Cumartesi
Ressam Fikret Mualla’nın hayatı film oluyor

Deniz İNCEOĞLU

Ressam Fikret Mualla’nın hayatı film oluyorFikret Mualla, akıl hastanesinde yatmasıyla, alkolizmiyle, yaşadığı ekonomik sorunlarla tanınan, tipik bir bohem ressamdı. Yaşarken Türkiye’de kimsenin ilgisini çekmedi. Fransa’da kimsesizler mezarlığına defnedildi, ancak 1974’te Türkiye’ye getirtildi. Çoğu zaman bir şarap parasına sattığı resimleri yıllar sonra çok büyük değer kazandı.

Onun bugünkü hayranlarından biri olan ressam Metin Güngör, şimdi bir Fikret Mualla filmi hazırlıyor. 15 yıldır Hollywood’da özel efektler üzerine çalışıp kazandığı deneyimleri bu filme aktaracak. "Renklerde Kaybolan Hayat" adını verdiği filmde, kendisi Fikret Mualla’nın gençliğini, Ali Poyrazoğlu yaşlılığını, Cüneyt Arkın Neyzen Tevfik’i, Atilla Saral Fikret Adil’i, Okan Bayülgen de Picasso ya da Abidin Dino’yu canlandıracak.

Metin Güngör (42), Tatbiki Güzel Sanatlar ve Mimar Sinan Üniversitesi Resim Bölümü yüksek lisans mezunu. Burada Devrim Erbil atölyesinde İngiliz resmi üzerine araştırmalar yaptı. Bir yarışmadan kazandığı parayla, tezini geliştirmek için İngiltere’ye gitti. Sonra Londra’ya yerleşip portre ressamı olarak tanındı. Ayrıca Londra Film Okulu ve New York Film Akademisi’nde animasyon ve özel efektler hakkında eğitim aldı. Bunları ressamlığıyla birleştirip özel efektlerde uzmanlaştı. 15 yıldır Hollywood için çalışıyor. Çalıştığı filmler arasında Harry Potter, Da Vinci Şifresi, The Day After Tomorrow, Cinderella Man, Lara Croft Tomb Raider ve Ben Robot var. Yönetmenliği sadece bir kez denemiş. İki arkadaşıyla yaptığı Fists of Righteous Harmony’nin DVD’si hala Amerika’da satılıyor. Bütün bu süre içinde de Fikret Mualla aklından hiç çıkmamış.

"Fikret Mualla’yla okul yıllarında tanıştım" diyor. "Türk ressamları tanıtılırken konuşulan birkaç isim vardı; İbrahim Çallı, Bedri Rahmi Eyüboğlu ve gariban, alkolik, serseri, Fransa’da ünlü olan Fikret Mualla. Aklımızda en çok o kaldı. Çünkü çok farklıydı. Rengarenk, güzel resimleri, acı da olsa enteresan bir hayatı vardı. Benim için bir çeşit Van Gogh’du. Neden Türkiye böyle bir ressama sahip çıkmadı diye de hep düşündüm. Onu halka daha iyi tanıtacak bir şeyler yapmam gerekiyordu."

Birkaç yıl önce Fikret Mualla hakkında bir kitap çıkaran Hıfzı Topuz’la tanıştı. Kafasında her zaman kurulu olan senaryodan bir özet çıkarıp verdi ona. Bundan sonra sürekli görüştüler. Metin Güngör, Fikret Mualla hakkında yazılmış tüm kitapları okudu, Hıfzı Topuz’un yardımıyla yakın arkadaşı ressam Sadi Öziş’le tanıştı, bilgiler topladı. Son üç yılda neredeyse her ay Türkiye’ye gelen Güngör, önce 500 son olarak da 200 sayfalık bir senaryo hazırladı. İsmini de Renklerde Kaybolan Hayat koydu.
/_np/4531/6074531.jpg
FİLM İÇİN LONDRA’DA 50 BİN DOLAR KREDİ ALDI

Metin Güngör’ün kafasında her şey hazırdı; çekilecek mekanlar, oyuncular, teknik ekip. Ama Türkiye’de beklediği ilgiyi bulamadı. Devletten vakıf ya da derneklerden destek alınamadı. Ancak yönetmen yılmadı ve oyuncularla görüşmelere devam etti. Londra’daki bankalardan 50 bin dolar kredi aldı. Film için şimdilik en büyük eksik, sanat yönetmeni, bir de Fransızca bilen oyuncu. Ancak bu pazartesi iç mekan çekimleri başlayacak: Metin Güngör filmi, bir dahaki Cannes Film Festivali’ne yetiştirmeye kararlı.

