DaimlerChrysler’e İstanbullu başkan

Hürriyet Haber
04.01.2006 - 00:00 | Son Güncelleme:

Dünya otomotiv devi DaimlerChrysler’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’na, Dr. Dieter Zetcshe getirildi. 1953 İstanbul doğumlu olan Zetcshe’nin bebekliği Ankara’ya yakın bir köyde barakalarda geçti. Uzmanlar, Zetsche yönetiminde DaimlerChrysler’in yeni bir sayfa açacağını savunuyor.

DÜNYANIN en büyük otomotiv şirketlerinden biri olan DaimlerChrysler’in Yönetim Kurulu Başkanlığı’na İstanbul’da doğan ve bebekliği Ankara’ya yakın bir köyde barakalarda geçen Dr. Dieter Zetcshe getirildi. Zetsche, 1 Ocak 2006 itibariyle görevi Prof. Jürgen Schrempp’ten devraldı. DaimlerChrysler’den temmuz ayında yapılan açıklamada, Schrempp’in yerine 5 yıllık bir süre için halen şirketin halen ABD’deki birimi Chrysler’in başında bulunan Dieter Zetsche’nin getirileceği bildirilmişti. Böylece, 10 yılı Yönetim Kurulu Başkanı olarak olmak üzere, 44 yıldır DaimlerChrysler’de çalışan 61 yaşındaki Schrempp, planlanandan 3 yıl önce emekli oldu. Almanya’nın en yüksek gelire sahip üst düzey yöneticileri arasında yer alan Schrempp, 1998 yılında Daimler-Benz ve Chrysler Corporation’ın birleşmesi ve şirketin dünyanın sayılı büyük firmaları arasında yer almasında rol oynamıştı.

YENİ BİR SAYFA AÇABİLİR: DaimlerChrysler’in yeni Yönetim Kurulu Başkanı Dieter Zetsche, 1953 yılında İstanbul’da doğdu. 1976’da mühendislik eğitimini tamamlayarak, o zamanki adıyla Daimler-Benz’de göreve başlayan Zetsche, 2000 yılından 2005 Ağustos’una kadar Chrysler Group Başkanlığını yürüttü. Ağustos 2005’te Mercedes Car Group Başkanlığı’nı (Mercedes Otomobil Grubu: Mercedes-Benz, Maybach, Smart) Eckard Cordes’ten devralan Zetsche, aldığı önlemlerle şirketin Chrysler bölümünü ekonomik krizden çıkarmasıyla biliniyor. Bu görevi sürecinde Zetsche, Chrysler bölümüne bağlı 6 fabrikanın kapatılıp, 26 bin kişinin işten çıkarılması kararlarını da almıştı. Uzmanlar ise, Zetsche yönetimindeki otomotiv devinin yeni bir sayfa açabileceği görüşünde birleşiyorlar.

ALMAN HASTANESİ’NDE DOĞDU: Zetsche, mekanik mühendisliği dalında doktora yaptığı için Dr. Zetsche olarak biliyor ama aslında elektronik mühendisi. Zetsche’nin Türkiye ile ilgili geçmişi babasının Ankara’ya yakın bir köye tayiniyle başlamış. Babası Türkiye’de bir barajın yapımında görevli olduğu için annesi ve iki kardeşiyle birlikte Türkiye’ye yerleşmişler. Sadece Zetsche’nin doğumu için birkaç haftalığına İstanbul’a gelmişler. Zetsche İstanbul’da Alman Hastanesinde doğmuş ve 15 aylıkken de ailesiyle birlikte Almanya’ya geri dönmüş.

KÖYLERİNDE OKUL BİLE YOK: Zetsche, geçtiğimiz aylarda yaptığı bir röportajda çok küçük yaşta Türkiye’den ayrıldıkları için bir şey hatırlamadığını belirterek, sadece çekilmiş bir kaç fotoğrafının olduğunu vurgulamıştı. Büyük kardeşlerinin o dönemde 9-10 yaşlarında olduğu için Türkçe bilgilerinin olduğunu söyleyen Zetsche, "Kaldığımız köyde okul olmadığından, annem onlara kendisi eğitim vermiş. Ayrıca annem de bir çok kelime öğrenmiş" demişti.

ÇÖL GİBİ YERDE KALIYORMUŞUZ: Zetsche, Türkiye ile ilgili şu açıklamaları yapmıştı: "Kaldığımız yerde sadece barakalar varmış ve babamlar o barakalarda kalıyorlarmış. Ankara’ya yakın bir yer olduğunu biliyorum. Her ne kadar Ankara’ya yakın da olsa, o dönemlerde Ankara bile kaldığımız yere çok uzakmış. Çöl gibi bir yermiş. Daha sonra Türkiye’ye, dolayısıyla da İstanbul’a tatil ve iş amacıyla bir çok defa geldim. İstanbul Boğazı gerçekten harika. Özellikle de geceleri çok güzel. Akşam Boğaz kenarındaki mekanlarda oturmak, balık ya da başka şeyler yemek harika. Üstelik kültürel açıdan da çok ilginç bir şehir. İki kıtayı birleştiren başka bir şehir yok."

Türkiye çok büyük gelişme gösterdi

DİETER Zetsche’nin Türk ekonomisine ilişkin saptamaları da oldukça ilginç: "Türkiye’de bazı krizler yaşansa da, son yıllarda büyük bir gelişme kaydetti gerçekten. En son üç yıl önce yaşanan büyük kriz, ekonomiyi oldukça etkiledi. Özellikle de otomotiv sektörünü. Bildiğiniz gibi Türkiye’de DaimlerChrysler’in oldukça önemli bir ticari araç yatırımı var. Türkiye bizim için çok önemli bir pazar. Bir yandan Türk insanının çalışkanlığı ve becerisini, halkın dinamik dünyaya ayak uydurabilen yapısını, diğer yandan da hükümetin Batı’ya açıklığını gözönünde bulundurunca, Türkiye’nin gelişimini sürdüreceğini söyleyebilirim."
Etiketler:


EN ÇOK OKUNANLAR

    Sayfa Başı