Eğlenceli ve politik sokak gerillası: “KÜF”

Güncelleme Tarihi:

Eğlenceli ve politik sokak gerillası: “KÜF”
Oluşturulma Tarihi: Mayıs 29, 2010 00:00

Kravatlı Ankara, bugüne kadar pek çok yürüyüşe, pek çok direnişe sahne oldu. Ancak “Tosun Paşa”ya “baş kaldırtanı” görmedi. Bırakın Ankara’yı tüm Türkiye düştü, yeni eylem timinin peşine. İsimleri KÜF. Sayıları her geçen gün artıyor. Amaçları sanatı sokağa indirerek tepkisizliğe meydan okumak. Eylemleri Ankara ile sınırlı kalmayacak. Yakında onları İstanbul da tanıyacak. Anlaşılan o ki, yapacakları iş “Tosun Paşa”ya da “Pac Man”e de rahmet okutacak.

Sabah geceyi kovalamak üzere. Yer; başkent’in en işlek caddelerinden Tunalı Hilmi. “Gazi Osman Paşa”yı gösteren trafik levhasının altına, ellerinde merdiven iki genç geliyor. Biri merdivene çıkıyor, levhaya okkalı bir “Tosun Paşa” fotoğrafı yapıştırıyor. Ardından “G.O.” harfleri “Tosun” yazısıyla kapatılıyor. “Gazi Osman Paşa” oluyor sana “Tosun Paşa”. Ve gün ağarıyor. İşine koşturan Ankaralıların gözü levhaya takılıyor. “Tüm zamanların komedyeni Kemal Sunal”, Tosun Paşa karakteriyle gülümsüyor. Onlar da Tosun Paşa’ya. Yakındaki, arkadaşının dürtmesiyle dahil oluyor koroya; uzaktaki cep telefonuna düşen fotoğrafla. Kerameti kendinden menkul bir taksici yanındaki belediye işçisinin süpürgesiyle çomak sokuyor tabloya. O, levhayı düşürmeye çalışırken fonda tanıdık bir ses... Tosun Paşa unutulmaz repliğiyle sesleniyor: Eşoleşşek!

HİÇBİRİMİZ SÜPERMEN DEĞİLİZ

Videolarla sarsılan Ankara’nın herhalde en sempatik videosu bu. Ama ne bir film fragmanı, ne reklam anonsu. Tosun Paşa’nın bilmem kaçıncı yılı da değil. Peki o halde... Sıkı durun! İşte 21. yüzyılda bir başkaldırı videosu. Neye mi? Öncelikle tepkisizliğe ve monotonluğa. Kim mi başkaldırıyor? Küf Project. Ünleri Ankara’yı aştı. Meraklı Türkiye, eylemcilerin peşine düştü. Tanışmak bize kısmet oldu.
Grubun başını, güzel sanatlarla yakından ilgili gençler çekiyor. Ve müridi her geçen gün artıyor. Gri hayatları renklendirmek için yola çıkmışlar. Sanatı sokağa indirerek bir yandan “farkındalık yaratmaya”, bir yandan da uyuyan enerjilerini çıkarmaya çalışıyorlar. Türkiye’nin flashmob’u (sosyal şaka timi) diyen de var, çağın anarşistleri diyen de. Onlar ise kendilerini yaptıkları işle (sokak enstelasyonu) tanımlıyorlar: “Sokak gerillası”. Herhangi bir kurum, kuruluş ya da siyasi partinin temsilcisi değiller ama apolitik de değiller. Onları tanımak için buluştuk ama şimdilik “maskeli” konuştuk. Sohbete, amaçlarını anlatarak başladılar: “Türkiye’de bir şeyleri değiştirmek çok zor; çünkü ipler değişmeyecek ellerde. Ama hiç yoktan insanların bakış açılarını sarsabiliriz. Biz yapabiliyorsak, herkes yapabilir. Hiçbirimiz Süpermen değiliz.”

