Gündem Haberleri

GÜNDEM

    Cühela ve ukala

    Nur BATUR
    08 Şubat 2006 - 00:17Son Güncelleme : 08 Şubat 2006 - 00:23

    Haydar Baş (Türk-İslam sentezini savunuyor) ideolojisiyle yetişti. Kendince bir Alaattin Çakıcı, Sedat Peker ya da Ağca olmak istedi.

    SABAHA karşı 03.30. Rahip Andrea Santoro’nun kilisenin içinde öldürülmesinden 36 saat sonra. Ankara’dan operasyonu yürüten üst düzeyde bir yetkilinin telefonu çaldı.

    Arayan, Trabzon Emniyet Müdürüydü... "Katili yakaladık" diyordu.

    Haber sevindiriciydi ama henüz ortada silah yoktu.

    Üst düzey yetkili, "Mutlaka silahı da bulun" diye son talimatını verdi.

    Bir saat geçmeden yine telefonu çaldı, silah da bulunmuştu.

    Zanlı 16 yaşında liseli bir gençti ve "Rahibi ben öldürdüm" diyordu.

    Peki, cinayetin ardında Hizbullah ya da El kaide gibi bir İslami terör örgütü mü vardı?

    ÖRGÜT BAĞI YOK

    Zanlının yakalanmasından birkaç saat sonra operasyonu yürüten üst düzeydeki yetkiliyle konuştum.

    Cinayetin arkasında kesinlikle örgüt bağı yok.

    Yani tek başına karar verip abisinin silahını alıyor. Kiliseye girerken şarjörü çevredeki Anadolu Lisesi öğrencilerine bile gösteriyor. Kiliseye girip rahibi öldürüyor.

    Peki neden?

    Telefonda konuştuğum yetkilinin yaptığı tahlil ürkütücüydü.

    Size aynen aktarıyorum:

    "Haydar Baş ideolojisiyle yetişti. Sedat Peker, Çakıcı veya Ağca gibi kendince kahraman olmak istedi."

    Cinayeti anlayabilmek için zanlının içinde bulunduğu sosyo-psikolojik durumunu da anlamak gerekiyor. Trabzon’un ilginç bir kültürel alt yapısı var. Bazı gençler, "cahil, şoven ve ukala."

    Yetkilinin deyimiyle böylesi gençler, "cümleten cühela, kısmen ukala" ve "Birer Alaattin Çakıcı ya da Sedat Peker olmak istiyorlar."

    "Düşünün, örgüt olsa kim silahını göstere göstere gidip vurur"
    diye konuştu aynı yetkili.

    KENDİSİ AÇIKLARDI

    Ve devam etti:

    "Eğer polis yakalamasaydı birkaç gün sonra çıkıp, ben vurdum, derdi. Çünkü kahraman olmak istiyordu. Aslında bu cinayet, deliyle akıllının akıl yarışmasına benziyor. Bu olayda akıl ve mantık ararsanız bulamazsınız. Sonuçta deli her zaman akıllı çıkar. Olayda hiçbir mantık yok."

    Zanlının etkisi altında kaldığı "Haydar Baş" ideolojisine gelince!

    TEHLİKE ÇANLARI

    Haydar Baş, hem Kuva-yı Milliye ruhunun canlandırılmasını hem de Türk-İslam sentezini savunuyor. "Ne AB, Ne ABD, Tek Çözüm Bağımsız Türkiye" sloganını kullanıyor.

    Haydar Baş’ın, Kurtlar Vadisi Irak filminin Yapımcısı Raci Şaşmaz ve başrol oyuncusu Necati Şaşmaz yani Polat Alemdar’la hem ideolojik hem de dini bazı benzerlikleri olduğunu da vurgulayayım.

    Ankara’da en üst düzeyde yapılan saptamalar ve ortada 16 yaşında bir zanlı. Bütün bunlar tehlike çanlarının çaldığını göstermiyor mu?

    Gazetesi hedef göstermiş

    Haydar Baş, Trabzonlu ve Bağımsız Türkiye Partisi’nin de lideri. Baş’ın Yeni Mesaj adlı adlı bir gazetesi var. Gazetede rahibi hedef gösteren bir yazı da çıktı. Muharrem Bayraktar imzasıyla çıkan yazıda,"Bu kilise Türkiye’deki misyonerlik faaliyetleri arasında çok önemli bir yere sahip. Kilisenin faaliyetleri bütün Trabzon’u kuşatıyor" denildi.
    Etiketler:
    

      EN ÇOK OKUNANLAR

        Sayfa Başı