Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Rüşvet ve TBMM

Cüneyt ÜLSEVER

Artık belli ki, cumhurbaşkanlığı seçimi kanlı geçecek. Sayın Süleyman Demirel'i yeniden seçtirmek için her yol mubah! Tehdit, gözdağı, küçümseme, her şey serbest. Hatta şimdi sıra rüşvette!

Sayın Ecevit'in açıkladığı liderler arası en son mutabakata(!) göre Demirel'e yeniden seçilme yolunu açan 5+5'e olumlu oy veren milletvekillerine ayrıca parti kapatmayı zorlaştırma (69. madde) ve milletvekilleri maaşlarını yargı ile çelişmekten kurtarma (86. madde) yolları da açılacakmış. Aynen, çığırtkanın Kadıköy vapurunda bir tarak alana ‘‘hediyesi bedava’’ iki tarak daha vermesi gibi!

Sayın Sedat Ergin'e hafta sonunda verdikleri demeçlerde hem Sayın Demirel, hem de Sayın Ecevit bu kumpası beraber hazırladıklarını itiraf ediyorlar ve aynı tornadan çıkan bir mantıkla ‘‘isteyen istediği gibi yorumlasın’’ diyorlar.

* * *

Benim yorumum basit! Ben liderler tarafından enayi yerine konmayı hazmedemiyorum. Madem bu Anayasa değişiklikleri elzemdi, daha önceleri nerelerdeydiniz? Madem böyle bir Anayasa değişikliğine kalkıştınız, milletvekilleri dokunulmazlığının sınırlandırılması ile ilgili Anayasa maddesine neden dokunmuyorsunuz? Üstelik, bu konuda tüm partiler mutabakat içindeymiş gibi gözüküyorlar. Hazırlanacak önergeye bu maddeyi de koyun, biz de rüşvet iddialarımızı geri alalım. Hatta, ‘‘kendisi için hiçbir şey istemeyen’’ Demirel, cumhurbaşkanı sıfatıyla hükümete bu konuda baskı yapsın. ‘‘Ayıp oluyor, hem dokunulmazlık sınırlansın diyorsunuz, hem yan çiziyorsunuz’’ desin.

Kimse kimseyi aldatmasın. Ecevit ile Demirel oturmuşlar, bir kumpas hazırlamışlar. ‘‘Milletvekilleri menfaat düşkünüdür’’ diye bir varsayımla 86. maddeyi; ‘‘Fazilet Anayasa Mahkemesi'nde canından bezdi’’ varsayımıyla 69. maddeyi değiştirmeyi akıl etmişler. Fazilet ile de önceden pazarlık yapılmış. Milletvekilleri, maaşlarına yargı tarafından ikide bir müdahale edilmesinden kurtulup, bu konuda ‘‘kendileri çalıp, kendileri oynayacaklar’’. Karşılığında da Demirel'e yeniden seçilmenin yolunu açacaklar.

Sonra da Demirel gönül rahatlığıyla cumhurbaşkanlığı yapacak, milletvekilleri vicdanları temiz bir şekilde milletin vekili olmaya devam edecekler!

Hakikaten enayi vatandaş muamelesi görmekten bıktım! Bu ülkede ‘‘vatandaşın hafızası yoktur, nasıl olsa unutur’’ varsayımının çoğu kez haklı çıkması beni bedbinliğe ve umutsuzluğa sevk ediyor. Siyasiler bizlere hesap vermekten neden hiç korkmazlar?

* * *

Ben Demirel ve Ecevit'in ‘‘Milletvekilleri menfaat düşkünüdür’’ varsayımını reddediyorum. Onların bu rüşveti hazmedemeyeceklerine inanmak istiyorum. Onlar Anayasa'yı bir bütün olarak ele alıp, tadilat gereken her maddeyi teker teker görüşerek değiştirecek akla sahip insanlardır. İnanıyorum ki ilk önce de çuvaldızı kendilerine batırıp, ‘‘milletvekili dokunulmazlığına sınır’’ getiren maddeyle başlayacaklarıdır.

Anayasa değişikliği konusunda Anayasa milletvekillerinin iradesini her türlü ipotekten bağımsız kılıyor. Demokrat Ecevit'in(!) Mesut Yılmaz'a getirdiği ‘‘liderlik eleştirisi’’ bizzat Anayasa'ya aykırı ve haksız.

Rüşvet teklif etmek suçtur; ancak rüşveti kabul etmek daha büyük bir suçtur.

İnanıyorum ki, Ecevit bu dahiyane ‘‘rüşvet pazarlığını’’ ortaya atarak, Demirel'in işini değil kolaylaştırmak, daha da zorlaştırmıştır. Zira bu oyun geri tepmeye mecburdur.

Kimse milletvekillerinin Anayasal hakkı olan ‘‘iradelerine’’ ipotek koymaya kalkmasın.

Bu niyet onların haysiyeti ile oynamaktır!

X