HAYATA GEÇMEYEN FİKRİN DEĞERİ YOK

Aslında profesyonel iş yaşamlarında kullanamadıkları enerjilerini boşaltmak için başlıyorlar işe. Yaklaşık 1.5 sene beyin jimnastiğiyle geçiyor. Tosun Paşa, yine bir grup geyiğinde, “kaynatırken” çıkıyor ortaya. “Hayata geçmeyen fikrin değeri yok” deyip denemeye karar veriyorlar. Ancak uygulaması kolay olmuyor. Eskizler çiziliyor. Malzemeler alınıyor. Yer belirleniyor. İşbölümü yapılıyor. Ve 4 ay sonra: “İlk denememizde başaramadık. Merdiven kısa geldi, yetişemedik. Tabelayı asmaya çalışırken düştü, epey zaman kaybedince B planını devreye soktuk: Yakalanmadan kaçtık. Çünkü yaptığımız yasadışı! Ama her işte bir hayır varmış. O zaman işin içinde video yoktu. Başarısızlık bizi gaza getirdi. Videosu da olsun, fotoğraf da çekelim, internete de koyalım, derken organizasyon genişledi. Üç gün sonra tan vakti aynı yerdeydik. Bambaşka bir adrenalin patlamasıydı. İki saat dikkat çeksin yeter, diye düşünürken, bir televizyon kanalı haber yaptı. Biz de çektiğimiz videoyu internete koyunca işin rengi değişti.”

İSTANBUL’A SEMPATİK GÖRÜNMEYECEĞİZ

Videoyu izleyen, mesaja sarılıyor. Tebrikler, destekler, ‘bizi de aranıza alın’ diyenler... Yaptıkları iş, bir anda beklemedikleri kadar popüler oluyor. Bir de isim takılıyor arkalarına: “Tabela şakacıları”. Ama, hiç hoşlarına gitmiyor. Zira amaçları bu değil. Yanlış anlaşıldıklarını düşünüp ikinci operasyona start veriyorlar. Bu kez hedef, kaldırım mantarları. Ankara’nın en merkezi AVM’lerinden Atakule civarında, ellerinde sprey boyalar, çöküyorlar mantarların başına: “Bu kez gündüz vakti. Önce mantarları sarıya boyadık. Araya da Pac Man ile canavarı sıkıştırdık. Pac Man, bizim jenerasyonun çocukluk oyunu. Zararsız; ne şiddet ne pornografi var içinde. Biraz uzun sürdü çalışma. Polis de gördü, vatandaş da. Ama sorunsuz tamamladık, sadece tabela şakacısı olmadığımızı kanıtladık.”

Bundan sonra mı? Söylediklerine göre artık eleştiri başlayacak ve dozu yavaş yavaş artacak. Zira estetik yoksunu şehirlerden de rahatsızlar, görsel zevkin zayıflığından da, sistemin falsolarından da. İnsanları yürürken adımlarına bakmaktan kurtarmak istiyorlar. Kesinleşmiş ve 3 vakte kadar uygulayacakları 3 projeleri daha var. Ayrıca projelenecek 10-15 fikir de ceplerinde. Yakında İstanbul’a da uzayacaklar. Proje hazır ama ipucu vermiyorlar. Sadece şu kadarını söylüyorlar: “İstanbul’a bu kadar sempatik görünmeyeceğiz.”

ANKARA’DA ÇOK İVEDİK TABELASI VAR AMA...

Ankara’da bir ton İvedik tabelası var. Biz başına Recep koyup çok rahat Recep İvedik yapabilirdik. Ama Kemal Sunal’ı kullanmak istedik. Amacımız doğru değerlere sahip çıkmak. Kemal Sunal’da da argo vardı ama o tüm zamanların komedyeni. Ne zaman rastlasak mutlaka izleriz. Babam da seyreder, dedem de. Filmin ortasıymış, sonuymuş, 10 kere izlemişiz fark etmez. Ama Recep İvedik’i insanlar 3’ten fazla izlemeyecek. Skeçleri birbirine bağlayarak film olmaz. Gerçi Şahan Gökbakar’ın suçu değil bu. Toplum istiyor, o da veriyor. Bizim hedefimiz de Şahan Gökbakar değil, Recep İvedik karakteri. Komedide biraz zeka pırıltısı olmalı, Recep İvedik’te o pırıltı yok.

ANARŞİST RUH GENETİK

Babalarımız da duvarlara yazı yazmış zamanında. Belki de biraz genetik. Amaç, bir yeri basmak, birine zarar vermek değil. Bizim yaşımızdaki her insanın içinde bir anarşist ruh vardır ve yanlış da değildir. Önemli olan bunu doğru kanalize ederek kullanmak. Çok fazla hırsız, kapkaççı ve yasadışı işle uğraşan insan var. Gerçi yasağı delmek herkesin içinde vardır. Başbakanımız kendisi açıkladı youtube’a girdiğini.

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!