OYUNCU SEÇİMLERİ DEVAM EDİYOR

Filmde 20 ana karakter olacak. Bazı oyuncular şimdiden belli:

Cüneyt Arkın, Neyzen Tevfik’i,

Tiyatrocu ve şair Mehmet Tokat, Fikret Mualla’nın babasını

Takva filmindeki başarılı oyunculuğuyla tanınan Öznur Kula annesini,

Oyuncu Atilla Saral, gazeteci Fikret Adil’i

Okan Bayülgen, Picasso’yu canlandıracak. Picasso senaryoda küçük bir yere sahip. Ama Bayülgen’in vakti çekimlere uyarsa, Picasso yerine çok daha uzun bir rolü, Abidin Dino rolünü üstlenecek. Hálá Madam Agnes, Semiha Berksoy ve Nazım Hikmet için kimse seçilmedi. Bazı rollerde oyuncuların Fransızca konuşmaları gerekiyor. Metin Güngör "En büyük hayalim, filmde Filiz Akın ya da Ajda Pekkan gibi Fransızca bilen isimlerin oynaması" diyor.

Bakırköy Akıl Hastanesi sahneleri için, psikolog Handan Göral danışmanlık yapacak.

Resimler için Jacqueline ve Süleyman Üstünel çiftinin koleksiyonundan yararlanılacak.

Kostüm sponsorluğunu By Retro’dan Hakan Vardar, tasarımları Dora Özlem Çetinalp üstlendi.

Görüntü yönetmenliği için Veli Kayır’la çalışmak üzere Romanya’dan Ovidiu Gyarmath gelecek.

FİLM EFEKTLERİNDEKİ HÜNERİMİ KONUŞTURACAĞIM

Fikret Mualla’nın hayatı İstanbul, Almanya ve Fransa’da geçtiğinden dış çekimler yurtdışında da yapılacak. İstanbul’da da Moda, Üsküdar, Fenerbahçe, Galatasaray ve Sultanahmet gibi Mualla’nın yaşadığı, gezdiği yerlerde çekilecek. "Dış mekanlarda Da Vinci Şifresi ya da Cinderella Man’de olduğu gibi hünerimi konuşturacağım" diyor Güngör. "Film seti kurmayacağız, dekoru bilgisayarda değiştireceğiz. İç mekan çekimlerine pazartesi günü Fikret Mualla’nın çocukluğundan başlıyoruz."

RESSAMIN ÇALKANTILI HAYATININ TAMAMI

Fikret Mualla filminin senaryosu, Hıfzı Topuz’un yazdığı kitaptan yararlanılarak yazıldı. Ressamı küçücük bir çocukken alıp, Fransa’da ölümüne kadar götüren bir senaryo bu. Dramatik bir film, ama bilinen gerçeklerin sınırları içinde kalınacak. Kadıköy, Moda çevresinde, Saint Joseph ve Galatasaray liselerinde geçen çocukluğu ve gençliği, dayısı futbolcu Hikmet Topuzer’in etkisiyle futbola merak sarıp 12 yaşında bir maçta sağ ayağını kırarak topal kalması, annesinin küçük yaşta ölümü, Cecilia adlı Alman kızla ve Hale Asaf ile yaşadığı aşk kırıklıkları anlatılacak. Önemli bölümlerden biri, ressamın Mazhar Osman’ın yönettiği Bakırköy Ruh Hastalıkları Hastanesi’nde geçirdiği süre ve bu zaman zarfında oda arkadaşı Neyzen Tevfik ile ilişkileri. Fikret Mualla’nın kendini Paris’e attıktan sonra orada geçirdiği yıllar, yavaş yavaş meşhur olması ve sonunda Madame Fernande Agnes’in koruması altında bir çiftlikte ölüşü de filmde anlatılacak.




2 Ağustos 2008