Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Fazilet'teki değişim talebi milletin talebidir

Cüneyt ÜLSEVER

Siz bu satırları okurken Fazilet Partisi'ndeki genel başkanlık yarışının sonucunu biliyor olacaksınız; ancak ben bu satırları yazarken neticeyi bilmiyorum. Ancak, kongre ile ilgili bazı gözlemlerimi ve görüşlerimi aktarmak istiyorum.

Bu kongre sadece Fazilet Partisi'nin hayatında bir dönüm noktası değil, Türkiye için de bir dönüm noktası.

Bu kongrede, genel merkez ve Sayın Necmettin Erbakan baskısına rağmen, Sayın Abdullah Gül'e verilen her delege oyu, kültürel değişimin tabana ne kadar yansıdığının bir göstergesidir.

Doğal olarak, Fazilet tabanı muhafazakárdır ve din etmeni ile biat ve itaat geleneğine çok bağlıdır. Ancak, son yıllarda dünyada yaşanan bireyselleşme süreci ülkemizi de etkilemektedir. Önemle, genç insanlarımız arasında inancın bir otoriteye bağlılıktan koparak, bireysel bir yorumla yaşanmaya başlandığı bir süreci yaşıyoruz. Bu kitle gün geçtikçe kendi taleplerinin ön plana geçerek, bir bilenin yerine, ortak karar sürecinin siyasete hákim olmasını istiyor. Ayrıca, bu kitle üzerindeki devlet baskısını bir atabilse, dinin bu kadar hákim olduğu bir siyaseti de reddedecek. Onlar, dinin işlevi ile siyasetin işlevinin çok farklı olduğunun bilincindeler. Sayın Abdullah Gül yola çıkarken dayanağını bu kitleden alacağı hesabı ile hareket etmiş olmalıdır.

Nitekim, Sayın İlhan Kesici için yapılan ve 1947 denek ve 13 ili kapsayan bir ankette ‘‘Lider değişikliği istediğiniz parti hangisidir?’’ sorusuna verilen cevapta % 25.9 ile Fazilet Partisi başı çekiyor. İlginçtir, bu ankete göre ‘‘Değişiklik istediğiniz partinin genel başkanı kim olmalıdır?’’ sorusunda ise tüm denekler en ön sıraya, parti farkı gözetmeksizin, % 19.5 ile Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ı koyuyorlar.

Bu kongre bir başka açıdan da tarihi bir yol ayırımına hizmet edecek. Faziletli dostlar reddetseler dahi, bu kongre bir kopma sürecinin başlangıç günüdür. Artık itaat partisi isteyenler ile değişim partisi isteyenler bir arada olamazlar. Statükocular ile değişimciler arasındaki ayrışım sadece bu partide değil, diğer partilerde de yakın zamanda yaşanacak. Bu iki kitlenin her alanda birlikteliği artık yapay bir birlikteliktir.

Bu kongreden sonra Erbakan devlete olan borcunu eda edip, küçük ama varlığı gerekli ‘‘din söylemi ağırlıklı partiyi’’ yeniden oluşturacak, Gül ekibi ise merkez-sağ rotasında başka sulara doğru yelken açacak.

Bu bir kehanet değil veya niyet değil. Türkiye'ye din ağırlıklı bir parti gerekli, zira sosyolojik temelde böyle bir ihtiyaç var. Bu insanların taleplerini toprağa gömemezsiniz. Zaten yıllar önce roller paylaşılırken Erbakan'ın kısmetine bu misyon düşmüştür. Erbakan da sistem içinde meşruiyetini, bu kitleyi sistem içinde dengelemek ancak sistemi de rencide etmemek kayd-ı şartı ile kazanmıştır. 1995'te Refah'ın aldığı oylar şirazeyi bozunca ve o dönemdeki olağanüstü yönetim talepkárlarının önüne adeta ‘‘al da at’’ kıvamında bir pas olarak düşünce, Erbakan rencide edilmiş, ancak dengeler de altüst olmuştur. Şimdi Erbakan kendine düşeni yerine getirmek gayreti içindedir: Küçük ve dinsel söylemi ağırlıklı bir parti!

Ancak, aynı dönemde sosyolojik tabanda yaşanan değişim, yukarıda tarif etmeye çalıştığım, muhafazakár ama değişim talepleri de taşıyan bireyci muhafazakárları da yaratmıştır. Onlar, tarihte böyle bir süreç yaşanmadığı için, değişimi eski muhafazakárlar gibi geçmişte değil; gelecekte aramaktadırlar. İşte Gül de bu kitleye talip olmak durumundadır. Ayrıca, muhafazakár bireyci söylemin diğer partilerde kendi liderlerinden umudu kesmiş siyasetçiler için de cazibe alanı olabileceğinin farkındadır.

14 Mayıs tarihi sadece ilk merkez-sağ parti olarak Demokrat Parti'nin kuruluş yıldönümü değil, yeni bir toparlayıcı merkez-sağ partinin doğum günü olabilir.

Merak etmeyin, tarih tekerrür etmez. Değişim esastır! Biz çeşmeye baktığımız zaman, akan suyu topyekûn aynı su zannederiz ama; akan her damla bir başka yeni damladır.

X