Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çözüm sürecinde kim ne diyor?

Lice’ye bağlı Kayacık Köyünde yaşananlar süreçle ilgili kaygıları yeniden tetikledi.

Son dokuz aydır şehit haberinin gelmemesinin yarattığı büyük bir umut ve beklenti var.
Sürece karşı çıkanlar dahi bu durumdan mutlu ve memnunlar…
ANAR’ın Haziran anketinde sürece destek verenlerin oranı % 60.8 olarak bulundu.
Ocak ayından bu yana sürece destek artarak devam ediyor.
Halkın sürece dair pek az bilgisi olmasına rağmen bu destek oldukça anlamlı ve değerli.
Doğru bir iletişim stratejisiyle bu destek daha yukarılara çıkabilir.
Bunca mesafe alındıktan sonra sürecin geri dönmesi hükümetin intiharı demek.
Süreçte oluşan ‘dehşet dengesi’ yavaşlamayı değil, hızlanmayı gerektiriyor.

ÇÖZÜM SÜRECİNE KANDİL NASIL BAKIYOR?

Kandil, en başından itibaren farklı bir okuma yapıp, sürece mesafeli yaklaşıyor.
Politik konjonktürün yanında olduğunu düşünen bazı şefler, barışı ‘kerhen’ istiyor.
Sürece inandıklarından çok Öcalan istediği için çözümün tarafındalar.
Bu onlar için Öcalan’a sadakat ve bağlılık testine dönüşmüş durumda.
Bu durum örgütün çok bileşenli/aktörlü ve çok bilinmeyenli ilişkilerinden kaynaklanıyor.
Hal böyle olunca süreci yavaşlatmak ve ilk fırsatta masadan kalkma arzusundalar.
Masada güçlü oturmak için silahı son ana kadar pazarlık unsuru olarak tutmak istiyorlar.
Açıkca ifade etmese de Öcalan bu durumdan memnun değil.
Bu durum PKK yönetiminde bir değişikliğe yol açarsa şaşırmak lazım.

BDP SÜRECİN NERESİNDE?

BDP bu siyasi denklem içinde PKK-Öcalan ve Devlet arasında bir denge sağlama arayışında.
Zaman zaman PKK’ya yakın duruyor, kimi zaman Öcalan’a.
Üzerindeki baskı azaltılıp, hür iradesiyle hareket edebilse daha büyük bir destek bulabilecek.
BDP, örgütün etkisinden çıkmakla, nüfuzundan faydalanmak arasında duruyor.
Pragmatik biçimde kimi zaman PKK’nın dediklerini dinliyor, kimi zaman Öcalan’ı.
BDP, sürecin hızlanmasını, bazı sembolik adımların atılmasını dile getiriyor.
Bu süreçte BDP yeniden yapılanabilirse sahici bir muhalefet partisi haline gelebilir..

ABDULLAH ÖCALAN’IN DURUMU NE OLACAK?

Süreçte kilit rol Abdullah Öcalan’da.
Son dokuz ayda yaşananlar BDP ve PKK’nın sadakat testinden geçtiğini gösterdi.
Böylece Öcalan devlet karşısında etkisini pekiştirirken, tabandaki gücünü konsolide etti.
Öcalan Kandilin aşırı talepleri karşısında devlet nezdinde makulu temsil ediyor.
Dünyaya ve olaylara hazır bir şablonla Öcalan önce bu süreci başarıyla tamamlamak istiyor.
Onun için önemli olan atılacak adımlar kadar hükümetin samimiyeti ve niyeti.
Öcalan’la devlet arasındaki güven ilişkisi sürdürülebilirse sorunlar kendiliğinden çözülebilir

HÜKÜMET SÜREÇTEN VAZGEÇEBİLİR Mİ?

Bu denklem içinde en büyük riski Başbakan Erdoğan aldı.
Süreç olumlu sonlanırsa kahraman olup, heykeli dikilecek.
Olumsuz sonlanması durumunda ise neler olabileceğini kimse kestiremiyor.
Başbakan Erdoğan, bu süreçte elini açmak ve yol haritasını şimdiden ilan etmek istemiyor.
Bunu yapması durumunda BDP ve toplum karşısındaki avantajını kaybedeceğini düşünüyor.
Ancak son dönemde Eylül kongresine yapılan atıflar yeni ajanda için önemli ipuçları taşıyor.
Burada asıl sorun hükmetin yapacaklarından çok bunların zamanlamasından kaynaklanıyor.
Hükümetin takvimi ile BDP ve PKK’nın takvimi arasında bazı sorunlar var.
Bu aşamada hükümetin toplumsal algıyı yönetmesi, atacağı adımlardan daha önemli.
Yerel seçimlerin yaklaşması, süreçte zamanı daraltan bir etki yaratıyor.
Bugün atılacak bazı sembolik adımlar güveni artırıp, süreci garanti altına alabilir.
Ancak zamanında atılmayan kimi radikal adımlar ise umulan faydayı sağlamayabilir.
Tüm bileşenler için çözüm sürecinde zaman daralıyor…
Muhalefetin tavrını ve dünyanın yaklaşımını ise bir sonraki yazıda analiz edeceğim…

hyayman@hurriyet.com.tr
Twitter.com@HuseyinYayman

X