Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Daha çok demokrasi ETA’yı korkuttu

ANAYASAL sistemi bize benzemiyor. Orada on yedi özerk bölge var. Ama, onun da derdi, üstelik yüz elli yılı aşkın süredir ETA terörü.

Aynı derdin sahipleriyiz. O nedenle, İspanya’nın terörle mücadelesinden öğreneceğimiz çok şey var.

Ayrılıkçı, etnik terör İspanya’da 1838’de başlıyor. Bu tarih, terörle mücadelenin ne kadar amansız ve uzun süreye yayılabileceğinin göstergesi.

Sol eğilimli Cizvit papazlarının da desteğiyle kurulan ETA, İspanya’da üç bölgenin, Katalunya, Euskadi ve Galicia’nın bağımsızlığı için savaşan terör örgütü.

Franco diktatörlüğüne karşı, bir ara Katoliklerin mabedi Vatikan dahil, dünyanın sempatisini bile kazanıyor. Masum insanları öldürüyor, yine de Vatikan’ın desteğini alıyor. Terörle mücadelede, terörü tekrar tekrar dış dünyaya anlatmak vazgeçilmez bir uğraş.

FRANSA ETA YANINDA

Teröre destek açısından, bir ara Suriye, şimdi Kuzey Irak bizim için ne ise, İspanya için, Fransa aynı.

O kadar ki, ETA yöneticileri Fransa’da oturuyor. İspanya Başbakanı Gonzales onların adresini Fransa Cumhurbaşkanı Mitterand’a veriyor. Fransa, teröristlerin iadesini reddediyor.

O kadar ki, ETA’ya silah sağlayan fabrika Fransa’da. İspanya bastırıyor, ama Fransa fabrikayı kapatmıyor.

O kadar ki, tamamen Fransız vatandaşlarından oluşan, ETA’dan talimat alan bir ek terör örgütü bile kuruluyor.

Demokrasi aşığı geçinen, uygarlığı kimseye bırakmayan Fransa yaklaşık elli yıl ETA terörünü destekliyor. Sırf İspanya’yı zayıf düşürmek için.

KRAL JUAN CARLOS

Terörle mücadelenin anahtarı demokrasi. 80’li yıllardan itibaren, Kral Juan Carlos başta, İspanya dünyada eşi pek görülmeyen bir demokrasi denemesine girişiyor.

Ayrılıkçı olsa bile, şiddet ve şiddete övgü içermeyen ayrılıkçı söylemle, salt kanlı terör eylemini birbirinden ayırıyor.

Terörün kökünün kazınabilmesi için, ayrılıkçı olanlar dahil, teröre karşı olan herkes bir araya geliyor. Teröre karşı taban genişliyor.

Bunun müthiş bir siyasal sonucu var orada.

Eli kanla lekelenmemiş örgüt üyelerine siyaset yapma olanağı tanınıyor. Yani, seçimle İspanyol Parlamentosu’na girme hakkı.

Örgüt içinde, bu fırsattan yararlanacak olanların sayısı hiç de az değil. ETA o andan itibaren düşüşe geçiyor. Daha fazla demokrasi, terör örgütünün en çok korktuğu şey.

BÖLGE HALKI

Bu arada en önemli etken bölge halkını kazanmak. Nedir bunlar?

- Bölgeye yönelik kaba kuvvete dayalı önlemlerden kaçınmak.

- Bölge halkının temel hak ve özgürlüklerine tam saygı göstermek.

- Bölge halkına en geniş alamda siyaset hakkı tanımak.

- Bir zamanlar terörü desteklemiş, sonradan vazgeçmiş olanları topluma kazandırmak.

- Ulusal bütünlüğü cazip kılmak.

Terörle mücadelede bütün bunları yapabilmek, ön yargılardan uzak, çok geniş demokratik hoşgörü ve anlayış gerektiriyor.

Bu bilgileri emekli bir dış politika temsilcimiz Akın Özçer’in kitabından alıyorum. Özçer’in yazdığı Çoğul İspanya kitabını Türkiye’yi yöneten ve bu konularda düşünen herkesin okuması gerek. Tayyip Erdoğan’ın yerinde olsam, Özçer’i çağırır, uzun uzun sohbet ederim. Hele de, teröre karşı ne yapılmasının arandığı bugünlerde.

Onların PNV’si bizim DTP’ye fark atar

İSPANYA’da devlet ve ETA ateşkeste anlaşıyor. Bir dizi siyasal hakla birlikte.

Bunun karşısında, İspanya Parlamentosunda temsil edilen partiler ayrılıkçılığı savunan Milliyetçi Bask Partisi PNV, ondan kopan EA, sosyalist PSOE ve merkez sağ parti PP ortak bir açıklama yapıyor.

- Terörle mücadeleyi hiç bir zaman partizan amaçlarla kullanmayacağız.

- Demokrasilerde şiddeti ve cinayeti haklı kılabilecek hiçbir hedef yoktur.

- Devlet güvenlik güçlerine, görevlerini daha iyi yerine getirebilmeleri için maddi olanaklarının genişletilmesini destekliyoruz.

- Terörü önleyecek her türlü yasal reformu destekliyoruz.

- Bölge halkını ve bütün halkımızı teröre mücadeleye çağırıyoruz. Özellikle gençlere çağrıda bulunarak, şiddete karşı isyan etmelerini istiyoruz.

- Eli kana bulanmamış, pişmanlık duyan teröristlerin kazandırılmaları gerektiğine inanıyoruz.


Teröre karşı işbirliği, muhalefet partilerinin bunu aptalca iç politika malzemesi olarak kullanmalarından çok uzak. ETA ile içli dışlı olmuş, hala ayrılıkçılığı savunan PNV bile, teröre karşı mücadelede toplum karşısında kendini bağlıyor. Ne yapacağı konusunda, PNV’nin gözü artık ETA’da değil.

CHP’si ve MHP’si ile bizimkilerde jeton düşer mi? DTP bundan ders alır, Mecliste olma şansını değerlendirir mi? Gözünü PKK dışına kaydırır mı?
X