Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Dağ fare doğurdu

HER ne kadar hükümet yalakaları “Buna da şükür!” diyerek “demokratik açılımın ilk adımlarının” atıldığını birbirlerine muştulasalar da cuma günü TBMM’de açılım falan yapılmamıştır.

İçişleri Bakanı’nın o gün verdiği bilgilere göre şu ana dek yapılanlar:

a) 18 yaş altındaki tüm çocukların Çocuk Mahkemeleri’nde yargılanmasını sağlamaya yönelik kanun tasarısı Meclis’e sunulmuş.

b) Geçen hafta cezaevlerinde tutuklu ve hükümlülerin yakınlarıyla anadillerinde görüşmesine imkân sağlayan yönetmelik yürürlüğe girmiş.

c) Vatandaşlarımızın kullandığı farklı dil ve lehçelerle ilgili üniversitelerimizde akademik araştırma yapılması, enstitü kurulması ve seçmeli ders konması gibi uygulamalara izin verilmiş.

d) Özel televizyonların farklı dil ve lehçelerde 24 saat yayın yapmasına imkân verecek yönetmelik değişikliği bir gün önce Resmi Gazete’de yayınlanmış.

¡ ¡ ¡

Bakan’a göre bundan böyle yapılacak işler ise şunlar:

a) Yaylalara çıkış yasağı kaldırılacak,

b) Üç denetim mekanizması kurulacak: i) Ayrımcılıkla Mücadele Komisyonu, ii) Sivil bir İnsan Hakları Kurumu, iii) Bağımsız Kolluk Şikâyet Mekanizması,

c) Yerleşim birimlerine yerel talep halinde eski isimlerinin verilebilmesine imkân sağlanacak,

d) Siyasi propaganda hakkının önündeki bazı yasal engeller kaldırılacak,

e) Siyasi partilerin seçim çalışmalarında vatandaşlarımızın kullandığı farklı dil ve lehçelerde seslenebilme imkânı verecek çalışmalar yapılacak.

¡ ¡ ¡

Bunlar yeni adımlar mı? Evet! Faydalı adımlar mı? Evet!

Ancak, Allah aşkına elinizi vicdanınıza koyun ve şu soruya cevap verin:

Altı aydır “Kürt açılımı” yapacağım diye tutturan, Meclis’te mutlak çoğunluğa sahip bir hükümetin eteğindeki taşlar bu kadarcık mı?

Meseleye tersten yaklaşalım: Yukarıda sıralanan “açılım maddeleri” DTP ve PKK’nın Kürt halkı adına talep ettiği:

a) Anayasal kimlik,

b) Anadilde eğitim (anadilin öğrenilmesi değil),

c) yerel yönetimlerin yetkilerinin büyük çapta güçlendirilmesi gibi taleplerle yakından uzaktan ilgili mi?

Genel af nerede?

Bu öneriler karşısında PKK’nın silah bırakacağına kim inanır?

 Ben de Başbakan’a soruyorum:

“Analar ağlamasın diye yapacaklarınız bundan mı ibaret?”

Yoksa, anaların ağlamamasını siz mi istemiyorsunuz?

 AKP 338 sandalyeye sahip. Üstelik, AKP+DTP TBMM’de 358 (338+20) oya ulaşıyor!

Buna rağmen, AKP “Kürt meselesi”nde yapısal bir adımı bir türlü atmıyor!

Neden? Nedenini “tarihi toplantıdan” bir gün önce 12 Kasım günü yazdım!

“Eğer, Hükümet Kürtler adına konuşanların ifade ettiği 1) Anayasal kimlik tanımı, 2) Anadilde eğitim, 3) Yerel yönetimlere geniş özerklik vb. gibi talepler konusunda ‘açılım’ yapmaya kalkarsa örneğin (AKP’nin) Diyarbakır, Van, Mardin milletvekillerini tatmin edecek ama ‘açılımlar’ Edirne, Yozgat, Samsun, Antalya, Erzurum milletvekillerini tatmin etmeyecek.”

 Açılıma engel bizzat AKP’nin içinde!

 Yalakalar istedikleri kadar birbirlerini muştulasınlar, 13 Kasım Cuma günü dağ fare doğurmuştur!

X