"Ertuğrul Özkök" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Ertuğrul Özkök" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Ertuğrul Özkök

Cumhur balosunda bir eksik

GÖZLERİM önceki akşam Çankaya Köşkü’ndeki törende Bülent Arınç’ı aradı.

“Cumhuriyet” kavramının karşısına “cumhur” kelimesini koyarak, siyasi lügatimize sokan siyasetçi oydu.

Önceki akşam Çankaya’da ilkler gecesiydi.

Davet eşliydi. Yani başı örtülü eşler gelmişti.

Komutanlar oradaydı. Hem de eşleriyle birlikte.

Gayet güzel bir tabloydu.

Yani normal olan şey yapılıyordu.

* * *

Her şey normaldi ama nedense bazıları bir zafer havasındaydı.

Sanki, “cumhuriyet baloları” dönemi kapanmış, “cumhur baloları” dönemi başlamıştı.

O nedenle gözlerim, böyle bir gecede Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ı aradı.

Çünkü, önceki gece Çankaya’da bir zafer gecesi idiyse, o zaferi kutlamayı en çok hak eden siyasetçi oydu.

Gazeteci merakı deyin, muzırlığı deyin, merak ettim.

Acaba o böyle bir günde bile, balo yerine ‘cumhur’un içinde mi kalmayı tercih etmişti?

Öyle değilmiş.

Hacca gitmiş ve henüz dönmemiş.

Yani benim kuruntummuş...

Anlamadım bunların hangisi ilk defa oldu

BAZI şeyleri anlamıyorum.

Televizyon kanalları durmadan ‘ilklerin daveti’nden söz etti.

- İlk defa eşli davet yapılmış.

Oysa değil. Geçmişte ben eşimle o davete kaç kere katıldım.

- Kastedilen başı örtülü kadınların ilk defa gelmesi ise...

O da doğru değil.

Özal döneminde de Demirel döneminde de Cumhuriyet Bayramı davetlilerine gelen başörtülü kadınlar vardı.

- Komutanların eşleri ile ilk defa geldiği kastediliyorsa...

O da doğru değil.

Geçmişte hep geliyorlardı.

Öyleyse ilk olan ne...

Benim bildiğim sadece Ahmet Necdet Sezer döneminde böyle şeyler oldu. Ama onun dışında Çankaya hep normallerin alanı idi.

Ama siz cumhuriyet tarihinden değil de, kendi yazdığınız bir  cumhur tarihinden söz ediyorsanız ve cumhur tarihini de 2002 yılında AK Parti’nin iktidara gelişi ile başlatıyorsanız, evet o zaman ilklerden söz edilebilir.

Mağduriyet, ye ye bitmeyen baldan da tatlı bir rant mı

ÖNCEKİ gece gerçekten ilklerse...

AK Parti’nin iktidara gelişinin üzerinden 10, Sayın “Gül’ün Çankaya’ya çıkışının üzerinden 5 yıl geçtiği halde, niye bugünü beklediniz?

Hâlâ niye bu öfke, bu şikâyet?

Yoksaaa...

Evet yoksa “mağduriyet”, ye ye bitmeyen, baldan da tatlı bir şey mi?

Öyle düşünenlere naçizane şunu hatırlatırım.

“Mağduriyet” kelimesi ile “mağruriyet” arasında tek harf farklıdır.

Birindeki“d” yerine ötekinde “r” harfi vardır.

Onlardan da şu deyimi üretebilirsiniz: “Durum Rantı...”

Ki onun da kullanım süresi çoktan geçti...

Farkettiniz mi 29 Ekim 4 Temmuz’dan güzeldi

İSTANBUL Belediyesi’ni bütün kalbimle kutluyorum.

Köprü’de yapılan ışık ve havai fişek gösterisi harikuladeydi.

Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışan, cumhuriyet ideallerine yakışan bir gösteriydi.

Yıllardır Amerikalıların 4 Temmuz kutlamalarını hayranlıkla seyrederim.

4 Temmuz Amerikalıların en büyük milli bayramı.

29 Ekim de bizimki...

Bizim 29 Ekim gösterimiz onlarınkinden çok daha güzel, çok daha görkemli ve heyecan vericiydi.

Başkan Kadir Topbaş’a bu olağanüstü gösteri ve vizyonu için çok teşekkür ediyorum.

Üzüldüğüm tek şey şu oldu: Aynı saatlerde Kadıköy’de de çok heyecanlı bir 29 Ekim kutlaması vardı. Ne yazık ki, 29 Ekim konusunda bile öylesine ayrıştık ki,
Kadıköy’deki bayrakları, Köprü’nün üzerindeki o harika ve görkemli tablonun üzerine seremedik. Gönül, gelecek yıl bu ülkenin son yıllarda çok itilip kakılan ‘öteki cumhur’unu da orada görmek istiyor.

Cumhuriyetin rengi nedir

ÖNCEKİ sabah Çankaya Köşkü’ndeki 29 Ekim kabulünde Başbakan Tayyip Erdoğan’ın taktığı kravatın rengi dikkatimi çekti.

Yeşil bir kravattı. Böyle bir günde tuhafıma gitti.

O an aklıma şu soru geldi: “Cumhuriyet’in rengi nedir?”

Bütün gün boyunca Ankara’daki gösterileri televizyondan seyrettim.

Türk bayraklarından oluşan kıpkırmızıdan başka bir renk göremedim.

29 Ekim günü İzmir’deydim. Öğleden sonra şehri baştan sona dolaştım. Tahminlerin çok ötesinde bir kalabalık vardı.

Renk? Baştan sona kırmızı.

Öyleyse cumhuriyetin rengi al kırmızısıdır.

Akşam televizyondan Çankaya’daki daveti izledim.

Baktım, Başbakan Erdoğan kravatını değiştirmiş.

Bu defa kırmızı bir kravat takmıştı.

Cumhuriyetin rengi işte bu” dedim...

Çankaya davetinden bazı kravat renkleri

HÜRRİYET Ankara bürosundaki arkadaşlardan gece kim, ne renk kravat takmış küçük bir liste istedim.

- Devlet Bahçeli
: Mavi renk, beyaz puanlı.

- Melih Gökçek
: Siyah-beyaz

- Mehdi Eker: Siyah

- Ahmet Türk: Bordo

- Sırrı Sakık
: Lacivert

- Ferit Şahenk: Kırmızı

- Ahmet Zorlu:Kahverengi, siyah puanlı

- Enis Berberoğlu: Koyu papyon

- Fatih Altaylı: Siyah

- Sedat Ergin: Siyah papyon

- Taha Akyol: Kırmızı-siyah

- Bilal Çetin: Kırmızı

- Hasip Kaplan: Siyah

- Suat Kılıç: Bordo

- Bekir Bozdağ: Siyah

- Metehan Demir: Siyah

- Burak Kut: Siyah papyon

Tabii Başbakan’dan sonra en çok merak ettiğim kişi Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz’dı. Baktım, kravatının rengi kırmızıydı.

Bu 29 Ekim günü sokaklardaki yeni ‘cumhur’un seçtiği rengi, Çankaya davetlerine taşımak da güzel bir geleneği başlatabilir.

29 Ekim’de kırmızı...

X