Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cumhuriyet ve Azerbaycan

Ferai TINÇ

15 Eylül, tarihteki ilk Türk Cumhuriyeti'nin yıldönümü.

Azerbaycan Meclis-i Mebusan'ının 15 Eylül 1919 tarihli oturumunun zabıtları çok önemli bir tarihi gerçeğe ışık tutuyor.

Bu belge bugün Azerbaycan arşivlerinde bulunuyor ve ne yazık ki henüz Türkiye'de yayınlanmış değil.

O gün Azerbaycan Meclisi, Bakü'de kurulacak Türk Şehitliği'nin temel atma töreni nedeniyle kapatılıyor.

Meclis Başkanı Hasanbey Agayev, sabah Meclis'e gelerek milletvekillerine şöyle sesleniyor:

‘‘Sayın Milletvekilleri, bugünkü tarihi topantımız büyük tarihi bayrama rastladığı için yarına kadar erteleniyor. Bugünkü bayramın ne kadar şerefli, ne kadar tarihi bir bayram olduğunu herkes anlıyor. Bu bayram münasebetiyle Türklük ve İslamlık yolunda şehit düşen Türk yiğitlerini anmak için hepinizin ayağa kalkmanızı istiyorum. (Salondakiler ayağa kalkıyor)

Sayın Milletvekilleri! Azerbaycan'ın milli merkezi sayılan Bakü'nün düşmanlar elinden, zalimler elinden kurtulması üzerinden 1 yıl geçti. Bizim kuvvetli vücudumuzu yarmak ve bedenimizi parçalamak isteyen ve hakkımızı çiğnemek isteyen düşmanlar geçen yıl mart ayından başlayarak Kürdemir istasyonundan yiğit Türkler tarafından kovularak Bakü'ye girdiler ve sonra denize atıldılar.

Böylece en mukaddes saydığımız başkentimiz Bakü'yü alıp bize verdiler. 28 Mayıs'ta istiklalimiz ilan edildi. Eylül ayının 15'inde ise hak yerini buldu, Bakü geri alınmıştır. Efendiler! Kan pahasına Türklük ve İslamlık uğruna şehit vermişlerdir. Vatanımızı kurtaran Türk yiğitlerini anmakla birlikte şunu da ilave etmek istiyorum ki, biz Azeri Türkleri büyük kardeşimiz olan Türklerin bu kahramanlıklarını hiçbir zaman unutmayacak, kan pahasına alınmış ve bize verilmiş istiklalimizi savunacak, her şeyin üstünde tutarak isteğimize kavuşacağız.

Bugün, hayırsever kuruluş, Türk şehitlerinin hatıralarını yaşatmak için abide yapacak. Saat 11'de bulvarda gerçekleşecek saygı duruşundan sonra kabristana giderek tekbirlerimize katılmanızı rica ediyorum.

Meclisi kapalı ilan ediyorum.’’

* * *

O gün Türk şehitliğinin temeli atılıyor. Ancak daha sonra oraya dikilen şehitlik Sovyet döneminde yerle bir ediliyor ve bugün Bakü'de 15 Eylül 1919'dan hiçbir iz kalmıyor.

Azerbaycan'da cumhuriyet ilanından dört yıl sonra, 29 Ekim 1923'de Anadolu toprakları üzerinde ikinci Türk cumhuriyeti doğuyor.

75'inci yılını doldurduğumuz cumhuriyetin Azerbaycan'daki kutlamaları, tarihi perspektifden bakıldığında ayrı bir önem taşıyor.

Bugüne kadar 75'inci yıldönümü çerçevesinde düzenlenen programların daha çok Amerika ve Avrupa'ya yönelik olduğu görülüyor.

Buna bir diyeceğim yok.

Ama ilk Türk Cumhuriyeti'nin kurulduğu bu topraklarda, ortak tarihi zihinlerde canlandıracak düzeyde görkemli bir kutlamayı paylaşmak neden düşünülmüyor?

Nasılsa tüm büyükelçilikler gibi Bakü Büyükelçiliğimiz'de de kutlama yapılacak diyenleri duyar gibi oluyorum.

Biliyorum. Bakü Büyükelçimiz Ecvet Tezcan'ın görkemli bir balo hazırlığı içinde olduğunu duydum.

Ama sadece büyükelçiliğin değil işadamları, üniversitesi ve kalbur üstü sanatçıları, modacıları ile Türkiye'nin tüm renklerinin ve kalitelerinin yansıdığı tarihi bir buluşmanın gerçekleştirilmesi gerekmez mi?

Çünkü Azerbaycan ve Türkiye halklarının tarihteki ikinci kucaklaşışı ‘‘Baku-Ceyhan'ı veriyor musunuz?’’, ‘‘Bize kömeh (yardım) edir miseniz?’’ kalıplarına sıkıştı kaldı.

Biraz bunların dışına çıkmanın zamanı gelmedi mi?













X