"Nilgün Tekfidan Gümüş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Nilgün Tekfidan Gümüş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Nilgün Tekfidan Gümüş

Daha kaç can gerek

Bir ülkeye, bir terör örgütüne kaç şehit yeter?

Hani hep Türkiye’deki Kürt sorununun çözümü için örnek gösterilen IRA terör örgütü mesela? Kaç cana mal olmuştur biliyor muyuz?

Kuzey İrlanda’nın İngiltere’den bağımsızlığı için mücadele veren terör örgütünün 1960’lardan 2000’lerin başına kadar süren eylemlerinde ölü sayısı 1.800 olmuş. Bunlardan yaklaşık 650’si sivil.

Ya İspanya’nın Bask bölgesinde ayrılığı için mücadele eden ETA terör örgütü? Geçen yıl kalıcı ateşkes ilan eden ETA eylemlerinde hepi topu 820 kişi ölmüş.

* * *

HEPİ topu dediğime bakmayın.

Her insan bir can, her insan bir değerdir. Tekirdağlısı, Diyarbakırlısı, Ağrılısı ya da İzmirlisi. Birisi diğerinden daha değerli ya da ötekisi berikisinden daha değersiz değildir. Kanunlar da böyle söyler.

Ancak terörün ucuzladığı, sıradanlaştığı bir ülkedeyiz. Bu nedenle ölçümüz de değişik. Bir, iki şehit olduğunda ‘ah, vah’ deyip geçeriz. Oysa o bir ikiler birleştiğinde orman olur da yine görmeyiz.

Yüreğimizin kanırması için daha fazlasını isteriz. Terörü kınarız. Ailelere baş sağlığı dileriz. “Şehitler ölmez, vatan bölünmez” tarzında iki slogan atarız, lanet okuruz, sonra güne geri döneriz. Tribün milliyetçiliğidir bizimki.

* * *

HANIMLAR, beyler. Bu Arap baharından önce de böyleydi, yine aynısı demeyeceğim, çünkü bu kez şartlar farklı.

Türkiye, Arap Baharı’nda hatalı hesap yapmış olabilir. Esad zayıfladığında Suriye’de kontrolsüz bölgeler oluşabileceğini öngörmüş ama fazla ihtimal vermemiş de olabilir.

Ancak Türkiye’nin Kürt nüfusunun yoğun olduğu bölgelerde yanlış hesap yapma zamanı değildir artık.

Suriye’deki soydaşını frenlemesi için ‘Irak Kürdistanı’ Başkanı Mesut Barzani’den medet umarken, Türkiye’nin Kürtlerini görmezden gelmesi ne kadar doğrudur?

Twitter’da lanet okumakla da bu kan durmaz. Bakın Türkiye’deki terör, Suriye’deki iç savaştan daha fazla can almıştır.

Böyle giderse almaya da devam edecektir. Oysa asker bile, güneydoğu sorununun yalnız askeri yöntemlerle çözülemeyeceğini defalarca söylemiştir. Dolayısıyla çözüm üretme, yeni stratejiler tayin etme zamanıdır.

* * *

O çözümün adresi de Türk seçmeninin TBMM ehliyeti verdiği Türk ve Kürt milletvekilleridir.

Sınırın Suriye yanında önemli gelişmeler yaşanır, Şemdinli’de Esad’dan yüz bulan PKK, Halep benzeri bir manzara ortaya çıkarmaya çalışırken Ramazan ve yaz rehavetinden uyanma vaktidir.

Artık Türk, Kürt aydınının, sözü geçen tarafların ateşin altına elini koyma zamanıdır. Artık akan kanı durdurma, dağdaki gençleri hayata döndürecek formülü bulma zamanıdır. Ve bu ülkenin her zamankinden daha cesur yüreklere ihtiyacı vardır.

X