Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Çukurova artık onları mutlu etmiyor

    Hürriyet Haber
    30 Temmuz 2001 - 00:00Son Güncelleme : 30 Temmuz 2001 - 00:01

    Türkiye'nin en verimli tarım arazilerine sahip olan ve 1970-1980'li yıllarda ''beyaz altını'' pamuk sayesinde istihdam cenneti olarak anılan Çukurova, artık tarım işçilerini de güldürmüyor. Pamuk tarımındaki düşüşe paralel olarak, iş yoğunluğu da azalan bölgeye gelen işçiler adeta çile dolduruyor. Çukurova'ya Nisan ayından itibaren gelmeye başlayan ve Kasım ayına kadar burada kalan tarım işçileri, kavurucu sıcak altında günde 12 saat çalışıp, karşılığında 5 milyon lira alıyorlar. Bir gün çalışıp, ekim alanlarının azlığı nedeniyle 3 gün yatan tarım işçilerinin çadırlarının her birinde en az 7-8 kişi yaşıyor.Aile planlamasının olmadığı çadırkentte, beşiksiz tek bir çadır yok. Çocukların 1-2'si beşikte, 1-2'si yere serilmiş bez parçaları üzerinde uyurken, bir bölümü de, çadırlar arasındaki hayvan dışkılarıyla dolu alanlarda koşup oynuyor.  Omuzlarına bağladıkları çocuklarıyla günlük işlerini yapan ve her şeye rağmen gülmeyi başardıkları gözlenen göçer kadınlar, ''Neden bu kadar çok çocuk?'' sorusuna, ''Ne yapalım? başka türlü geçinemiyoruz. Onlar büyüyecek, bizim gibi çalışıp para kazanacak'' cevabını veriyorlar.Banyo ihtiyaçlarını sulama kanallarında, içme suyu ihtiyaçlarını ise hijyenik olmayan tankerlerden gideren işçilerin tuvaletleri bile yok. Çadırkentin hemen yanından akan, göçerlerin bulaşık ve banyo ihtiyaçlarını giderdikleri atık suların oluşturduğu su birikintisi isesivrisineklerin üremesine neden oluyor.Göçerlerin sorunları bununla da bitmiyor. 12 yaşından küçükler ile hasta ve yaşlıların çalıştırılmasının yasak olmasına rağmen, bu kişilerin de sabah saat 05.00'ten itibaren tarlaya doğru yol aldıkları gözleniyor. ''Her şeye razıyız, yeterki her gün iş çıksın'' diyen tarım işçileri, Çukurova'da eskisi gibi iş bulamamaktan yakınıyorlar. Tarım-İş Sendikası Adana Şube Başkanı Muzaffer Erol, tarım işçilerinin çağdışı koşullarda, sefalet ücreti ile çalıştırılmalarına karşı mücade etmek istediklerini ancak, işçilerin örgütlenememeleri nedeniyle sıkıntı yaşadıklarını söyledi.  Tarım işçilerinin çocuklarının okula gidemediklerini ve tamamen sağlıksız ortamlarda kaldıklarını ifade eden Erol, ''Köleden farksız olan bu insanların öncelikli sorunu, sağlık ve eğitimdir'' dedi. Erol, tarım işçilerinin tarla kenarlarındaki çadırlarda sivrisinek, yılan, akrep ve tarla fareleri gibi doğadan gelebilecek her türlü tehlikelere açık olarak yaşadıklarını, başta sıtma olmak üzere birçok salgın hastalığın da tehdidi altında bulunduklarını söyledi. Hastalanan tarım işçilerinin, sosyal güvenceden yoksun oldukları için ilkel tedavi yöntemlerine başvurduklarını vurgulayan Erol, ''Göçerler, hem geldikleri hem de geri dönecekleri yörelere hastalık taşıyorlar'' dedi. 5 MİLYON GÜNLÜKLÜKLE ÇALIŞIYORLARErol, İç Anadolu ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki evlerini bırakıp, buraya gelen işçilerin 1 günlük çalışma karşılığında aldıkları 5 milyon lira ile geçinmek zorunda kaldıklarını belirterek, şöyle devam etti: ''Mevsimlik işçilerin ücretleri her yıl Ziraat Odaları, İş Kurumu,Bölge Çalışma Müdürlüğü, Türk-İş ve Tarım-İş sendikaları temsilcilerinin katılımıyla Vali Yardımcısı başkanlığında yapılan toplantıda tespit edilir. Biz bu yıl, ücret tespitindeki adaletsizlikten dolayı toplantıyı terk ettik. Görüşlerimiz dikkate alınmadığı için bundan sonraki toplantılara da katılmama kararı aldık.Günde 7.5 saat çalışma üzerinden tespit edilen asgari ücret günlük 5 milyon 559 bin 667 liradır. Oysa tarım işçileri günde en az 11-12 saat çalışıyor. Bu nedenle 10 saat üzerinden yapılacak bir hesaplamada, bu işçilerin 8 milyon 44 bin lira, 12 saat karşılığında da 8 milyon 744 bin lira alması gerekir.''  Erol, sadece Çukurova'ya her yıl yaklaşık 120 bin kişinin çalışmak için geldiğini, bu insanların, başta eğitim ve sağlık olmak üzere çeşitli sorunlarının çözümünün, sağlıklı toplum açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi. 
    Etiketler:

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı