Türkiye'nin en iyi köşe yazarları en güzel köşe yazıları ile Hürriyet'te! Usta yazarlar ve gündemi değerlendiren köşe yazılarını takip edin.

Çoooook garipsedim..

<I>G</I>eçen hafta ‘Hande Ataizi’nin 24 saatlik evliliğinin üzerinden iki, iki buçuk ay geçti..

İki aydır da kendinden 8 yaş küçük Mert İncekara ile birlikteymiş, hatta nişanlanmışmış.. Garipsedim.. Acaba İstanbul’da bir yerlerde Ataizi’nin bildiği bir ‘damat adayları seç beğen al sergisi‘ var da, bu sergiden bizim haberimiz mi yok!’ diye yazmıştım.

Salı günü bizim Kelebek’te Armağan Çağlayan arkadaşımızın Hande Ataizi ile ropörtajı vardı.

Çağlayan, Ataizi’ne sormuş:

- Belki de sizin çok eleştirilen sevgili seçiminizin kökeninde ‘baba’ duygusunu tanımamanız vardır. Mesela en son Sayın Ali Atıf Bir eleştirdi sizi sevgili seçimleriniz sebebiyle.

Ataizi’nin yanıtı şöyle..

- Kimdir Ali Atıf Bir? Ne iş yapar? Kaç yaşında bir insandır? (Ali Atıf Bir’in Hürriyet ve Kelebek gazetelerinde yazılar yazdığını ve A.Ü’de dekan olduğunu söylüyorum) Bütün hayatımız doğru seçimler üzerine mi kurulu? Kime göre doğru? Neye göre doğru? Ali Atıf Bey’le çok ortak noktalarımız olduğu gibi, çok ayrılan taraflarımız da vardır. Hayat anlayışı, beklentiler. Beni tanımadan bana önyargılı olarak yaklaşması yanlış değil mi? Benim yanımdaki insanı hiç tanımıyor ki. Koskoca dekan olmuş bir insanın bu önyargılı yaklaşımını anlamıyorum. Dekan olmuş birisi bana bunu yaparsa, demek ki başkaları yaptığında çok daha normal karşılamam gerekiyor.

Tüm ropörtaja baktığınızda da Hande Ataizi hırslı bir kadın olmadığını, nereye geldiyse yetenekleriyle geldiğini söylüyor.. Hatta ropörtajın bir yerinde de Çağlayan şu soruyu sorduğunda:

- Siz bir Altın Portakal ödülü ile bu piyasaya girdiniz, sonra Hülya Avşar’a rakip gösterildiniz. Bu şans mı şanssızlık mı?

Hande Ataizi şöyle yanıt veriyor

- Altın Portakal benim yeteneğim ile elde ettiğim bir şey. Hülya Avşar’la yan yana konulmak ise dezavantaj herhalde. İstemem de böyle bir şeyi! Benden yaşça da çok büyük, tecrübe olarak da benden çok deneyimli, farklı kulvarda, çok daha fazla filmler çekip, başka bir yaşantı içinden gelmiş birisi Hülya Avşar. Ama hep elma ile armudu yan yana koyup, çarpıp bölme gibi bir merak var insanlarda. Herkes birbiriyle kıyaslanacak ki polemik oluşsun!

Yukardaki ‘garipsemeyi’ yazarken ne Hande Ataizi’nin geldiği yeri, ne yeteneğini, ne de sevgilisinin yaşının küçüklüğünü sorgulamak gibi bir amacım vardı. Sadece 24 saat süren bir evlilikten sonra ‘geçişin’ hızlı olduğunu ve Hande Ataizi’nin inandırıcılığını yitirmek üzere olduğunu vurgulamak istedim... Ama madem Hande Ataizi çanak tuttu, biz de Armağan Çağlayan’ın Ataizi’ne sormadığı bazı soruları sormaktan geri durmayalım:

- Sayın Hande Ataizi, Mum Kokulu Kadınlar filmindeki oyunculuğunuzla 1996’da Altın Portakal aldığınızda, jüri üyesi Erden Kıral sevgiliniz miydi, değil miydi?

- Erden Kıral sizin Altın Portakal’a ‘layık olduğunuzu’ jüri üyelerine defalarca anlattı mı, anlatmadı mı? (Buna bir çeşit ‘baskı’ da denilebilir mi ki?)

- Erden Kıral’ın ısrarları üzerine jüri üyeleri Yasemin Alkaya’nın yanında size de ödül verilmesine karar verdi mi, vermedi mi?

- O sırada biri dışında tüm jüri üyeleri sizin Erden Kıral’ın sevgilisi olduğunuzu biliyor muydu, bilmiyor muydu?

Yoksa bu önyargılarımı, pardon soruları Erden Kıral’a mı sormalıydım.. Köşem her tarafa açık.. Önyargılarımdan sıyrılmak istiyorum..

Hem Anadolu, Hem Özilhan kazandı..

Bugüne kadar Çırak ve Anadolu Grubu İcra Kurulu Başkanı Tuncay Özilhan’la ilgili bilerek bir şey yazmadım. İlk bölümü izleyeyim, ortaya ne çıkmış göreyim, sonra yorumlayayım istedim. ‘Kestane satışının’ yapıldığı ilk bölümü merakla izledim, şimdi gönül rahatlığıyla yorum yapabilirim.

Her şeyden önce Özilhan’ı cesareti için kutlamak istiyorum. Kim ne derse desin Özilhan’ın Çırak’ta yer alma davranışı çok cesurca.. Özilhan, Çırak’lara risk almayı öğretiyor ama daha baştan Çırak’ta, büyük risk alarak, kazanan kendisi.

Çırak’taki Türkiye yorumunda eleştirilecek noktalar yok mu? Var. Ama kimse ‘Çırak’ta yer alarak Tuncay Özilhan hem kendine hem Anadolu Grubu’na zarar veriyor’ diyemez. Aksine Özilhan, Çırak’ta hem kendi adına hem de Anadolu Grubu adına büyük değer katıyor. Şu anda Çırak’ın nasıl bir rating seyri izleyeceğini tahmin etmek oldukça zor. Ancak Özilhan konusunda yanılmadığımı sonraki bölüm yayınlandığında göreceksiniz.. Çırak yorumlarım devam edecek.

Baydı..

Yeni medya bombasına göre iki İngilizce şarkısıyla ‘single’ yapan Kenan Doğulu, Tarkan’a çalım atacakmış... Vallahi de billahi de medyamızın bu birilerini Tarkan’a çalım attırma merakı baydı. Arkadaşlar Tarkan’ın çalım yemeye falan niyeti yok, hatta Mustafa Sandal, Kenan Doğulu, Tarkan’ın umrunda değil. Tarkan’ın stratejisi belli. Ulaşılamaz olacaksın, üç dört yılda bir bir albüm çıkaracaksın, aralarda yıllık reklam anlaşmaları yapıp nakit akışını dengeleyeceksin, o arada reklam anlaşması yaptığın markalara konserler yapıp hem hayran bağlantılarını eksik etmeyeceksin, hem de konser maliyetlerini garantileyeceksin. Var mı çalım atacak dediklerinizin arasında Tarkan’ın yaptıklarını yapabilen? Tarkan gerçek bir marka.. Ama niye parfümü satmadı, iyi araştırsa iyi olur..

Kutlarım..

Sezen Aksu’nun ‘Unplugged’ konserini Lütfi Kırdar’da mutlaka izlemelisiniz. Burada özellikle sahne ortamını (dekoru diyemeyeceğim) hazırlayan Kervan Çeyiz’i kutlamak istiyorum. Sahneyi o kadar sıcak, o kadar samimi bir hale getirmişler ki sanki Sezen Aksu evinde arkadaşlarına şarkı söylüyor gibi bir hava oluşmuş.. Bu arada Kervan Çeyiz’in dekor sponsorluğu da konserin içine mükemmel bir şekilde yerleştirilmiş. Sezen Aksu iki lafın arasına ‘Reklamdan falan anlamam’ diye Kervan Çeyiz’i hatta şubelerini öyle bir sıkıştırıyor ki, reklamları zapt eden diğer ünlüler eline su dökemez! Sezen bir de reklamda oynasa ortalığı kasıp kavuracak demek ki.. Niye oynamaz ki..
X