Çözümler çözüm olmaktan çıkıyor

Hürriyet Haber
07 Kasım 2001 - 00:00Son Güncelleme : 07 Kasım 2001 - 00:01

TÜRKİYE ekonomisi reel olarak yüzde 10'un üzerinde küçülüyor. Enflasyon tahminlerinde herkes yanıldı. Bu yıl sonunda enflasyon yüzde 90'ın üzerinde olacak. Ücretli ya da maaşlı kesimde gelirler enflasyonun çok daha gerisinde kaldı. Yani, milli gelir reel olarak yüzde 10'dan fazla küçülürken kişisel gelirler reel olarak çok daha fazla düştü.Dokuz aydır döviz kurlarının ‘‘serseri mayın’’ gibi hoplayıp zıplamasına seyirci kaldık. Döviz kurları ekonomik dengeler sonucunda değil, piyasalara gelen ‘‘haberler’’ yoluyla hareket etti. Şimdi işler değişiyor. Bundan böyle, döviz kurlarının ekonomik dengeler sonucunda hareket etme olasılıkları çok artacak. Yani, giderek bozulan dengeler döviz kurları üzerinde de etkili olacak.KISITLAR‘‘Döviz kurlarının istikrar içinde gitmesi’’ ya da ‘‘kur değişmelerinin belli bir yanılma payı ile öngörülebilir’’ olması önerilerinin önemi de, uygulanabilme alanı da çok azaldı. Ekonomideki küçülmeyi belli ölçüde azaltabilecek önemli bir politika aracını kaybetmiş bulunuyoruz. Artan enflasyonla beraber kurların artışına izin vermek gerekiyor. Aksi takdirde, son dokuz ayda gerçekleştirilen reel devalüasyonun nimetlerinden de yararlanmamış oluruz.Üç ay önce ‘‘iç talebi artırıcı politikalar izlenmeli’’ derken fiyat artışlarının sınırlı olacağı bir dönemde ekonomik çöküntünün hafifletilebileceği düşünülüyordu. Şimdi, fiyatlar aldı başını gidiyor. İç talebi artırıcı politikalar bu aşamada fiyat artışlarını daha da hızlandırabilecektir. Diğer önlemlerle takviye edilmediğinden, katma değer vergisinin düşürülerek iç talebin uyarılması da çözüm olmaktan çıkmış gibi görünmektedir. Bu politika seçeneği de kaybolmuştur.İki hafta önce hazırlanan 2002 yılı bütçesinin başlangıç parametreleri şimdiden gerçekçi olmaktan çıkmıştır. Meclis'te görüşülmeye başlanan 2002 yılı bütçesi bir formalitenin yerine getirilmesinin ötesine geçememiştir. Bütçe anlamsız bir rakamlar manzumesidir. Káğıt üzerinde bazı rakamları tutturabilmek için hazırlanmış bir toplama-çıkarma alıştırmasından farklı değildir. Hedefler yeniden oluşturulmalıdır.Döviz piyasasında istikrarı sağlamak ve enflasyonu elden kaçırmamak için faizlerin artırılması gerekmektedir. Fakat, faizler arttığında, iç borçların sorunsuzca çevrilebilme olasılığı daha da azalacaktır. Bu nedenle, esnek bir faiz politikası uygulayabilme lüksümüz kalmamıştır. YENİ BİR BAKIŞİçine düşülen ekonomik durumdan çıkabilmek için düşünülebilecek tüm alışılmış önerilerin çok ciddi olumsuz etkileri söz konusudur. Ortodoks önlemler giderek geçersiz hale gelmektedir. Düşünülebilecek alışılmış önlemlerin faydasından çok zararları ön plana çıkmaktadır. Bundan sonraki aşamada ortodoks olmayan önlemler gündeme gelebilecektir.Türkiye son dokuz aydır yanlış uygulamaların peşinde koşmuş ve zaman kaybetmiştir. Zaten ağır olan ekonomik fatura daha da ağırlaşmıştır. Söylenecek fazla söz kalmamıştır.Türkiye ekonomisi küçülme, kur, faiz ve enflasyon arasında sıkışıp kalmıştır. Umarız, IMF de bunu görüyordur.
Etiketler:

    EN ÇOK OKUNANLAR

      Sayfa Başı