Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cumhuriyet ve cumhuriyetçilik

ÇOCUKLUĞUMDA, Mersin Stadyumu’nun bir bekçisi vardı. Bizi ne zaman görse ‘Türk müsün, Müslüman mısın?’ diye sorardı.<br><br>‘Türküm!’ dediğimiz zaman, ‘Müslüman değil misin?’ diye bastırırdı.

‘Müslümanım!’ cevabına ‘Türk değil misin?’ sorusunu patlatırdı.

Adamdan kurtuluş yoktu. Bu oyun birkaç yıl sürüp gitti. Artık delikanlı olduğumuza karar verdiği zaman, vazgeçti bu oyundan.

STADYUM BEKÇİLERİ

Türkiye’de bu türden stadyum bekçileri türedi bir süredir. Özellikle de Avrupa Birliği ağzımıza girdiğinden bu yana.

Cumhuriyet, cumhuriyet ilkeleri gibi kavramları duydukları zaman, hemen ‘Demokrasi daha önemli!’ diye ümüğünüzü sıkıyorlar. ‘İran da, Libya da, Çin de cumhuriyetle yönetiliyor!’ diyorlar. Ve ekliyorlar: Avrupa’da cumhuriyetle yönetilmeyen demokratik krallıklar var! Demek ki önemli olan cumhuriyet değil demokrasi!

Bunun gizli anlamı şu mu acaba? Osmanlı hanedanının demokrasisi Türkiye için daha uygun olurdu. Daha da açık söyleyecek olursak: Osmanlı’nın İslami demokrasisi!

Paranoya falan değil! Bu türden itirazların kökeninde 1923’te kurulan Türkiye Cumhuriyeti’ni içe sindirememek sıkıntısı yatıyor.

Bunun en tipik örneği Rauf Bey ve şürekası olmak gerekir. Daha önce ve sonra, Ahrar Fırkası, Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası (1924), Serbest Cumhuriyet Fırkası (1930), 1946’dan sonraki uzantıları, Milli Görüş ve türevlerini bir araya getiren kinci muhalefet.

POLİTİK SIFATIMDIR

Ben bir ‘cumhuriyetçi’ olarak (‘cumhuriyetçilik’ benim Hürriyet Gazetesi’nde fıkra yazarı olarak tek politik sıfatımdır), herhangi bir cumhuriyetten söz etmiyorum. 1923 yılında kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nden söz ediyorum. Bu cumhuriyet kesinlikle demokrasiyi içermektedir. Bu cumhuriyet, dünyada demokrasi hareketlerini yakından izlemeyi görev bilmiştir.

‘Türkiye Cumhuriyeti’ somut, örgütlü ve yapısal bir varlıktır. ‘Demokrasi’ soyut bir ‘kendilik’ (entite, zatiyet)’tir.

Cumhuriyet düzenine karşı demokrasiyi şantaj vasıtası yapanlara iyi gözle bakmam olanaksız. Türkiye için konuştuğumuz zaman her cumhuriyetçinin demokrat, her demokratın da cumhuriyetçi olması gerekir. Sadece gerekmez, zorunluluktur.

Örneğin, Cumhuriyet’in, Anayasa’nın 2. maddesinde yazılı temel ve değişmez ilkelerinden olan Laiklik’i laikçilik deyim-sözcüğüyle sabote edemezsiniz.

Resmi laiklikten, jakoben laikçilikten söz ederseniz İslamcıların, Fethullahçıların, ılımlı İslamcıların yanında ve Büyük Ortadoğu Projesi kampındadır yeriniz. Kusura bakmayın!

DEVRİMCİ TÜRKİYE

Avrupa Birliği’ne resmen aday yapılan devlet, 1923’te kurulan, sağ iktidarlar tarafından posa haline getirilmiş de olsa devrimci Türkiye Cumhuriyeti’dir. AKP hükümeti değil! Müzakereler sırasında AKP hükümeti zorlanır ama bir ‘varlık’ olarak Türkiye Cumhuriyeti asla zorlanmaz! Biline!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI