"Yonca Tokbaş" hakkında bilgiler ve tüm köşe yazıları Hürriyet Yazarlar sayfasında. "Yonca Tokbaş" yazısı yayınlandığında hemen haberiniz olması için Hürriyet'i takip edin.
Yonca Tokbaş

Çöplük

Benim çöplüğüm.

...

 

Hayatıma giren hiçbir şeyi atamıyorum.

 

Atıyorum da,

 

İçime atıyorum,

 

Çöplüğüme...

 

Hayatımdan her ne gelip geçerse –iyi veya kötü- her şeyi oraya atarak biriktiriyorum.

 

Hepsi öylece orada duruyorlar.

 

Bazen çöplüğümdekileri temizlemiş olmayı çok istiyorum.

 

Ağırlaştıklarında belimi ağrıtıyorlar.

 

Yok etmeye de uğraşıyorum.

 

Çöplüğümü sırtlanıp taaa gönlümün en ucundaki daha kocaman çöp kutusunun oraya kadar zar zor gidiyorum.

 

Kaldırıyorum kutumu, tam atıp kurtulacağım... Birden duruveriyorum.

 

Kıyamıyorum.

 

Çöplüğümü çöpe atıp kurtulamıyorum.

 

Yeniden yüklenip hepsini sırtıma, eve dönüyorum.

 

Kutumu eski yerine, kalbimin bir kenarına koyuyorum.

 

Neler birikiyor orada anlatamam size:

 

Üzüntüler, kırıntılar, iftiralar,

 

Yalanlar, kandırılmışlıklar,

 

Hüsranlar.

 

Kötü anılar, kabuslar, tatsız zamanlar,

 

Kuruntular...

 

Hepsi hepsi benim çöplüğümde barınıyorlar.

 

Bazı insanlar kolaycacık siliveriyor onları.

 

Çöplükleri her daim mis gibi.

 

Bomboş.

 

Onlar da tabi hafifcecikler, tül gibi.

 

Ben öyle değilim.

 

Ben hayatıma değen hiçbir şeyi kolay silemiyorum,

 

Yok sayamıyorum.

 

“Yaşandı bitti, unut gitsin!” diyemiyorum.

 

Çöp kutuma bile özen gösteriyorum.

 

Beni ne kadar üzmüş olursa olsun oradakiler, biriktirmeye devam ediyorum.

 

İşin kötüsü, onları orada unutmayı da beceremiyorum.

 

Arada bir çöplüğüme gidip yüzleşmeyi adet edinmişim, kalkıp çöplerimi ziyaret ediyorum.  

 

Bazılarıyla hala kavga ediyorum.

 

Anlaşamıyorum.

 

Bazılarıyla da anlaşıp barış imzalıyorum.

 

İşte o zaman, sanki, azıcık hafifliyorum.

 

Anlayacağınız,

 

Çöplerimle dost oldum, ne atabiliyorum ne satabiliyorum.

 

Belkide ailemden bana geçen bir durum bu.

 

Biz hep büyük kavgalar edip çabuk barışan bir aile olduk.

 

Kimseyi ömür boyluğuna silmedik defterden.

 

Küfrederek ağladık,

 

Kahkahalarla sarıldık.

 

Her şeyi affetmeyi bilip

 

Arkadan vurmadık.

 

Ne var ne yok, yüz yüze hesaplaştık.

 

Bir yandan güzel bir aile geleneği,

 

Bir yandan fırtınalı bir yaşam biçimi.  

 

Şu anda düşünüyorum; ama karar veremiyorum...

 

Çöplüğümüze bu kadar değer verip boşa zaman mı harcadık?

 

Yoksa,

 

Çöplüğümüzle beraber yaşamayı seçerek

 

Zoru mu başardık?

 

Yonca

“Çöpçü”

X