Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Cumhurbaşkanlığı’nda erken peşrev yok

<b>KAYSERİ </b><br>BU bir senaryo. Cumhurbaşkanlığı ile ilgili pek çok senaryodan biri Kayseri kaynaklı bir senaryo.

Önümüzdeki seçimlerden sonra, gündeme iki siyasi konu gelecek. Biri Anayasa değişikliği, diğeri Cumhurbaşkanlığı seçimi.
Anayasa değişikliğinden çok, hepimiz yeni bir Anayasayı tartışacağız.
Başbakan Erdoğan’ın kafasındaki yeni Anayasada başkanlık sistemi var. Ancak, muhalefet partileri bir yana, sivil toplum örgütlerinden öte, başkanlık sistemine AKP’nin kendi içinden tepki var. AKP’de önemli bir çoğunluk başkanlık sistemini istemiyor. Toplumda da böyle bir uzlaşma olmadığı için başkanlık ufuk ötesinde görülüyor.
Başkanlık sisteminden daha önemli olan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün görev süresi beş yıl mı olacak, yedi yıl mı?
Bu konuda nihai sözü Başbakan Erdoğan söyleyecek. Yüksek Seçim Kurulu karar verir, sözlerine
aldanmak yanlış.
BEŞ Mİ, YEDİ Mİ?
Beş ya da yedi yıl, süreyi belirleyecek olan önümüzde ki seçimlerde AKP’nin alacağı oy oranı.
Oran yüksek çıkarsa Erdoğan, Gül’ün süresini beş yıla çeker mi? Genel kanı bu yönde.
Ancak, dün Kayseri’de bu konuyla ilgili bazı kulis bilgilerine ulaşıyorum. Buna göre:
Erdoğan, Gül’ün süresini sanki yedi yıl olarak belirlemeye eğilimli. Kendisi de Cumhurbaşkanlığı adaylığını 2014 yılında koymayı düşünüyor.
Bu konuda Gül ve Erdoğan arasında bir uzlaşma var mı?
Doğrudan bile gelmemiş olsa bile, ikisinin arasında bu yönde sanal bir anlaşma olduğu söyleniyor. Dediğim gibi, bu bir senaryo ve Kayseri kaynaklı.
Yedi yıl olduğu zaman Erdoğan, Abdullah Gül’ün yeniden Cumhurbaşkanı olma arzusunu belli ölçüde gidermiş oluyor.
GÜL ÜNİVERSİTEDE
Aynı bağlamda, görevden ayrıldıktan sonra Gül’ün ne yapacağı bir başka soru.
Ona önce bazı yurtdışı görevler düşünülüyor. Birleşmiş Milletler, NATO, OECD genel sekreterlikleri gibi.
Ancak, Gül belki de daha mütevazı davranabilir.
Kayseri’de, Abdullah Gül Üniversitesi var. Belki de onun yönetimine geçer.
Şu anda seçim var. Görünürde her şey seçime kurgulu. Ama alttan alta da bu senaryolar eksik değil.

Erdoğan, Demirel’den feyz aldı

SEÇİM meydanlarında, Başbakan Erdoğan birkaç gündür dokuzuncu Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’i hedef alıyor.
“Ülkenin anasını ağlattı, şimdi CHP’nin akıl hocası.”
Bizim toplum balık belleğine sahip, ama o kadar da değil.
2002 seçimlerinden sonra, AKP iktidara geldiğinde Tayyip Erdoğan, Süleyman Demirel’i ziyarete gidiyor. Onun siyasi deneylerinden yararlanmak, önerilerini almak üzere. Bir tür akıl hocasına danışıyor.
Kaderin cilvesi, Erdoğan şimdi o ziyareti unutmuş görünüyor. Demirel’den aldığı tavsiyeleri o tarihte yerine getirmeye çalışsa da, şimdi sular tersine akıyor.
Madem Demirel halkın anasını ağlattı, o zaman Erdoğan neden Demirel’in önerilerini almak üzere onu ziyarete gidiyor? Madem ziyaretine gidiyor, bugün seçim meydanlarında bu konuşması ayıp değil mi?

On yedi holiganın on beşi serbest

DÜN oynanan Beşiktaş-İstanbul B.B. arasındaki kupa maçı nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri Kayseri’de.
Federasyon bugün çıkan olaylar nedeniyle oynanamayan Beşiktaş-Bursa Spor maçıyla ilgili karar verecek. Muhtemelen Bursa Spor 3-0 yenik ilan edilecek. Ayrıca, 3-5 maç
sahası kapatılacak.
Ancak, bunun ötesinde bir başka olay var. Beşiktaş maçının oynanmasını engelleyen bir çapulcu grubu polis tarafından yakalanıyor ve adalete
eslim ediliyor.
Adalet ne yapıyor, kendisine teslim edilen, olay çıkaran on yedi kişiden on beşini serbest bırakıyor.
Ayrıntısını bilmiyorum, ama on yedide on beş serbestse de insaf diyorum.

X