağlayamayabilir. Döviz rezervlerimiz ciddi tehditler altında kalır. Faizler kabul edilemeyecek seviyelere tırmanabilir.

Bütün bunlar doğrudur. Fakat doğru olan bir başka konu daha vardır. Bir günden diğerine her açıdan güven veren bir hükümete sahip olamayacağımız açıktır. Dolayısıyla, siyasetçiye güven her zaman sorgulanacaktır.

SANAT

Böyle bir ortamda, öngörülebilir kur sistemi arada bir döviz rezervlerimizi tehdit etse de, faizlerin şimdikinden daha makul düzeylere gelmesine yardımcı olacaktır. Yabancı mali yatırımların ülkeye girmesini teşvik edecektir. Ekonomideki durgunluk bir ölçüde hafifleyebilecektir. Enflasyon daha düşük olacaktır.

Dalgalı kur sistemi maalesef bunların hiçbirini başaramayacaktır. Ekonomi politikaları ‘‘siyasetçiye güven’’ parametresi üzerine kurulamaz. Siyasetçiye güven, uygulanan politikaların ancak daha iyi sonuç vermesini sağlar.

Doğruları yapmamakta direnirsek batacağız. Öngörülebilir kur rejimi ancak batışı erteler ve acıları hafifletir. Dalgalı kur rejimi batışı hızlandırır. Acıları artırır. Unutulmamalı ki, ekonomi politikaları oluşturmak teknik bir iş olduğu kadar sanattır da.
X