Cumartesi
Bu önlükler çocuklar anaokuluna gidebilsin diye tasarlandı

Sibel ARNA

Bu önlükler çocuklar anaokuluna gidebilsin diye tasarlandıTürkan Şoray, Müjdat Gezen, Osman Çarmıklı, Feryal Gulman, Ebru Şallı, Cengiz Abazoğlu, Demet Sabancı, Ajda Pekkan, Derya Baykal, Halil Ergün, Saba Tümer, Balçiçek Pamir...

Bu 12 isim UNICEF’in okul öncesi eğitim projesine katkıda bulunmak için mutfak önlüğü tasarladı. Önlükler Karaca tarafından üretildi. İki fincan, bir pasta tabağıyla birlikte şık bir hediye paketine koyuldu. Şimdi bu kutular tüm KRC Shop’larda 70 liradan satılacak ve geliri UNICEF’e bağışlanacak.

Karaca’yı triko üreten Karaca ile karıştırmayın. Bahsettiğimiz Karaca 1973’ten beri tam 37 yıldır porselen, çelik, çatal, bıçak üretiyor. Yurtdışında 20, Türkiye’de 1500 noktada satılıyor, ayrıca alışveriş merkezlerinde kendilerine ait 40 KRC Shop’la müşteriye ulaşıyor. Bu markayı Kanal D dizisi Yaprak Dökümü’nün sponsoru olarak da hatırlayabilirsiniz. Şirketin başında 26 yaşında ikinci kuşak bir yönetici var. Son yıllarda markanın adı her zamankinden daha çok duyuluyorsa, her geçen gün yeni bir mağaza açılıyorsa onun sayesinde. UNICEF ile ortaklaşa yapılan sosyal sorumluluk projesi de ona ait. Fatih Karaca’dan bahsediyorum. Bakın Fatih Bey projeyi nasıl anlatıyor: “Karaca olarak daha öncede eğitime destek veriyorduk. Burs verdiğimiz öğrencilerimiz var. Ama bu kez daha kurumsal bir proje yapmak istedik. UNICEF’in “Hayata iyi bir başlangıç için 5 yaşında anaokuluna” projesine destek vereceğiz. Elde ettiğimiz gelirle yapılan ana okullarının dekorasyonunu üstleneceğiz. Masa, sandalye, oyuncak, boya, kalem alacağız. Projemiz için tasarım yapmayı tereddüt etmeden kabul eden 12 ünlümüze minneti bir borç bilirim.”

KİM NE YAPTI, NE DEDİ?

Ebru Şallı: Okul öncesi eğitimi her zaman destekleyen bir anne olarak bu projede yer almak istedim. Keşke bu tip projeler daha sık yapılsa. Duygusal bir yapıya sahip olduğum için kalpli tasarım yaptım. Sevginin her kapıyı açtığını düşünüyorum.

Halil Ergün: UNICEF’in çocuklar için yaptığı projeler beni hep heyecanlandırmıştır. Beni en çok heyecanlandıran çocukların saflığı ve temizliği. Çocukların birçoğu yokluk ve sıkıntı içinde yaşıyor, bu projeyle onlara ulaşabilmek çok önemli. Yaptığım resimde şu mesajı vermek istedim: Güneş insanların umududur, her sabah güne güneşle başlarsınız, her yeni gün yeni bir umuttur. Bu çocuklar için de önemli. ‘Güneş ufuktan şimdi doğar yürüyelim arkadaşlar’ dizesindeki gibi, bu yürüyüş için de tek hedefin barış olmasını istiyorum. Çocukların savaşşız bir dünyada yaşamalarını istiyorum. Yeryüzünde çocuk kanı akmasın.

Türkan Şoray: Projenin tum geliri UNICEF tarafından okul öncesi eğitim için kullanılacak ya, bu beni çok mutlu ediyor. Tek bir çocuğun, tek bir kalemine bile katkıda bulunmak benim için en güzel ibadet. O yüzden gücüm yettiğince bu tür projelerin içinde olmaktan mutluluk duyarım.

Balçiçek Pamir: Çöp adam, lolipop, eller, dondurma, salıncak... Eğlenceli şeyler yaptım. Yemek yapmak benim için bir keyif ve özellikle ikizlerimle hoş vakit geçirdiğim anlar. O yüzden çocuklar ve mutfak önlüğü deyince aklıma hep eğlenceli gülümseyen temalar geliyor. Düzensiz, belli kalıpların dışında tam çocuklar gibi yaramaz tasarımlar...

Osman Çarmıklı: Benim tasarımımda Mevlana felsefesi gizli. Özetle dünyadaki tüm medeniyetlerin din, mezhep, etnik kimlik, ırk, renk, dil ayırt etmeden barış ve kardeşlik içinde bir dünya oluşturması gerektiğini anlatmaya çalıştım.

Feryal Gülman: Tasarladığım mutfak önlüğünde geometrik desenlere ağırlık verdim. Ancak doğadan dönüşümlü desenler olmasına dikkat ettim. Elim mimari çizime daha yatkın olduğu için çizgiler hep o yöne doğru kayıyor.

Cengiz Abazoğlu: Tasarımımda rakamlar ve harfler var. Rakamlar dünya üzerindeki binlerce milyonlarca yardıma ihtiyacı olan çocuğu harflerse onlara yardım eli uzatabilecek bizlerin isimleri temsil ediyor.

Derya Baykal: 3 çocuk yetiştirmiş bir anne olarak, okul öncesi eğitim benim için de çok önemli. Bu konu ne kadar destek ve yardım bulursa, çocuklarımızın geleceği o kadar güvence altına alınmış olur. Ben önlük projemi, benimle özdeşleşen yün ve şişle gerçekleştirdim. Örgünün aslında o kadar da basit olmadığını ve ilmek ilmek emek istediğini, özenli ve doğru bir şekilde örüldüğünde harika eserler çıktığını vurgulamak istedim. Buradan yola çıkarak bir çocuğun da örgü gibi sevgiyle, bilgiyle yetiştirildiğinde ve iyi bir eğitim verildiğinde sonuçlarının bizi şaşırtmadığını anlatıyorum. İşte bu yüzden bu projenin çizimlerini küçük kızım Derya Şensoy ile gerçekleştirdim ve ona teşekkür ediyorum.

Saba Tümer: Önlüğümün üzerinde çocukları sembolize ettiğine inandığım ve onlara uğur getireceğini düşündüğüm resimler kullandim. Çocuklarımızın hep gülmesi için gülen bir yüz, her çocuğun bir yıldız olduğuna inandığım için bir yıldız ve hep sevgi dolu olsunlar diye minik kalpler...

Müjdat Gezen: Bir UNICEF elçisi olarak elimden geldiğince bu gibi projelere destek olamaya çalışıyorum. Tasarımımda özgün ve soyut çalıştım, umarım herkes beğenir.

Demet Sabancı: UNICEF gibi evrensel bir kuruluş için katkıda bulunabilmek beni çok heyecanlandırdı. Heyecanımı ve mutluluğumu tasarımıma yansıttım. Neşeli bir resim olmasını istedim. İnsanları gülümsetecek, onlara pozitif enerji verecek bir görsel olmalı, diye düşündüm. İçeceğinin üzerinde keyifle oturan, etrafında minik pastalar hayal eden bir kadın tasarladım.

 




19 Haziran 2010