Gündem Haberleri

    Cumhurbaşkanı seçiminde dayatma olmaz

    (a.a.)
    09.07.2007 - 22:07 | Son Güncelleme:

    Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerden hemen sonra, Parlamento çalışmaya başladığında, ilk ele alınması gereken konunun cumhurbaşkanlığı konusu olacağını kaydederek, “Önce tabloyu görmemiz lazım, ama bizim Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik herhangi bir ön yargımız yok, bir ön kabulümüz de yok” dedi.

    Erdoğan TRT 2'de canlı yayınlanan “Seçim 2007” programında soruları yanıtladı.

    “Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili bir uzlaşmadan bahsettiniz, bu uzlaşmadan amaçladığınız neydi? Bu konu Bugünkü Bakanlar Kurulu'nda gündeme geldi mi?” sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, konunun bugün Bakanlar Kurulu toplantısında gündeme gelmediğini belirterek, şunları söyledi:

    “Önce tabloyu görmemiz lazım, ama bizim Cumhurbaşkanlığı seçimlerine yönelik herhangi bir ön yargımız yok, bir ön kabulümüz de yok. Gönlümüz şunu arzu ediyor; Cumhurbaşkanı adaylarının zaten nasıl seçileceği? Hangi vasıflara sahip olması gerektiği Anayasamızda belli. Anayasamızda belli olduğuna göre bu Parlamento ister kendi içinden Cumhurbaşkanını çıkarır, isterse parti gurupları dışardan bir aday sunacaklarsa dışardan sunar.”

    Erdoğan, her partinin bu konuda kendi düşüncelerini ortaya koyacağı gibi, iktidar partisi, ana muhalefet ve muhalefet partilerinin de görüşlerini ortaya koyabileceğini ifade ederek şunları kaydetti:

    “Bir partiye, muhalefet bir dayatma içine girerse bu da doğru olmaz, uzlaşma arayalım. Uzlaşmadan ne anladığımız da çok önemli. Uzlaşma, 'benim dediğimi kabul ederseniz olur' mantığı ise bu uzlaşma olmaz. Ama demokratik parlamenter sistemde bir gerçek var, o da şu; Parlamentoda istenen, beklenen sayılar, veyahut da belli bir sayısal üstünlüğe sahip olan bir partinin her halde düşüncelerinin kabul görmesi gerekir, bunu da bir tarafa atamayız. Düşünün ki 352 oyunuz olacak, ama öbür tarafta 15 tane oyu olan bir parti diyecek ki 'eğer benim istediğim şu ismi kabul edersen olur, eğer istemezsem olmaz.' Bu azınlığın, çoğunluğa tahakkümü olmaz mı? Demokrasi; azınlığın çoğunluğa tahakkümünü kabul etmediği gibi, çoğunluğun azınlığa tahakkümünü de kabul etmez. Ama Çoğunluğa şöyle bir görev verir, der ki 'siz azınlığın da hukukunu koruyun, ama çoğunluk, her zaman parmak esasına göre üstün olan, onun düşünceleri geçerlidir' der, bu da bir vakıa. Burada bir şey atlanıyor gibi geliyor bana, 'iktidar olarak şimdiden belli bir hazırlığı yapıyormuşuz' havasındalar. Biz, zaten şu anda geçtiğimiz süreçte ciddi bir hazırlığı yaşadık.”
    Başbakan Erdoğan, seçimlerden sonra, Parlamento çalışmaya başladığında, ilk ele alınması gereken konunun cumhurbaşkanlığı konusu olacağını vurgulayarak şöyle devam etti:

    “Şu anda süresini doldurmuş olan bir Cumhurbaşkanıyla her halde ülke yönetilmeyecektir. Ve bunun için de atılması adım Anayasa'nın içinde var. Çıkacak tabloyla beraber diğer siyasi partiler, Parlamento'daki tüm milletvekilleriyle bunların tüm görüşmeleri yapılar, ondan sonra atılması gereken en uygun adım, mutabakatın sağlanabileceği adım atılır. Bizim gönlümüz de bunu arzu eder, ama dayatmalar olursa bu dayatmalara bizim 'evet' dememiz mümkün değil. O zaman da biz diyoruz ki 'buyurun gidelim millete', bunun tek çıkışı ondan sonra milletir. Eğer, Parlamento'da bu işi devamlı döndüreceksen ülkeye zaman kaybettiririz. Referanduma gidersek birinci turda olmazsa milletimiz Cumhurbaşkanını seçer ve milletimizin seçtiği Cumhurbaşkanı kim olursa olsun başımız, gözümüz üstünde, biz onunla çalışmaya devam ederiz, olay bu kadar basit.”
    Etiketler:
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı