Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Daha kötüsünü önlemek için

Oktay EKŞİ

İnsanlığın ilk gününden beri iyi ile kötü arasında başlayan savaşın son hedefi Çankırı Valisi Ayhan Çevik imiş.

Ama uzaktan kumandalı bomba patlatarak onun hayatına kasteden alçaklar kendileri için hiç de hedef teşkil etmeyen üç masum insanı da öldürdüler.

Meğer olayda ölenlerden Kız Meslek Lisesi 8-A öğrencisi Fatma Dönmez eğer okuluna gidebilseymiş, ilk olarak 'insan hakları' dersine girecekmiş.

O dersi keşke, üç kişinin canına kıyan katillere vermek ve 'yaşama hakkı'nın öteki insan haklarından önce geldiğini öğretmek mümkün olsaydı.

Ne yaparsınız ki kötülüğün askerlerini bu şekilde yola getirmek olanağı yoktur.

Belki pek nadiren istisna olabilir. Ama genel kural olarak, bilinmesi gereken şudur:

Onları ıslah edemezsiniz. Çünkü onlarla diyalog kuramazsınız.

O nedenle yapabileceğiniz tek şey, onları cezalandırarak toplumu huzura kavuşturmaktır.

Çankırı Valisi'ne yapılan suikastı TKP/ML-TİKKO diye bilinen ve bir zamanlar farklı görünen iki örgütün birlikte üstlendiği öne sürülüyor.

Çankırı Valisi'nin Tokat'tan geldiği ve PKK'nın bu örgütlerle ve DHKP/C ile işbirliği yaparak Karadeniz'e açılmalarını engelleyen yöneticilerden biri olması nedeniyle, onun hedef alındığı anlaşılıyor.

Bu doğru ise Türkiye'yi yönetenler ‘‘Karadeniz Bölgesi'ne açılma amaçlı terörün kökünü kazıdıklarını’’ söylemekten vazgeçsinler. Çünkü görüldüğü gibi, teröristler, orada burada hâlâ eylemler yapabilecek potansiyele sahipler.

Bu olayın önemli bir tarafı da, Vali Çevik'i hedef alan suikast metodunun ancak, 'bomba' konularında uzmanlaşmış teröristlerden oluşan bir ekibin yapabileceği kadar ince planlama gerektiren türden olmasıdır.

TKP/ML-TİKKO eğer bu nitelikte elemanlara sahip ise, onları yakalayıp cezalarını verinceye kadar geçecek dönemde, bu türden kanlı ve çok tedirgin edici olaylarla karşılaşabiliriz. O nedenle hepimiz güvenliğimiz konusunda şimdiye kadar olduğundan daha titiz davranmalıyız.

Nitekim bundan üç ay kadar önce güvenlik güçlerimiz Amasya'da yakalanan bir TİKKO militanında, bu son olayda kullanıldığı sanılan türden bir uzaktan kumanda sistemi ele geçirmişlerdi. Militan bu sistemden iki adet getirdiklerini bildirmişti.

Emniyet yetkilileri, ‘‘Çankırı'da kullanılan ikincisi oldu. Sistem ilginç bir şekilde çalışıyor. 14 adet bombayı istenildiği gibi kumanda edebilme yeteneğine sahip. Fotosel sistemi ile de çalışma özelliği var’’ diyorlar.

Verilen bu bilginin teknik değerlendirmesini biz yapamayız. Ama bu suikastın daha kötü olayların habercisi olmasını önlemek istiyorsak, 1948'den beri bu tür terör olaylarına karşı etkin önlemler alan ve o sayede bir ölçüde huzura kavuşan İsrail'in deneyimlerinden yararlanmalıyız.



X

YAZARIN DİĞER YAZILARI