Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Korkutan ve korkan cumhuriyet

Cüneyt ÜLSEVER

Samimi olalım; kökenleri ne olursa olsun, birbirimizden korkan insanların oluşturduğu bir cumhuriyete sahibiz. Eskiden solcular ve sağcılar birbirinden korkardı. Hálá Türkler Kürtler'den korkar, Kürtler de Türkler'den! Aleviler'i İslam dinine saldırı olarak görenlerin sayısı az değildir. Yahudiler'e, Ermeniler'e, Rumlar'a şüphe ile bakar, eşcinselleri, transseksüelleri, tüm marjinalleri dışlarız.

Hele, hele İslamcılar'ın laiklerden, laiklerin İslamcılar'dan ödü kopuyor!

Taraflar birbirlerine karşı duydukları korkuyu da haklı örnekler ile süsleyerek haykırıyorlar. Her kesim birbirini suçlamanın telaşı içinde.

Öte yanda, birbirimizi suçlayarak var ettiğimiz ve idame etmeye çalıştığımız korkutan ve korkan cumhuriyetin durumu da ortada. Kim bu cumhuriyet ile yetinmeye razı?

Bugüne kadar, suçu karşı tarafa yükleyerek, ancak buralara vardık. Özeleştirisinin zerresini yapmadan yarattığımız ülkemizden, şöyle bir etrafımıza bakınca görüyoruz ki; vardığımız nokta iç açıcı değil. Daha fazlasını istiyoruz!

Olmuyor, bu ceket artık üzerimize uymuyor.

Son zamanlarda ise bir umut kapısı doğdu. Sanki, taptığımız putları sorgulamak, eleştiri oklarını kendimize yöneltmek gibi yeni, ancak sağlıklı bir ortam yükselme trendi içine girdi.

Ben bu gelişmenin ipuçlarından dahi mutluluk duyuyorum.

‘‘Onlar beni korkutuyor!’’ diye özetlenebilecek bir idrak seviyesi ‘‘Benden neden korkuyorlar?’’ soruşturmasına yükselirse, demokrasinin özü olan ‘‘bir arada yaşama sanatını’’ daha iyi icra edebileceğiz. Ulvi değerleri boş verin, daha huzurlu yaşayabileceğiz.

‘‘Benden neden korkuyorlar?’’

Taraflar, yanlış algılandıklarını düşünseler dahi, kendilerine bu soruyu sorabilirlerse, gergin ipler bir nebze olsun gevşeyecek gibi geliyor bana.

Bu ülkede İslamcılar'dan korkan samimi ve statükodan zerre kadar nimetlenmeyen büyük bir kitle var.

Öte yanda laikçileri, kendilerini yaşamın bir parçası olarak kabul etmeyen, özgürlüklerini sınırlayan etkin ve egemen bir güç olarak algılayan; yine samimi, devlet düzenini değiştirmek ile hiçbir alakası olmayan başka büyük bir kitle de var.

Dini azınlıklar hálá ürkek, Aleviler hálá kimliklerini gizlemek ihtiyacı duyuyorlar, Diyarbakır menşeli bir nüfus káğıdı hálá şüphe uyandırıyor, cinsel tercihleri farklı olanlar hálá yok sayılıyor.

Tamam, korkuların hak payları olabilir. Ancak, herkes ama herkes işe ‘‘kendi kapısının önünü temizleyerek’’ başlamaya bir niyet etse, belki korkularımızın da korkuttuğumuz için başımıza geldiğini idrak edeceğiz.

‘‘Karşı taraf benden neden korkuyor?’’

Birbirimiz sevmek zorunda değiliz, birbirimize benzemeye ise hiç gerek yok. Ancak, bir arada yaşamak zorundayız. Bugüne kadar ‘‘Beni korkutuyorlar’’ idraki işte elimizdeki neticeyi verdi.

Bu kez ‘‘Neden benden korkuyorlar?’’ sorusuna cevap arasak!

X