Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cüneyt Ülsever: Bayramlık ağzımla değil (1)

Cüneyt ÜLSEVER

Canım ülke o kadar da kötü durumda değil

BİR arkadaşım var. Beni hep olumsuz gelişmeleri yazmakla, hiçbir şeyi beğenmeme hastalığına tutulmuş olmakla suçluyor. Kendimi ona bir türlü kabullendiremiyorum. Ona göre bu ülkede çok hayırlı gelişmeler olmakla beraber ukala yazarlar beğenmemeyi hüner addediyorlar.

Herhalde ben de kendisinden oldukça fazla etkilendim ki, bu tatil haftasında yer alacak 4 yazımı da olumlu konulara ayırmaya karar verdim. Arkadaşıma nispet, bu bayram haftasında, yılın 51 haftası açtığım bayramlık ağzımı hiç bozmayacağım ve sadece iyi şeyler yazacağım.

Bir kere ben kıymetli büyüğümüz, gizli mesih Yaşar Nuri Öztürk Hoca'dan çok memnunum. İki konuda yaptığı açıklamalarla yüreğime su serpti.

Pişirilen alkolün içilmesinin günah olmayacağı hakkındaki fetvası, benim gibi iki cami arasında kalmış beynamazları çok mutlu etti.

Rakıyı kaynatmak yerine hafif ateşte ısıtırsanız, alkol de uçup gitmiyor.

* * *

Ayrıca bir ramazana iki keramet birden sığdıran Yaşar Hoca'nın, geleceğin dünyasının iki karılı olacağına dair öngörüsü de küreselleşme konusunda ne kadar pesimist insan varsa, hepsinin ağzına ot tıkadı. Küreselleşme, olaya erkek-mesih gözüyle bakılınca, muştulu haberler de taşıyor.

Tek meramım var: Acaba Yaşar Hoca konuyu hanımına nasıl açtı; ben bir türlü punduna getirip Neriman'a soramadım.

* * *

Bir ülkenin Başbakanı'nın ergin yaşta olması esasında iyi bir şey. Bir kere Ecevit, Özal gibi her şeye burnunu sokmuyor. Pekálá, bazı işleri Hüsamettin Özkan, Başbakan'dan habersiz götürebiliyor. Böylece hepimizin şikáyetçi olduğu merkezi yönetim ister istemez gevşiyor.

Ayrıca, Başbakan'ın ergin inadı meselelerin olgunlaştıktan sonra hayata geçmesine vesile oluyor. Böylece, ülke çok boyutlu çözümlere kavuşuyor.

Örneğin, Anayasa'ya rağmen çıkan af Anayasa Mahkemesi tarafından genişletilince, Apo da aftan yararlanacak, ‘‘Apo'yu asarsanız küseriz’’ diye tutturan Batı'nın ağzı bir karış açık kalacak. Üstelik adamlar, Apo'nun nasıl olup da MHP iktidarı döneminde affedildiğini bir türlü çözemeyecekler!

Politikanın türlü çetrefilli işlerini kanaviçe dokur gibi ince ince dokumak, bir siyasetçinin ancak ergin yaşta kazanabileceği özel hüner gerektirir.

Bir Fenerli olarak bu sene sarı kanaryadan şikáyetçi olmak da mümkün değil. Pekálá, bu sene başa güreşiyoruz. Üstelik, bu tür başarıların dalga etkisi de var. Hasta Fenerli küçük oğlumun önce kız arkadaşıyla arası düzeldi, bana itiraz etme katsayısı küçüldü, dersleri bile düzelmeye yüz tuttu. Allah'ım, bir de şampiyon olursak; vallahi yazın sıcağını, kışın soğuğunu bahane edip hükümete çatmayacağım!

* * *

Hürriyet'te ikinci yılımı devirdim. Karışanım yok, görüşenim yok. Artık, ‘‘Seni genel yayın yönetmeni çağırıyor’’ diye haber geldiğinde kalbim ağzımdan fırlamıyor. Hatta böyle telefonlardan sonra;

- Yine akıl soracak, diye düşünmeye bile başladım.

(Hızımı alamadım, olumlu yazmaya yarın da devam edeceğim.)

X