ANKARA HABERLERİ

’Cumhuriyet’in ilk çocuğu

Şehriban OĞHAN
Fotoğraflar: Selçuk ŞENYÜZ
29.10.2007 - 00:00Son Güncelleme :

Bugün, Türkiye’nin 81 ilinde onlarca okul, park ve caddenin tanınmasını sağlayan "cumhuriyet" adı, ilk olarak bir "okula" verildi. Kurtuluş Savaşı’nda hastane, TBMM’nin açılmasından sonra milletvekillerine yatakhane olarak hizmet sunması, "Ankara Numune Mektebi"ne, Türkiye’nin ilk "Cumhuriyet mektebi" ünvanını kazandırdı. Şimdiki adıyla Altındağ Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun arşivi, çoğumuzun bilmediği ayrıntılara ışık tutuyor.

Şehriban OĞHAN
Fotoğraflar: Selçuk ŞENYÜZ

BUGÜN, Türkiye’nin her il, ilçe ve beldesinde onlarca okul, park ve caddenin tabelasını süsleyen "Cumhuriyet" adı, ilk olarak bir "okula" verildi. O dönem Ankara kabadayılarının yaşadığı Ulucanlar’ın en seçkin okulu "Numune Mektebi", şimdiki adıyla Altındağ Cumhuriyet İlköğretim Okulu’nun, camekanlı bir dolapta saklanan arşivindeki sararmış belgeler, bilinmeyen bir ayrıntıya ışık tutuyor.

Osmanlı Devleti’nin, Osmanlı idaresindeki Rumları isyana kışkırtan Yunanistan’a savaş ilan ettiği 1897 yılında, günlük hayatı etkilenmeyen Anadolu, "Ümid-i Teceddüt Medresesi" adında bir eğitim yuvasına kavuştu. Çeyrek yüzyıl sonra Türkiye’nin başkenti olacak Ankara’nın, ilk yerleşim merkezlerinden Ulus civarında, "Yenileşme ümidi" anlamına gelen ismiyle dar bir sokak içerisinde kuruldu okul. İki katlı, altı derslikli ahşap bir binada hizmet vermeye başladı. Zamanla "Ulucanlar Mektebi" adını alan okulun adı, Birinci Dünya Savaşı öncesi "Numune (örnek) Mektebi" olarak değiştirildi.

HEM HASTANE, HEM YATAKHANE

Kurtuluş Savaşı sırasında ise her yerde olduğu gibi bu okulda da eğitime ara verildi. Sıraların yerine yataklar yerleştirildi; sınıflar ameliyathane oldu. "Numune Mektebi" bir süre, "Numune Hastanesi" gibi hizmet verdi. 1920’de TBMM’nin kurulması ve siyasi mücadelenin başlamasıyla birlikte, ikinci kez kimlik değiştirdi okul. Hastane için yerleştirilen yataklar, savaşı yapanların ardından, bu kez savaşı yönetenleri ağırladı. İlk milletvekilleri okulu "yatakhane" olarak kullanmaya başlarken, öğrenciler geçici olarak "Meçhul Asker Mektebi" adı verilen binaya yerleşti. 29 Ekim 1923’te Cumhuriyetin ilanıyla birlikte ise okulun kurtuluş mücadelesine yaptığı katkı "büyük bir onurla" ödüllendirildi. Dönemin Ankara Valisi Murat Bey "ahde vefa" göstererek, genç Türkiye’nin yönetim şeklini, halkın bağımsızlık talebini, bir daha silinmemek üzere okulun tabelasına kazıdı. 30 Ekim 1923 günü Hakimiyet-i Milliye Gazetesi’nde çıkan bir haberle de tescillendi. "Numune Mektebi", Türkiye’nin "Cumhuriyet" adını alan ilk okulu olarak, bir kez daha örnek oldu ardından gelenlere.

İLK MECLİS’E ÖDÜNÇ KİREMİT

Söylenenlere göre ilk Meclis’in hamuruna da katkıda bulundu okul. Fransızlar tarafından işgal edilmiş ve çatısı örtülmemiş İttihat Terakki Fırkası’nın binası ilk Meclis olarak düzenlenirken, kiremitlerin bir bölümü bu okuldan gitti.

HEDEF İLK 10 İÇİNE GİRMEK

Biz okulu gezerken, öğrenciler, okulun girişine kurulan sandıkta "Okul Meclisi Başkanı"nı seçmenin heyecanını yaşıyor. Okul müdürünün tarafsız kalmak adına "boş oy" kullandığı sandıktan, erkek rakiplerinin karşısında, okulun çöp sorununu çözme vaadiyle oy isteyen 7’nci sınıf öğrencisi Burcu Kılıç çıkıyor. Okul Müdürü İpekli, kız öğrencilerin başarısını, "Geçen yıl ilk kez Fen Lisesi’ne bir öğrenci gönderdik. O da kız öğrencimizdi" sözleriyle açıklıyor. Geçen yıl 12 öğrencisinin de Anadolu Lisesi’ni kazanmasının verdiği gururla da iddialı konuşuyor. İpekli, halen gecekondu bölgesi olarak bilinen semtin dar gelirli ailelerinin çocuklarına hizmet veren okulun, çok yakında "Cumhuriyet" adına yakışır bir şekilde, Ankara’nın ilk 10 okulu arasına adını yazdıracağını savunuyor.

Okul kefterindeki kalpaklı fotoğraflar/images/100/0x0/55eb008ff018fbb8f8a49b60

OKUL Müdürü Yusuf İpekli, Ankara Hürriyet’e okulu gezdirirken anlattıklarını, okulun küçük kütüphanesinde, camekanlı dolapta tutulan arşivle somutlaştırıyor. Camekanlı dolapta saklanan Osmanlıca belgelerin Türkçe’ye çevrilmesi çalışmalarının ise yeni başladığını söylüyor. Arşivin en dikkat çekici belgelerini, Cumhuriyetin ilanının hemen ardından 450 öğrenciyle yarım bıraktığı eğitim hayatına yeniden başlayan okulun, 1925 yılına ait öğrenci defterleri oluşturuyor. İpekli, aralarında kız öğrencilerin de bulunduğu, sararmış fotoğrafların çoğunun "şapkalı" olmasını önce "okul üniforması" diye açıklıyor. Ardından "Tabii şapka, biti ve kiri de göstermiyordu" yorumunu yapıyor.

Etiketler:

Yasal Bilgilendirme

Hurriyet.com.tr’nin Ankara haberleri bölümünde, DHA’nın abonelerine gönderdiği Ankara haberleri otomatik olarak derlenmektedir. hurriyet.com.tr editörleri otomatik akış içinde ’Cumhuriyet’in ilk çocuğu haberine editoryal müdahalede bulunmamıştır. Haber içeriklerinden hukuken ilgili ajanslar sorumludur.



ANKARA NAMAZ VAKİTLERİ

19 Şubat 2018, Pazartesi
  • İmsak
    06:06
  • Guneş
    07:30
  • Öğle
    13:08
  • İkindi
    16:06
  • Akşam
    18:35
  • Yatsı
    19:53
Sayfa Başı