Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin büyük yanılgısı

PAZARTESİ günü akşamüzeri bir Alman kadın gazeteci konuğumdu. 19.00’da geldi, 24.00’e doğru gitti. Yabancıların ve özellikle yabancı gazetecilerin Türkiye gerçeklerini anlayamayacağına olan inancım iyice pekişti.

Yabancılar CHP’nin TSK’nın partisi olduğuna inanmışlar. Bizim malumlar kazanın altına durmadan odun attığı için bunu düzeltmek hemen hemen olanaksız. CHP’nin devlet partisi değil cumhuriyetin düzen partisi olduğunu nasıl anlatacağız bu önyargılı cahillere? AKP’nin TSK’ya ve Kemalizm’e karşı zafer kazandığına inanıyorlar seçimde. Aralarında, 1950’lerde piyasadan uzaklaştırılmış olan Kemalizm’in belinin kırıldığını bile iddia edenler var. Bunların hepsi havacıva! CHP ve TSK, cumhuriyeti kurarak büyük suç işlemişler sanki.

* * *

"Ben değil merkez sağ çöktü"
diyen Deniz Baykal, CHP liderliğini bırakmıyormuş. Baykal’a telefon eden Süleyman Demirel, "İstifa etmeniz doğru olmaz. Görevinize devam etmelisiniz" demiş.

Mümkün olsaydı ve 22 Temmuz seçimi Deniz Baykal’sız, Baykalgillersiz ve muhaliflerin önderliğinde yapılsaydı sonuç kesinlikle değişmezdi. Deniz Baykal ve "giller"i CHP’de olmasaydı, AKP’ye oy veren yüzde 46.5 seçmenin bir bölümü CHP’ye mi oy verecekti? Elbette hayır! Peki Deniz Baykal parti liderliğini sürdürdüğü için CHP’ye oy vermeyenler verseydi ne olurdu? Sizce CHP’nin oyu yüzde 20.9’dan yüzde 50.9’a mı çıkardı? Bunun da cevabı hayır!

Bu soruların hepsinin yanıtı Birinci Millet Meclisi’nde, Cumhuriyet’in ilanında, Anayasa’nın 174. maddesi tarafından korunan Devrim Yasaları’nın kapsadığı toplumsal gerçeklikte, toplumsal tarihte yatıyor. 1950’de başlayan Karşı Devrim güçlenerek yürüyor. Demokrasi değil Karşı Devrim güçleniyor.

CHP bir sol parti değil kuşkusuz. Kaç kez yazdım, adam "Ben hadımım diyorum, siz oğlan uşak bekliyorsunuz benden" demiş. CHP öteki partilere göre daha çağdaş, daha insancıl, daha laik, bu nedenle solda görünüyor.

Peki Türkiye’nin sola, bir sol partiye gereksinimi var mı, var mıydı? Var olsaydı, ÖDP’nin genel başkanı partisini bırakıp bağımsız aday olmazdı. Türkiye’nin sola ve sol partiye gereksinimi olsaydı, CHP’yi sol saymayanlar, oy vermek için pertavsızla sol parti arayanlar oylarını İşçi Partisi’ne (0.37), Türkiye Komünist Partisi’ne (0.23), Emek Partisi’ne (0.08), Özgürlük ve Dayanışma Partisi’ne (0.15) verirlerdi. Saydığım partilerin oy toplamı 287 bin 293 ve yüzde olarak 0.83. 1965 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi (TİP) 2.97 oy oranına denk düşen 296 bin 528 oy almıştı. 42 yıl sonra solun durumu bu. CHP ise yüzde 28.75 eden 2.675.785 oy almıştı 1965’te. Kim gerçekten solda, hangi seçmen?

* * *

Bu konuda çok yazacağım daha. Seçim programını dünya çapında iki "sol" iktisatçı olan Prof. Dr. Bilsay Kuruç, Prof. Dr. Korkut Boratav ve genç arkadaşları yazmış olsaydı, CHP daha fazla oy alamazdı. CHP’nin en büyük hatası, "Emek kazanacak" iddiasını ortaya atmasıydı. Türkiye İşçi Partisi de 1960’larda "Herkes emeğinin karşılığını alacak" diyordu. Bu yüzden bir türlü iflah ol(a)madı!
X

YAZARIN DİĞER YAZILARI