Ege Haberleri

EGE

    Dağların oğlu Zorbey

    Ulaş SAĞ
    05 Kasım 2009 - 00:00Son Güncelleme : 04 Kasım 2009 - 22:22

    Henüz 15 yaşındayken annesini Mahmutbey Dağı’nda trekking yaparken kaybeden Zorbey Aktuyun, yaşadığı travmayı atlatıp kaya tırmanışında ülkemizin ilk milli sporcularından biri oldu.

    ANNESİNİ 9 yıl önce dağda meydana gelen bir kazada kaybeden Zorbey Aktuyun, 15 yaşında yaşadığı bu ağır travmayı aşıp, Türkiye’nin en önemli dağcıları arasına adını yazdırdı. 2000 yılında doğa yürüyüşü (trekking) yapmak için Kemalpaşa Mahmutbey Dağı’na çıkan bir grupta yer alan annesi Leyla Aktuyun’un başını kayaya çarptıktan sonra uçuruma düşüp ölmesinin ardından dağlara küsmek yerine dağlara koşan Zorbey, spor ve kaya tırmanışında ülkemizin ilk milli sporculardan biri olmanın gururunu yaşıyor.

    İNTİKAM DUYGUSU YOK
    Annesini kaybettiği yürüyüşte kendisinin de bulunduğunu ancak olayı tam olarak görmediğini belirten Zorbey, “Belki bir başkası böyle bir olayı yaşasaydı bırakın tırmanmayı, yürüyüş için bile dağa çıkmazdı. Ancak tırmanışı bir intikam alma veya doğaya kafa tutma aracı olarak görmedim. Annem hayatta olsaydı da bugün yine aynı şekilde tırmanıyor olurdum. Ayrıca bu sporun futboldan daha az tehlikeli olduğunu söyleyebilirim” dedi.

    YURT DIŞINDA YARIŞTI
    Ege Üniversitesi Beden Eğitimi Spor Yüksek Okulu son sınıf öğrencisi olan Aktuyun, Milli Takım’la 2007’de Çek Cumhuriyeti’nde, geçen yıl da Fransa’da düzenlenen iki uluslararası yarışmaya katıldığını belirterek şöyle konuştu: “Bu sporda gidebileceğim en son noktaya kadar gitmek istiyorum. Katıldığım uluslararası yarışma sayısını artırabilirsem, 1-2 yıl içinde daha farklı noktalara gelebilirim. Bunun için iyi bir sponsora ihtiyacım var.”

    Babası teşvik etti

    YAŞADIĞI talihsiz kazaya rağmen doğaya sırt çevirmediğini, tersine babası Ali Aktuyun’un teşvikiyle bu spora yöneldiğini belirten Zorbey Aktuyun, “Annem yürüyüş esnasında tek sıra olarak geçilen dar bir yerde önündekine çok yakın yürüdüğü için aniden beliren bir kayaya kafasını çarpıp uçuruma yuvarlanmış. Böylesi bir acıyı tarif etmek mümkün değil. Ancak yaptığım sporla bu olay arasında direkt bir ilişki yok. Tırmanışa 9 yıl önce başladım. İlk yarışımda gençler kategorisinde başarılı olunca bu işe dört elle sarıldım. 2007’de Türkiye’de ilk kez oluşturulan Milli Takım’a alındım. Şu anda aktif olarak ilgilendiğim tek şey tırmanış” dedi.

    Bafa Gölü en uygun parkur

    ÜLKEMİZDE tırmanışa giderek artan bir ilgi olduğunu ancak ciddi bir altyapı eksiği bulunduğunu dile getiren Zorbey Aktuyun, özerk bir federasyon kurulması halinde gelişimin hızlanacağını söyledi. Bafa Gölü çevresinde bu spor dalı için çok uygun parkurlar olduğunu belirten Aytuyun tırmanıyla ilgili şu bilgileri verdi: “Sörf için Alaçatı ne ise, tırmanış için de Bafa aynı öneme sahiptir. Türkiye’de uluslararası standartta, yani 18 metreden yüksek bir yapay duvar oluşturulursa, bu spor dalında patlama yaşanır. Filmlerde sıkça işlenen tırmanışlar, senaryo gereği abartılı olmakla birlikte, geleneksel tırmanış dediğimiz kategoriye girer. Burada sporcu, emniyet malzemelerini de yanında taşıyıp, kendisi yerleştirerek tırmanır. Tırmanış sporuyla ilgilenen arkadaşlarımın çoğu “high work” denilen, yüksekte yapılan işlerde çalışarak para kazanabiliyor. Ancak ben sadece sporla ilgileniyorum.”

    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı