Çuvaldız

Siyami Kahyaoğlu skahyaoglu@hurriyet.com.tr
27 Ocak 2006 - 00:00Son Güncelleme : 26 Ocak 2006 - 23:57

Türkiye Bilişim Derneği (TBD) Başkanı Sayın Turhan Menteş 14 Ocak Cumartesi günü diyor ki; "Türk bilişim sektörü bir Arçelik değerinde, yani toplam 3.5 milyar dolar. Eğer sektörün büyümesi isteniyorsa, ulusal ölçeklerimizin belirlenmesi gerekiyor.

Öncü olduğumuz tekstil, turizm gibi sektörlerle entegre olup ürün üretmemiz lazım". Sadece iki gün sonra, 16 Ocak Pazartesi günü ise Sayın Turhan Menteş’in öncü dediği tekstil sektöründen, ülkemizin en büyük ve en üretken sektöründen sesler yükseliyor: "Bıçak kemiğe dayandı, sektör bitişe doğru gidiyor!"

Yılmaz Kocaoğlu "15 bin atölye kapandı, 1 milyon yeni işsiz yarattık" derken, Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Sayın Aynur Bektaş "İstihdamda büyük kayıplar yaşanır" uyarısında bulunuyor.

Ben de küçük çapta bir araştırma yaptım. Öncelikle tekstil sektöründe üretim kontrolü nasıl gerçekleştiriliyor, bilgi işlem bu sektörün neresinde diye baktım. Toplam 3 adet kuruluşta yabancı kaynaklı ciddi bilgi işlem ve üretim kaynak kontrol uygulamaları var. Zaten bu şirketlerde sektör şikayeti yok, sadece Çin kaynaklı rekabete karşı yöntem araştırıyorlar.

Yerli yazılımcılarımız ise -ihalelere itiraz etmekle meşgul olduklarından herhalde-, tekstil sektörünün haklarındaki düşüncelerini bilmiyorlar, bilemiyorlar. Tekstil sektöründe ciddi boyutlu iş yapan ve başarılı olan tekstil şirketlerinde yerli yazılım çözümlerine en azından ben rastlamadım. Bir zamanlar yerli yazılım kullanmış olan birkaç firma da artık yerli yazılımlar hakkında konuşmuyorlar.

Tabii ki bu tespitim eksik olabilir. O zaman yerli yazılımcılardan başarı hikayelerini bekliyorum. Sayın Turhan Menteş’in önerisi doğrultusunda küçük bir incelemeyle turizm sektörüne baktım.

Ne yazıktır ki gördüğüm manzara daha da vahim. Uluslararası zincirler tümüyle yabancı kaynaklı yazılım bağımlısı ve ne acıklıdır ki hallerinden çok memnunlar. Yerli turizmcilerse bilgi işlemi bilgisayar satın almanın dışına pek çıkaramamışlar. Sebep basit: İlk kuruluş yıllarında satın aldıkları ve kullanmaya çalıştıkları yerli yazılımlar bırakın faydayı, zarar vermiş.

Sayın Turhan Menteş’in yaklaşımı kesinlikle çok doğrudur ve olması gerekendir. Ancak şimdi çuvaldızı bırakalım da, sadece küçücük bir iğneyi alıp kendimize batıralım. Bakalım acıtacak mı?

1- Yerli yazılım şirketleri olarak bugüne kadar ne yaptık?

2- Üretim konusunda yabancı yazılımların karşısına çıkıp sadece ucuz fiyat nedeniyle ihale alan yerli yazılım firmalarından başarılı bir uyarlama gerçekleştirebilen var mı?

3- İhale şartnamelerine itiraz etmek ve fiyat indirmekten başka ilave yeteneklerimiz neler?

4- Yerli yazılımları nasıl oluyor da aynı fiyatlara yakın bir şekilde satış listesine koymayı beceriyoruz? Tüm yerli yazılım şirketlerinin maliyetleri aynı mı? Durum buysa neden ihalelerde karşımıza yabancı yazılımlar çıkınca fiyat yapımız değişiyor?

5- Yerli yazılım üreticileri olarak sosyal konularda hangi platformda görüldük?

6- Hangi sektörlerle iş birliği içinde yazılım ürettik?

7- Dünya çapında 3 haneli milyon dolarlara ulaşmış yazılım firmamız var mı?
Etiketler:


    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı