Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Borsa yazılarıma gelen cevaplar

Cüneyt ÜLSEVER

BU köşede yolsuzluklar ekonomisi üzerine yazdığım yazılarda, ister istemez bazı kurumlar ve kişiler ile ilgili iddiaları da dile getiriyorum. Ancak, bu iddialara cevap verildiğinde de hiç tereddütsüz bu cevapları da yayınlıyorum.

Bugüne dek bu prensibim hiç şaşmadı.

Böyle davranıyorum, zira görevim sadece bir medya görevi. Medyanın asli fonksiyonu ise kamuoyunu aydınlatmak. Kamuoyu ortaya atılan iddialar kadar, bu iddialara verilen cevapları da öğrenmeli.

* * *

29 ve 30 Kasım 2000 tarihlerinde ‘‘Borsa İle İlgili Bazı Sorular’’ başlıklı iki yazı yazdım ve bu yazılarda gerek SPK'nın işleyiş biçimini, gerekse borsada işlem yapan işletmelerin denetlenme şeklini, bazı örnekler vererek sorguladım. Ortaya attığım iddiaların bazıları ile ilgili de cevaplar aldım. Bugün bu cevapları özüne dokunmadan özetlemeye çalışacağım:

1) Sermaye Piyasası Kurulu Meslek Personeli Derneği bu yazılarda Sermaye Piyasası Kurulu'nu ve uzmanlarını itham eden ifadelere yer verildiğini söylüyor.

‘‘29.11.2000 tarihli, yazıda yer alan ‘....SPK yetkilileri, bazı aracı kurumlarla ahbap-çavuş ilişkisindeler' şeklindeki ifade yaklaşık 250 uzmanın çalıştığı kurulumuzda hepimizi zan altında bırakmaktadır....’’

Adı geçen yazıda yer alan bazı kurumla ile ilgili iddialarıma ‘‘SPK faaliyetine başladığından bu yana 36 aracı kurumun faaliyeti durdurulmuş ve bunların 15'i hakkında iflas davası açılmıştır. Bu aracı kurumlarda faaliyetlerinin durdurulduğu dönemde genel müdürleri SPK kökenli olan sayısı sadece iki olup, bu aracı kurumlar Tür Menkul Değerler ve Şahin Menkul Değerlerdir’’ diye cevap veriliyor. Yine yazımda dile getirdiğim üçüncü aracı kurumda (Emper) faaliyetinin durdurulduğu dönemdeki genel müdür SPK kökenli değilmiş. Ayrıca zararı 10 milyon dolardan 60 milyon dolara kadar yükselene dek SPK yetkililerinin hiçbir şey yapmadığını iddia ettiğim Emlak Menkul Değerler’de de hiçbir zaman SPK kökenli genel müdür görev yapmamış.

Dernek yetkilileri ile telefonda yaptığım konuşmada denetledikleri borsaya açık şirketler ile ilgili eleştirileri raporların dipnotlarına koyduklarını, ancak bu dipnotları yatırımcıların okumadıklarını söylediler. Ayrıca SPK'da çalışan kamu görevlileri 2531 sayılı ‘‘Kamu Görevlilerinin Yapamayacakları İşler Hakkında Kanun’’ kapsamında değillermiş. Kamu görevinden ayrıldıkları zaman denetledikleri sektörde çalışabiliyorlar.

2) Yaşar Holding ise yaptığı yazılı açıklamada ‘‘Batık bankalara bağlı Yasaş, T.Tuborg, Pınar Et, Pınar Süt ve Çeşme Altın Yunus ifadesi doğru değildir’’ diyor.

‘‘...iddia ettiğiniz manipülasyon ve spekülasyonların gerçek olmadığını Yaşar Topluluğu şirketleri, yöneticileri ve bu şirketlerle ilgili kişilerin takasbank dökümleri incelendiği zaman kendiliğinden ortaya çıkacaktır’’ deniyor. Yasaş ve Tuborg da devamlı SPK, İMKB ve Bağımsız Denetim altındadır'' diye ilave ediliyor.

* * *

Benim kastımın tüm SPK yetkililerini kapsamadığını açıkça ifade etmiştim. Kastettiğim bazı yetkililerdir. Ancak, SPK Meslek Kurulu Personeli Derneği'ni bu konuda üzdüğüm için özür dilerim. Yaşar Holding ‘‘Biz zaten denetleniyoruz, raporlar ortada’’ derken haklı. Ancak:

1) Denetlenen şirketler hakkındaki eleştirilerin sadece bir dipnot olarak yer almasını, yatırımcının açıkça uyarılmamasını; 2) 2531 sayılı kamu görevlilerinin yapamayacağı işleri tarif eden kanunun SPK'yı kapsamamasını (sadece genel müdürü kastetmiyorum) hálá yadırgıyorum. Dilerim bu konunun düzeltilmesi için ANAP Milletvekili Ertuğrul Yalçınbayır'ın yaptığı girişimler olumlu sonuç verir.

X