Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Cumhurbaşkanı Gül'den önemli açıklamalar

    A.A
    07 Mart 2012 - 15:02Son Güncelleme : 07 Mart 2012 - 16:11

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resmi temaslarda bulunmak üzere Tunus'a gitti.Gül, Tunus'a hareketinden önce havalimanında düzenlediği basın toplantısında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, resmi temaslarda bulunmak üzere saat 14.05'te özel uçak ANA ile Tunus'a gitti.
    Cumhurbaşkanı Gül'ü Esenboğa Havalimanı'ndan TBMM Başkanı Cemil Çiçek, Ankara Valisi Alaaddin Yüksel, Ankara Emniyet Müdürü Zeki Çatalkaya ve diğer yetkililer uğurladı.
    Cumhurbaşkanı Gül ile Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay ve Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da Tunus'a gitti.
    Gül, Tunus'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda düzenlediği basın toplantısında, basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

    POZANTI CEZAEVİ'NDEKİ İDDİALAR

    Cumhurbaşkanı Gül, çocuk cezaevlerine ilişkin iddiaların hatırlatılması ve durumu değerlendirmesinin istenmesine üzerine Türkiye'deki demokrasi ve hukuk düzeninin ülkeyi şeffaf hale getirdiğini belirterek, herhangi bir yanlışlık, aksama ya da kötü bir manzara söz konusu olduğunda bunların saklanmadığını, hemen ortaya çıktığını, soruşturmalar açıldığını ve tedbirler alındığını vurguladı.

    Eski yıllarda da bu tür olayların yaşanmış olabileceğine işaret eden Gül, “Bunlar orada kalıyordu, üstü kapatılıyordu, hesaplar sorulmuyordu, tedbirler alınmıyordu. Bu, yeni Türkiye'nin en önemli yüzlerinden birisidir, şeffaf hale gelmesi. Her şey artık herkes tarafından takip edilebiliyor, yazılabiliyor, çizilebiliyor, gösterilebiliyor yanlışlar. Bir denetleme mekanizması bu şekilde otomatik olarak devreye girmiş oluyor. Maalesef üzücü olayları da hepimiz gördük. Hemen gördüğümüz gibi ilgililer, bakanlık bununla ilgili teşebbüse geçti, soruşturmalar açtı, tedbirler aldı”' diye konuştu.

    SURİYE İLE İLİŞKİLER

    Bir basın mensubunun gelinen noktada Türkiye'nin Suriye ile ilişkilerinin nasıl ilerleyeceğine ilişkin sorusunu da yanıtlayan Cumhurbaşkanı Gül, ülkeler içindeki olayların belirli boyutu aştıktan sonra ülke meselesi olmaktan çıktığını, insanlığın ve uluslararası toplumun meselesi haline geldiğini belirtti. Suriye'deki olayların bu boyuta ulaştığını, her gün çok sayıda insanın hayatını kaybettiğini söyleyen Gül, şöyle devam etti:

    “Daha önce açıkladığımız gibi, artık Suriye'deki yönetimine hiçbir güvenimiz kalmamıştır. Biz komşumuzda istikrar, huzur isteriz şüphesiz ki. İstikrar ve huzur da artık bugün, baskıcı, otoriter rejimlerle gerçekleşmiyor, o dönemler bitti. Onun için ben geçenlerde de açıkladım, Suriye'yi şu anda yönetenlerin, tercihi muhakkak yapmaları gerekir. Girdikleri, gittikleri yol kesinlikle çıkmazdır, sonu çok daha karanlıktır, hüsrandır.

    O bakımdan uluslararası camianın gayretlerine muhakkak ki kulak vermeleri gerekir. Arap Ligi ve Türkiye arasındaki dayanışmayı da biliyorsunuz, beraber çalışma ortamını. Bu çerçeve içerisinde bu ısrarlarından vazgeçmeleri gerekir. Öne sürülen bazı formüller var biliyorsunuz, bunlara bugün 'evet' demezlerse ileride her şey için çok daha geç olacak. Bugün nasıl her şey geç olduysa bundan 6 ay önce yapacağı şeyleri yapmayıp da bugün yaptığında 'bunların vakti geçti, çok geç, çok az' deniyorsa, çok yakın zamanda bugünkü durum da çok aranır hale gelir yönetim açısından. Onun için kendileri birçok temaslar çerçevesinde sunulan teklifler var, onları muhakkak ki kabul etmeleri kendi çıkarları için de Suriye halkı, Suriye devleti için de en iyi yoldur.”

    'GÜVENLİK GÜÇLERİ TEYAKKUZDA'

    Cumhurbaşkanı Gül, terör örgütünün yeni stratejiler geliştirdiğinin belirtilerek, terörle mücadele konusunda Türkiye'nin nasıl tavır alacağının sorulması üzerine “Terörle mücadelede herkes emin olsun ki güvenlik birimlerimiz en etkin mücadeleyi veriyorlar. Her türlü imkanlarını kullanarak en etkin mücadeleyi veriyorlar. Dolayısıyla terör örgütü hangi metotları kullanırsa kullansın, güvenlik güçlerimizin hepsi teyakkuzda hepsi her şeyin farkında, hiçbir zaman başarılı olamayacaklardır” yanıtını verdi.

    Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Tunus'ta muhataplarıyla yapacağı görüşmelerde, ülkedeki demokratik düzenin tüm kurumlarıyla tesis edilmesi gayretlerine ve ekonomik kalkınma doğrultusundaki çalışmalara Türkiye'nin sağlayabileceği somut katkıları ele alacaklarını, tecrübelerini paylaşacaklarını belirtti.

    Gül, Tunus'a hareketinden önce Esenboğa Havalimanı'nda gazetecilere yaptığı açıklamada, bir yılı aşkın süredir Kuzey Afrika ve Ortadoğu'da yaşanan siyasi değişim ve demokratik dönüşüm hareketlerinin başladığı Tunus'a “Yasemin Devrimi” sonrasında Cumhurbaşkanı seviyesinde ilk kez ziyaret edeceğini söyledi.

    Tunus'taki temasları çerçevesinde Cumhurbaşkanı Munsif Merzuki'nin yanı sıra Ulusal Kurucu Meclis Başkanı Mustafa bin Cafer ve Başbakan Hammadi Cibali ile de bir araya geleceğini anlatan Gül, görüşmelerde Tunus ile Türkiye arasındaki ilişkilerin tüm boyutları, iki ülkeyi ilgilendiren bölgesel ve uluslararası konular hakkında kapsamlı görüş alışverişinde bulunacağını kaydetti.

    Cumhurbaşkanı Gül, ayrıca Tunus'un en köklü eğitim kurumları arasında yer alan ve 19. yüzyılda Galatasaray Lisesi örnek alınarak kurulan Sadıki Koleji'nde gençlerle sohbet toplantısında buluşacağını ifade etti.

    Ziyaretinin en önemli bölümlerinden birini yarın Tunus Ulusal Kurucu Meclisi'nde yapacağı konuşmanın oluşturduğunu vurgulayan Gül, “Serbest ve adil seçimlerle oluşturulan bu parlamento, hiç şüphesiz Tunus halkının başlattığı haklı mücadelenin tecessüm ettiği mekandır. Bu itibarla, ülkenin geleceğine ışık tutacak kararların alındığı Ulusal Kurucu Meclis'e hitap edecek olmaktan kıvanç duyuyorum” diye konuştu.

    "ZİYARETİM DESTEĞİN EN ÜST DÜZEY İFADESİ"

    Gül, Yasemin Devrimi'ni nispeten barışçıl şekilde gerçekleştiren Tunus'un siyasi geçiş sürecinin ikinci aşamasını da diğer ülkelere örnek olacak tarzda ilerlettiğini söyledi. Tunus'un, halkının hür iradesiyle seçtiği Meclis tarafından Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı'nı belirlemesinden, Başbakan ve geçiş hükümetini atamasından büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden Gül, “Tunus'taki reform ve demokratikleşme sürecinin başarıyla sonuçlandırılmasının, gerek dost ve kardeş Tunus halkının huzur ve refahı, gerek bölgemizin barış ve istikrarı bakımından azami önem taşıdığına inanıyorum” dedi.

    Cumhurbaşkanı Gül, Yasemin Devrimi'nin ardından Tunus'a Dışişleri Bakanı düzeyindeki ilk ziyaretin Türkiye'den yapıldığını, daha sonra Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın geniş bir heyetle Tunus'u ziyaret ettiğini anlattı. Tunus Dışişleri Bakanı Refik Abdüsselam'ın da ilk resmi ziyaretini Türkiye'ye yaptığını, bu kapsamda iki ülke arasında Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi kurulmasının kararlaştırıldığını anımsatan Gül, Tunus Bölgesel Kalkınma Bakanı Cemalettin Garbi'nin geçen hafta Türkiye'yi ziyaret ettiğini belirtti.

    Gül, şöyle devam etti:

    'Tüm bu ziyaretler, Türkiye'nin Tunus'a verdiği desteğin ve Tunuslu kardeşlerimizin ülkemize duydukları muhabbetin müşahhas göstergesidir. Aynı anlayış çerçevesinde, benim ziyaretim de Türkiye'nin desteğinin bir kez daha en üst düzeyde ifade edilmesi için önemli bir fırsat oluşturmaktadır. Muhataplarımla yapacağım görüşmelerde, Tunus'ta demokratik düzenin tüm kurumlarıyla tesis edilmesi gayretlerine ve ekonomik kalkınma doğrultusundaki çalışmalara Türkiye'nin sağlayabileceği müşahhas katkıları ele alacak, tecrübelerimizi Tunus makamlarıyla paylaşacağız. Ziyaretimin, iki dost ve kardeş halk arasındaki müstesna ilişkilerin daha da güçlendirilmesine ve işbirliğimizin her alanda geliştirilmesine hizmet edeceğine inanıyorum.”

    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı