Spor Haberleri

« Hürriyet.com.tr
MENÜ

CSK Antalya

Hafta sonu için Antalya Belek’teyim.

Hürriyet Haber
SON GÜNCELLEME

Reklam olmasın diye otel ismi vermeyeceğim ama bilenler bilir, irili ufaklı bir sürü daireden oluşan güzel bir otel. Ufo’lar dünyayı ziyaret etmiş izlenimi yaratıyor.

 

Otelin lobisi de kocaman bir daireden oluşuyor. Girer girmez altlarında koyu mavi eşofman üstlerinde kırmızı tişörtleri olan bir grup sporcu dikkatimi çekiyor.

 

Kırmızı tişörtlerin arkasında Rusça bir şeyler yazıyor. Kendi kendime “aralık ayında Antalya’ya gelirsen olacağı bu” diye düşünüyorum. Millet yaz aylarında ortamı cennete çeviren aynı ırkın kızlarını görürken bizim kısmetimize erkek takımı düşüyor diye hayıflanıyorum.

 

Sonradan öğreniyorum bu genç çocukların CSKA Moskova takımı futbolcuları olduğunu. Ligleri bitti ya, Türkiye kampını yarı tatile çevirmişler. Daha dikkatli bakıyorum onlara, bakışlarımda geleneksel Türk misafirliğinden kaynaklanan sevimlilik yok artık.

H.Deniz Çekin yazıyor

 

Hava fırtınalı, yağmur her an bardaktan değil sürahiden boşalıyor. Otelde mahsuruz. Yemekte karşılaşıyoruz, lobide kağıt oynuyorlar, birkaçını havuzda görüyorum. Hep aynı kaçamak bakışlar.

 

Yanaşıp bir iki kelime konuşsam diyorum. Hep grup halindeler. Akşam diskoda yakalarım bir-ikisini diyorum. Kefereler erken yatıyor.

 

En acısı da Beşiktaş-Diyarbakır maçını birlikte seyretmek zorundayız. Nihat sağ çaprazdan giriyor kaleye şut, top kimseye çarpmadan soldan taca çıkıyor. Sarışın sivilceli suratlı olan bana bakıp gülüyor. Muhtemelen bana öyle geliyor.

 

Soldan orta, Nobre kalenin üç metre önünde yükseliyor, kafayı vuruyor. Bu sefer sağ çizgiden taca çıkıyor top. Havuzda tek başına çalışan, büyük ihtimalle sakat olan bacağını çalıştıran, siyah uzun saçlı olanı daha yüksek perdeden gülüyor. Ters ters bakıyorum ama adam toplayıp gelsem bile kavga çok mantıklı bir seçenek değil gibi gözüküyor.

 

Diyarbakırlı futbolcular habire yerde yatıyor. Bunlar da taktiği kapıyor; oyunu soğutursan bizimkiler çabuk sinirleniyor.

 

Malumunuz bu salı akşamı kendileriyle önemli bir maç yapacak Beşiktaş. UEFA ligine gitmek için Sadece galibiyet yetmiyor. Wolfsburg’un da mutlaka puan alması lazım. Yoksa üçlü averajdan ayvayı yiyeceğiz.

 

Bu koşullar altında Beşiktaş’ın en iyi yaptığı şeyi yani gol yememeyi becermesi yeterli değil. Gol de atmak lazım. Onu da ayarlı atmak lazım. 2-1’den sonraki gollü skorlar da onlara yarıyor.

 

Diyarbakır karşısındaki Beşiktaş’ın bunu yapacak mecali gözükmediği için mecburen iş başa düşüyor. Bu akşam aşçı ile anlaşıp yemeklerine ilaç koydurtmayı planlıyorum.

 

Olmadı Allah kerim, yarın birini tenhada yakalarım nasıl olsa.


Bunları da Beğenebilirsiniz