Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Tantan ve Temizel'e açıkça soruyorum

Cüneyt ÜLSEVER

ÇEŞİTLİ insanlarla inatlaştım. Bankacılık krizi ile başlayan bağırsak temizleme operasyonunun sonuna kadar gideceğini savundum. Bana karşı görüş ifade eden çoğunluk ise bu işin de eninde sonunda savsaklayacağını, hele hele siyasilere dokunmaya başladığında örtbas edileceğini savundular. Bu kez böyle olmayacağına dair savunmalar yaptım, gazozuna iddialara girdim. Sadettin Tantan, yaptığımız bir telefon konuşmasında, kendisine bu işin sonunda siyasilere dayanacağını, o zaman ne yapacağını sorduğumda ‘‘Nereye giderse gitsin, oraya kadar ulaşacağız!’’ diye cevap verip, beni umutlandırmıştı. Ancak, galiba şimdi yavaş yavaş kavramaya başladım.

Gazozları ben ısmarlayacağım!

* * *

Aradan bunca ay geçti, bunca doğru-eğri tutuklama yaşandı. Ancak, belirli engeller aşılamadı. Bugüne dek ne bir bürokrat, ne bir siyasi sorgulandı. Hatta gariptir; Egebank ile Etibank hakkındaki iddialar devletin raporlarına göre neredeyse tamamen aynı iken, birinin sahipleri içeride, diğerinin sahipleri ise emniyete çay içmeye bile davet edilmediler.

Demek düzen aynı düzen! Düzen ile düzülen katiyen değişmiyor. 40 milyar doları sahtekára, dolandırıcıya, onun bürokrasi ve siyasetteki işbirlikçisine kaptırdıktan sonra IMF'den 10 milyar dolar borç bulduk diye sevince gark olduk!

Şimdi çıkan af kanunu TCK'nın, kamu görevlilerinin ‘‘görevi ihmal etme’’ fiilini cezalandıran 230'uncu maddesini de kapsama alanına aldığına göre, batan bankalar konusunda görevini savsaklayan bürokratlar da oldular birer kader kurbanı!

Artık hiç hesap sorulamayacak.

* * *

Şu ana dek ne Tantan ne de Temizel hiçbir bürokrat ve siyasi hakkında işlem yapmadıklarına göre bu insanlar temiz!

O halde, bu kişilerin sütten çıkmış ak kaşık gibi masum oldukları ilan edilsin, benim gibi münafıklar da onların günahlarını almaktan vazgeçelim.

Örneğin, Egebank'ın batışını ilan eden, murakıp Sinan Çam'ın yazdığı ve üç bakanın dahi göremediği raporun var olmadığı ilan edilsin, varlığını iddia edenlerin ise hain olduğuna karar verilsin.

Etibank'ın özelleştirilmesi sırasında Cavit Çağlar'ın bir diğer bankası olan İnterbank'ın başının belada olduğunu beyan eden ve Etibank'ın Çağlar'a verilmesine karşı çıkan ilk Hazine Raporu'nun da hayali olduğu ilan edilsin. Bu özelleştirmeye imza atan Mesut Yılmaz, Bülent Ecevit, Zekeriya Temizel, Işın Çelebi, Güneş Taner, Yalım Erez'in ilk raporu görmedikleri ve sadece bir hafta sonra olumlu görüş ilan eden ikinci raporun varlığından haberdar oldukları kayıtlara geçsin.

Etibank'ın iştiraklerine kullandırabileceği kredi limiti 15 milyar dolar iken bu rakam 350 milyar dolara çıkana dek hiçbir murakıbın bankayı denetlemediği, bundan dolayı Hazine'nin bankanın içinin boşlatıldığından haberdar olmadığı kamuya ilan edilsin. Keza Egebank ile ilgili ve aynı dönemde bankayı hem kárda, hem de zararda gösteren 2 rapordan hangisi münasip ise o korunsun, diğeri sahte ilan edilsin!

* * *

Sayın Tantan, Sayın Temizel, dönülmez akşamın ufkundasınız. İncelediğiniz ve hakkında işlem yaptığınız bankalar ile ilgili olarak; ya bürokratlar ve siyasiler hakkında da işlem yapacaksınız, ya da onları aklayacaksınız. Başka çareniz yok.

Susarak unutturduğunuzu zannetmeyin.

En azından ben unutmayacağım!

X