Cumhurbaşkanı’na hakaret

Ahmet KÜLAHÇI
04 Nisan 2016 - 09:25Son Güncelleme : 04 Nisan 2016 - 09:29

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, bundan kısa bir süre önce, Türkiye’de “Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a hakaretle ilgili konuda şu ana kadar bakanlığımızca kovuşturulma izni verilen dosya sayısı bin 845’tir” diye bir açıklamada bulundu

Yani bir buçuk yılda. Resmi verilere göre, eski Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer döneminde 26 ve Abdullah Gül döneminde de 135 kişi hakkında ‘cumhurbaşkanına hakaretten’ dava açılmış.

Almanya’ya bakıyorum. Çok farklı bir tablo ortaya çıkıyor.

Alman Ceza Yasası’nın 90’ıncı maddesinde, “Kim kamuoyu önünde, bir toplantıda, mitingde sözlü veya yazılı olarak cumhurbaşkanına hakaret ederse, üç aydan 5 yıla kadar hapis cezasına çarptırılır” denilmektedir.

Evet, yasa böyle demektedir. Ancak uygulamaya bakıldığında, bunun tamamen kağıt üzerinde kaldığı görülmektedir.

Almanya’da son 35 yılda savcılık devreye girerek Cumhurbaşkanı’na hakaretten 48 soruşturma başlatmış. Ancak dava açılabilmesi için yasalara göre cumhurbaşkanının resmen davacı olması gerekmektedir.

1990-2004 yılları arasında iki cumhurbaşkanı birer kez davacı olmuş. Tanıdık, aile dostu bir işadamından düşük faizli kredi aldığı suçlamalarına hedef olan ve istifa etmek zorunda kalan Almanya’nın eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff da bir defa davacı olmuştu.

Çünkü bir şahıs, Facebook’ta Wulff’un eşi Bettina Wulff’un Hitler selamı veren bir fotoğrafını (fotomontoj) yayınlamış ve altına da “Yıldırım kadınlar. (Hitler döneminin kadın askerleri) Fotoğraf çok güzel, yanında bu erkek olmasaydı” diye yazmıştı.

Haklı olarak Cumhurbaşkanı Wulff, eşinin Nazi yanlısıymış gibi gösterilmesine tepki göstermişti. Ama baştan davacı olduğu halde, sonra davayı geri çekti.

Belli ki, ‘kendini bilmez budalalarla’ aynı seviyeye, daha doğrusu ‘seviyesizliğe’ düşmek, aynı dili konuşmak istemiyordu.

Almanya’nın şu andaki Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, iki yıl önce Münih Güvenlik Konferansı’ndaki konuşamsında, Almanya’nın uluslararası düzeyde daha fazla askeri angajman göstermesini istemiş ve gerekirse askeri yönteme başvurulmasından kaçınılmamasını söylemişti.

Sol Partili bir milletvekili, Cumhurbaşkanı Gauck’a ‘savaş çığırtkanı’, ‘savaş kışkırtıcısı’ suçlamasında bulundu.

Porstdam Savcılığı bunu ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ olarak değerlendirip, kendiliğinden harekete geçti. Ancak Cumhurbaşkanı Gauck, davacı olmadı.

Bundan birkaç hafta önce de Cumhurbaşkanı Gauck, eski Doğu Almanya sınırları içinde kalan Bautzen kentinde bir sığınmacı yurdunu ziyaret etti.

Aşırı sağcı göstericiler, Cumhurbaşkanı Gauck’a hakaret yağdırdılar. “Defol git buradan” dediler. Hatta aralarından biri ‘orta parmağını’ göstererek apaçık hakaret etti. Ama Cumhurbaşkanı Gauck, bunları görmezden, duymazdan geldi.

Başbakan Angela Mrekel de öyle. Sığınmacı yurdunun ateşe verildiği Heidenau kentini ziyareti sırasında kendisine “Vatan haini” diye bağıranlar oldu. Hatta, “Budala şıllık” diye küfür edip, hakaret yağdıranlar da. Ama Başbakan Merkel kimseden şikayetçi olmadı.

Bunu, “Demokratik bir tepki” olarak değerlendirdi. Cumhurbaşkanı ve Başbakan davacı olmazken, onlar hakkında yüzlerce dava açıldı.

Başbakan Angela Merkel, sığınmacılara ülkenin kapılarını açtığı için ‘vatana ihanet’ suçlamalarına hedefe olduğu gibi, hakkında 400’ün üzerinde suç duyurusunda bulunup dava açan oldu.

Aşırı sağcılara “Örümcekler” dediği için Nazi yanlısı Nasyonal Demokrat Parti (NPD), Cumhurbaşkanı Joachim Gauck aleyhinde Federal Anayasa Mahkemesi nezdinde dava açtı. Mahkeme, “Toplumsal gelişmeleri gündeme getirmek için Cumhurbaşkanı uygun bir dil kullanabilir. Bu bağlamda ‘Spinner’ (örümcek) diyebilir” kararı verdi.

 

 



    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı